04 Aralık 2016 10:17

Merkel yine aday: Ama bu kez mecburiyetten

Süddeutsche Zeitung'dan Heribert Prantl'ın, Angela Merkel'in yeniden adaylığını değerlendiren yazısını Semra Çelik'in çevirisiyle sunuyoruz.

Paylaş

Heribert PRANTL
Süddeutsche Zeitung

Merkel, Federal seçimlerde yine başbakan adayı olacağını açıkladı. Çünkü CDU (Hristiyan Demokrat Birlik Partisi) içinde başka alternatif yok. 

Bismarck’ta da aynısıydı: Çağdaşları başlangıçta onu küçümsemişlerdi. Daha sonraları ise abarttıklarını belirttiler. Özellikle tüm yaptıklarını düşünülmüş stratejik iyileştirmeler olarak değerlendirerek abartmışlardı. 

Bismarck’ın en büyük eleştirmenlerinden Biyografi Yazarı Edward Crankshaw, Alman İmparatorluğu’nu 19 yıl yöneten Bismarck’la ilgili olarak bunları yazmıştı.  

Angela Merkel’in 11 yıllık başbakanlığı döneminde onunla ilgili yazı ve yorumlar dikkate alındığında, Bismarck’tan 130 yıl sonra Merkel’in de başlangıçta küçümsendiği ama şimdilerde abartıldığı dikkat çeker. 

‘ABARTILI’ YÜKÜYLE İFLAS KAÇINILMAZ

Örneğin başkanlık dönemi sona ermekte olan Barack Obama, Merkel’i özgür batının, aydınlanmanın ve temel insani değerlerin savunucusu olarak mirasçısı ilan etti. Böylesi bir yükle Merkel’in iflas etmesi kaçınılmaz. Gerçekten Merkel abartılıyor mu? Bunda haklılık payının olduğu açık. Ama sadece Obama değil onu abartan, zamanın akışına bağlı olarak genelde yapılan bir şey bu.

Obama’nın vasiyetnamesi mirasçısını belirleyemez. Başkanlıkta veraset geçerli değildir çünkü. Obama’nın vasiyetnamesi sadece Merkel’in yaptıklarına yönelik övgüden ibarettir. Bu, başlangıçta karşılıklı olarak duyulan küçümsemenin sonucu olarak ortaya çıkan bir şey. Angela Merkel, geleceğin çok sayıda soru işareti ile dolu olduğu bir dönemin devlet kadınıdır. Kimse yeni ABD başkanı ile dünyayı nelerin beklediğini bilemiyor. Dünya çapında milliyetçiliğin öfkesi zincirlerinden boşandı. Avrupa ve ABD sersemlemiş durumda. Merkel, istekten çok mecburiyetten  yeniden başbakan adayı olacak.

SALDIRILARLA KARŞI KARŞIYA

İçinde bulunulan durumda Merkel dördüncü dönem başbakan adaylığını kabul etmeseydi, kendinden ve sorumluluk duygusundan kaçmış olurdu. Hükümet etme bilgisi, deneyi, ciddiyet ve istikrarın vücut bulmuş hali o. Bunu politik karşıtları da inkar edemiyor. Hele de bu bazılarının tahmin ettiği gibi başbakan adaylığı kararının kesinleşmiş bir karar olmadığı dikkate alındığında... 
Merkel, CSU (Hristiyan Sosyal Birlik Partisi) ve Parti Başkanı Seehofer’in mülteci politikası nedeniyle kişiliğine yönelttiği saldırılarla karşı karşıya. Partisinin ondan ne istediği ve ne alabileceği sorusunu da eleştirel şekilde kendisine sorarak kararını aldı. 

BIRAKMA ZAMANI GELMİYOR

Merkel geçen yıllarda, en zor kararlardan birinin ne zaman başbakanlığı bırakacağı olduğunu sık sık söyledi. Almanya’nın başbakanları bu uygun zamanı bir türlü bulamadılar. Konrad Adenauer bulamadı, Helmut Kohl da bulamadı. Angela Merkel için normal zamanlarda üç dönem başbakanlıktan sonra ayrılma kararı doğru olurdu. Ancak normal zamanlarda yaşamıyoruz. “Senin görevin nedir?” sorusuna Goethe’nin verdiği cevabı vermek zorunluluğu var: ‘Günün ihtiyaçları!’ Yani vaziyetten vazife çıkarma zamanı...

Şimdilerde olan bitenlerden ve Obama’nın verdiği avanstan bağımsız olarak da söyleyebiliriz ki, CDU’nun Merkel’den başka alternatifi yok. Parti içinde Merkel’in yeri doldurulamıyor. Başlattığı politik ancak onunla devam edebilir. 
Başlangıçta Merkel’i küçümseyenlerin kaybedeceği söyleniyordu. Şimdi ise Merkel’i abartanların, ondan çok şey bekleyenlerin kaybedeceği söylenebilir. Bu da önümüzdeki seçimlerde kendi adayının başbakan olacağı konusunda SPD‘yi en fazla umutlandıran şey... 
(Çeviren: Semra Çelik)

ÖNCEKİ HABER

Avusturya’da bir ‘hortlak’ dolaşıyor: Faşizm!

SONRAKİ HABER

Cannes Film Festivali'nde ödüller sahiplerini buldu

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa