Asena Akan’dan yeni albüm: Golden Heart

Asena Akan’dan yeni albüm: Golden Heart

Asena Akan yeni albümünde ‘Evime ait duyguları yansıtmaya gayret ettim’ dedi

Müzisyen Asena Akan İkinci albümü ‘Golden Heart’ı yayımladı. Söz ve müzikleri kendisine ait olan ilk albümü “İstanbul’un İzleri” ni 2013 yılında ‘Z Yapım’ Kalan Müzik etiketiyle yayımlayan Akan, yeni albümünde ‘Evime ait duyguları yansıtmaya gayret ettim’ diyor. 

İstanbullu Akan, müziğe 5 yaşında İstanbul Belediye Konservatuvarında klasik keman eğitimi ile başladı. Caz müziğine olan tutkusu nedeniyle Randy Esen, Donovan Mixon ve Aydın Esen ile caz vokal ve teori çalışmaları yapan Akan rock, soul, flamenko, bossanova ve caz dahil birçok stilde deneyim kazandı.

“İlk albümüm “İstanbul’un İzleri”nde İstanbul’da doğup büyümüş bir müzisyen olarak şehrin bendeki izlerini ana dilimde, sade ve akılda kalıcı melodilerle anlatırken, cazın belli başlı ögelerini etnik tınılarla sentezlediğim özgün bir sound yaratmak istemiştim” diyen Akan, İngilizce sözlü 11 şarkıdan oluşan yeni albümü ‘Golden Heart’ ile ilkinden farklı olarak, müzikle ilgili birikimini daha evrensel duygularla buluşturup müzikal bir ifadeye dönüştürmeyi hedeflediğini söylüyor. 

‘EVİME AİT DUYGULARI YANSITMAYA GAYRET ETTİM’

“Golden Heart’ albümü ile pozitif ve umut dolu bir müzik yaratarak, evrensel düzeyde olabildiğince fazla dinleyiciye ulaşmayı ve kalplerine dokunmayı hedefliyorum. Farklı müzik formlarını ‘caz’ın bütünleyen çatısı altında bir araya getirirken, tarzlar arasında ki geçişleri olabildiğince esneterek, melodinin ön planda olduğu bir müzik üretmeye çalıştım.

Yüksek enerjisi, kaotik yapısı, özgün ritmi ve doğulu gizemi ile İstanbul benim için her zaman ilham verici bir şehir. ‘Golden Heart’ta yaşadığım yere, yani evime ait duyguları; mekanların, dokuların ve ‘an’ların özünü içinde barındıran, sinematik etkili bir sound ile yansıtmaya gayret ettim. Çok önemsediğim “kitap ya da film etkisi” yaratacak süreklilik ve bütünlük hissini sağlamak amacıyla bestelerin birbirleriyle güçlü bir bağ içinde olmalarına özen gösterdim. Bu nedenle tıpkı İstanbul’un farklı bölgeleri, kültürleri barındıran yapısında olduğu gibi; şarkılar sakin ve yumuşak tınılardan daha dinamik ve sert yapılı olanlara doğru çeşitlilik gösterirken, her birinin arasında tematik, melodik bağlar kurmaya dikkat ettim.

‘KENDİME ÖZGÜ BİR DİL YARATMAYA ÇALIŞTIM’

‘Golden Heart’ta teknik hakimiyetlerini, yaratıcı ve güçlü yorumları ile birleştiren zengin bir müzisyen kadrosuyla çalıştım. Müziğime sadece enstrümanlarıyla değil, kalpleriyle dahil oldukları süreçte, birlikte müziğin doğasındaki organik ve güçlü ruhu ortaya çıkarmaya gayret ettik. Beste düzenlemelerinde piyano, kontrbas ve davul yapısı üzerine nefesli sazların yanında çello ve vibrafon da kullanarak müzikte derinlik, genişlik gibi çok boyutluluk hissini güçlendirmek istedik. Şarkı söylerken sesimi nadiren yükselttiğim, onun yerine duygularımı çoğu kez fısıltılarla ve nefesle ifade ettiğim bir enstrüman gibi davranmayı tercih ediyorum.  

‘Golden Heart albümüyle müzikal ve sözel olarak, içinde bulunduğumuz ‘an’ ile çocukluğumuzdan getirdiğimiz ‘altın kalbimizi’ buluşturma noktasında kendimden bir parça sunmak istedim. Dinleyicilerin de müziğimde kendilerinden bir parça bulmalarını dilerim.” (KÜLTÜR SERVİSİ)

www.evrensel.net