15 Mayıs 2016 18:50

Şule İdil’i ihmal öldürdü

Kadıköy'de İBB'ye ait hafriyat kamyonunun çarpmasıyla yaşamını yitiren Şule İdil Dere'nin ailesi kızlarının ihmal sonucu öldüğünü vurguladı.

Paylaş

Kadıköy Yoğurtçu Parkı yaya yolunda 12 Mayıs gecesi İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ait hafriyat kamyonunun çarpması sonucu yaşamını yitiren Şule İdil Dere’nin ailesi açıklama yaptı. Baba Berdan Dere ve anne Nesrin Arslan, avukatları Fahrettin Ozan, Murat Özveri ve Mehmet Can Sezgin aracılığıyla yaptıkları yazılı açıklamada, kızları Şule İdil Dere’nin ihmal sonucu yaşamını yitirdiğini vurguladı.

İş sahası haline getirilen yaya yolunda hiçbir önlem alınmadığına dikkat çekilen açıklamada, balçık taşıma işinin sahibi işverenin, Büyükşehir Belediyesi dahil ilgili olabilecek belediyelerin, şehir içinde trafiği düzenlemek ve denetlemekle görevli Bölge Trafik Müdürlüğü’nün, Karayolları Trafik Yasası ile  İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmediği vurgulandı.

İHMALLER TEK TEK SIRALANDI

Açıklamada şöyle denildi:  “Şule İdil Dere, İstanbul-Kadıköy’ün ortasında, İstanbul’un en bilinen, en işlek parkı Yoğurtçu Parkı’nda, yayalara tahsis edilmiş yolda yürürken, geri geri gelen ve üzerinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi yazan bir hafriyat kamyonunun,ona arkasından çarpması sonucu yaşamını yitirdi.

23 yaşında, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi-İngilizce İktisat Bölümü 3. sınıf öğrencisi olan Şule İdil, arkadaşlarıyla buluşmasından çıkıp evine yürürken, ‘karayolu’nda değil, parkın içindeki ‘yaya yolu’nda can verdi.

Kara Yolları Trafik Yasası’na göre ‘karayolu: Trafik için, kamunun yararlanmasına açık olan arazi şeridi, köprüler ve alanlardır.’
Kara Yolları Trafik Yasası’na göre ‘Yaya yolu (Yaya kaldırımı): Karayolunun, taşıt yolu kenarı ile gerçek veya tüzelkişilere ait mülkler arasında kalan ve yalnız yayaların kullanımına ayrılmış olan kısmıdır.’ Kara Yolları Trafik Yasası’na göre  ‘Yayalar, … taşıt yolu bitişiğinde ve yakınında yaya yolu, banket veya alan varsa burada yürümek zorundadır.’
Şehir içinde insanların güvenli bir şekilde seyahat etmelerini sağlamak, yeterli ölçüde kullanılabilir yaya yolları kaldırımlar yapmak belediyelerin görevidir.

Şule İdil yaya yolunda idi. Yani Şule İdil, Kara Yolları Trafik Yasası’na uygun davranıyor, yasanın bir yaya olarak kendisine yüklediği yükümlüğe uygun olarak ‘yaya yolu’nda yürüyordu. Şule İdil için parkın yanındaki yol, yayalara tahsis edilmiş, yayaların en güvenli bir şekilde yürüyebileceği bir yoldu. Şule İdil, bu güven duygusu içerisindeydi.

Yayalara tahsis edilmiş yola kamyonun girebilmesi için, yola kamyon girdiği konusunda yayaların yazılı, sesli ve ışıklı uyarıcılarla uyarılması, gerekirse yaya girişlerinin engellenmesi gereklidir. Şule İdil’i ezen belediye kamyonu, yaya yolunu sadece geçiş yolu olarak kullanmamış, çamur hafriyatı yüklemek için kullanmıştır. ‘İşyeri’, en yalın ifadeyle ‘işin yapıldığı yer’dir. Dolayısıyla yaya yolu hafriyat yükleme işinin yapılmasıyla birlikte hukuken iş sahasına dönüşmüş, yaya yolu aynı zamanda işyeri olmuştur.

Yaya yolunu yük araçlarına açan yetkililer, yaya yolunu iş sahası haline getirmişlerdir. Yaya yolunu iş sahası haline getiren işveren İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası’na göre ‘işyerinde var olan ya da dışarıdan gelebilecek, çalışanı veya işyerini etkileyebilecek zarar veya hasar verme potansiyelini’ yani tehlikeyi, bu tehlikelerin yarattığı ‘zararlı sonuç meydana gelme’ risklerini belirlemek, bu risklerin etkilerini ortadan kaldırmak için her türlü önlemleri almak zorundadır.

Bir işyerinde yükleme boşaltma yapma, ağır iş makinelerinin manevra yapmasının kuralları vardır ve bu kurallar yaya yolunda kamyona hafriyat yüklemesi yapılması halinde daha titiz bir şekilde uygulanmak zorundadır.

Bu kurallar şunlardır:
* Kamyon ve benzeri büyük iş makinelerinin, manevra yaparken sesli, ışıklı uyarılarla çevreye haber vermesi zorunludur.
* Kamyon ve benzeri büyük iş makineleri, manevra yaparken sesli ve ışıklı uyarıların yanında makineleri ve araçları kullananları yönlendiren işaretçi personelle birlikte çalışmak zorundadır.
* Yüksek tonajlı ağır iş araçlarının manevra yaparak çalıştığı iş sahalarına, bu sahalarda çalışmak için gerekli işçi sağlığı, iş güvenliği eğitimi almış olanların dışında kişilerin girmesi izinli özel haller dışında yasaktır.
Yaya yolunu iş sahası haline getiren balçık taşıma işinin sahibi işveren, Karayolları Trafik Kanunu, İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası’nın belirlemiş olduğu önlemleri almamıştır.
Büyükşehir Belediyesi dahil ilgili olabilecek belediyeler, yasaların kendilerine vermiş olduğu görevleri hizmetin gereklerine uygun insan yaşamına öncelik veren bir duyarlılıkla yapmamışlardır.
Çamur hafriyatı taşıma işini yaya yolundan yapan veya yaptıran belediye, yaya yolundan yük taşınmasına izin verirken yayaların güvenliği için gerekli önlemlerin alınıp alınmadığını denetlememiştir.
Şehir içinde trafiği düzenlemek ve denetlemekle görevli Bölge Trafik Müdürlüğü yaya yoluna kamyon girmesine engel olmamış, varsa izin güvenlik önlemlerinin yeterli olup olmadığını denetlememiştir.
Çamur hafriyatı işini yapan belediye ve varsa taşeron firma kısaca işveren, işyerine dönüştürdüğü yaya yolunda,İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası’nın kendisine verdiği yükümlülüklerin, önlem alma zorunluluğunun gereklerini asgari ölçülerde olsun yerine getirmemişlerdir.

Burada yasaya uyan, Karayolları Trafik Yasası’nın emredici hükmüne uygun olarak yaya yolunda yürüyen yalnızca Şule İdil olmuştur. Şule İdil, hiçkimsenin uymadığı koşullarda yasaya uymuş ve yasaya uymasının bedelini canıyla ödemiştir.
Ne yazık ki yargı, yargılama sürecinin başında olayın vahametini, ailenin acısını, olayın yarattığı ve yaratacağı infiali dikkate almayan bir kararla cenaze henüz camideyken sanığı salıvererek acıları katlamıştır. İlk görevli savcının tutuklama talebine rağmen mahkemenin aldığı salıverme kararı, Şule İdil’in ölüm şekli göz önüne alındığında caydırıcı bir tutum olmaktan çok uzaktır.”

KAMYON ŞOFÖRÜ SERBEST BIRAKILDI

Kurbağalıdere ıslah çalışmaları kapsamında Yoğurtçu Parkı’ndaki hafriyatı taşıma işinde kullanılan 34 AJ 4681 plakalı kamyon, 13 Mayıs’ta İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi öğrencisi 23 yaşındaki Şule İdil Dere’ye çarpmış, Dere hayatını kaybetti.

Dere’ye çarpan kamyon sürücüsü Mümin K., ‘taksirle ölüme neden olmak’ suçundan tutuklanması talebiyle çıkarıldığı nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı ve herhangi bir adli kontrol hükmü de uygulanmadı.

KADIKÖY KENT DAYANIŞMASI İSYAN ETTİ

Kadıköy Kent Dayanışması dün Şule İdil Dere için eylem yaptı. Dere’nin yaşamını yitirdiği noktaya yürüyen kitle buraya karanfiller bırakarak mum yaktı. Eylemde “Kurbağalıdere ölüm saçıyor, sorumlular hesap verecek” yazılı pankart ile “Sorumlu Kadir Topbaş hesap ver”, “Öldüren değil yaşatan belediyecilik” yazılı dövizler taşındı. Yapılan açıklamada, İBB’nin geçen yıl  “Kurbağalıdere yüzülecek hale geldi” diyerek adeta şov yaptığını ifade ederek, “Gerçek ortadadır; 1 yılda bitecek proje, planlama ilkeleri ve mühendislik kuralları dikkate alınmadığı için 3 yıldır bitirilememiştir” denildi.

İBB yönetiminin hiçbir uyarıyı dikkate almadığı için işçiler ve İstanbul halkının hayatını tehlikeye attığı belirtilen açıklamada, “Kurbağalıdere yüz binlerce kişinin sağlığını yaydığı metan gazıyla, bakteriyle tehdit etmeye devam ediyor, zehirliyor ve artık öldürüyor. Biz artık ölmek istemiyoruz. Şule İdil Dere’ye sözümüz olsun, bu cinayetteki bütün sorumluların yargılanması için mücadelemizi büyüteceğiz “ denildi. (HABER MERKEZİ)

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Kuzeni, Ali Sünbül'ü anlattı: 'Lanet olsun böyle düzene'

SONRAKİ HABER

1938 Dersim Katliamı'nın tanığı Dengbêj Silo Qiz hayatını kaybetti

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa