Gönül borcumu ödememde yine Necatigil yardımcı oldu

Gönül borcumu ödememde yine Necatigil yardımcı oldu

2012 Necatigil Şiir Ödülü, önceki akşam Kabataş Erkek Lisesi Eğitim Vakfının katkılarıyla vakfın Ortaköy/Feriye tesislerinde düzenlenen törenle Şair Eray Canberk’e sunuldu. Canberk Ödülü’nü Behçet Necatigil’in kızı Selma Necatigil ve Vakıf Üyesi Nusret Selen’in elinden aldı. Canberk “H

Törende, Türkiye Yazarlar Sendikası (TSY) Yönetim Kurulu Üyesi Nurullah Can, Hilmi Yavuz, Doğan Hızlan, Necatigil şiiri üzerine yaptıkları konuşmalarla ödülün önemini belirttiler. Can’ın Necatigil’den okuduğu ‘Solgun Bir Gül Dokununca’ ve ‘Barbaros Meydanı’ şiirlerinin ardından Behçet Necatigil gibi Kabataş mezunu olan  Edebiyatçı Hilmi Yavuz;  “Onun şiiri hayatla birebir karşılık içindedir. ‘Önce mecaz öğrenin.’ diyen Necatigil, benim şiirimde de yol gösterici olmuştur. Dar odası dünyadan büyüktü. O’ bizi terk etti ama şiiri bizi asla terk etmedi.” sözleriyle Necatigil şiiri üzerine düşüncelerini ifade etti.

Seçici Kurul Başkanı Doğan Hızlan ise; tanık olduğu şiir oluşumunu anlatarak; “Epeyce iyi şair vardır ama şiiri bilenle iyi şiir yazan bazen bir kişide buluşur. İşte Necatigil böyle biriydi. Ben şair değilim. Necatigil okuyarak şiir değerlendirmesini biraz daha iyi öğrenmiş oldum.” dedi.

‘ALMASI GEREKEN BİR ŞAİRE GİTTİ’

Aile adına konuşan Öykü Yazarı kızı Ayşe Sarısayın 33 yıldır verilen bu ödüle destek olan herkese teşekkür ederek Canberk’i kutladı. Cevat Çapan, Refik Durbaş, Turgay Fişekçi, Mehmet Taner, Tahsin Yücel ve Selma Necatigil’den oluşan Necatigil Şiir Ödülü seçici kurul başkanı Doğan Hızlan, ödül sunumunun ardından da Necatigil ödülünün bu yıl gerçekten alması gereken bir şaire gittiğini vurguladı.

Hızlan; “Eray Canberk şiiri Behçet Necatigil’in şiirinin bugünkü yazılışıdır. Eray Canberk’in ‘Kent Kırgını’ kitabındaki şiirlerinde çok ince duyarlılıklar, lirik yaklaşımlar  göreceksiniz. Benim için çok başka bir özellik taşıyan ise, şairler için yazdığı şiirleridir. Çünkü bir şairin sevgi dolu şiirleri, yaklaşımları, yalnız onun o şairden yararlanmasını, o şairle ruh beraberliği olmasını göstermez aynı zamanda o şairi nasıl algıladığını da gösterir. Bazı şiirler vardır ki bağırmaz, sizi çağırmaz, okuduğunuzda hemen coşkuya boğmaz ama bir ince sızı gibi sizde şiir duygusunu yavaş yavaş uyandırır ve o sizin vazgeçilmez şairleriniz arasında olur. Eray Canberk’te böyle şairlerden biridir.” diyerek iki şair arasındaki irtibatın, jüri başkanı olarak gerekçelerinin altını çizdi.

‘İŞTE BEN BUNU ANLATMAK İSTİYORUM’

Eray Canberk ise Necatigil şiiriyle tanışmasını ve etkilenişini şöyle anlattı: “Necatigil’i şiirle ciddi ciddi uğraşmaya başladığım yıllarda keşfetmiştim. Bundan elli yıl kadar önce... Şiirlerine yansıttıkları benim oluşmakta olan dünyamı anlatır gibiydi. Şairimi bulmuştum. Söyleyişindeki tutumluluk, yalın gözükmesine karşılık barındırdığı derinlik beni etkiledi. ‘İşte ben bunu anlatmak istiyorum’ dediklerimin karşılığıydı şiirleri. Konu çeşitliliği, göndermelerdeki ustalık, çağrışım zinciri zenginliği Necatigil’in şiirlerinde beni etkileyen ögelerdir.”

Canberk, Necatigil Şiir Ödülü’nün kendisi için taşıdığı özel önemi ise şöyle açıkladı: “Necatigil, bildiğiniz gibi, bir edebiyat öğretmeniydi. Çok eski bir eğitim kurumu olan ve ne yazık ki 1970’lerde kapatılmış bulunan bir kurumdan, Yüksek Öğretmen Okulundan yetişmişti. Ben de o kurumun öğrencilerinden biriydim. Edebiyat dünyamızdaki önemli yeri dışında, bu açıdan da benim için büyük bir anlam taşıyor bu ödül. Hayatım boyunca bazı kimselere kendimi manevi yönden borçlu hissetmişimdir. Bunlardan biri de Necatigil’dir. Kendi adını taşıyan bu ödüle değer görülmemle bu borcumu biraz olsun ödediğimi sanıyorum. Çok ilginçtir ki, gönül borcumu ödememde yine Necatigil bana yardımcı oldu.” diyen Canberk, Necatigil’in onu en çok etkileyen ‘Panik’ şiirinin son dizelerini okudu:
“Renklerde, ekmeklerde, ırklarda.. /Yahudiler, işçiler, zenciler.. Pan! / Şu dünyada insanca yaşamak da yoksa / Ne kalıyor geriye, yüzyıllardan?”
Canberk, herkese teşekkür ederek sözlerini noktalarken; “Özel bir teşekkür de uğraşımın sabırlı destekçisi ve en yakın okurum olan 45 yıllık hayat arkadaşıma.” dedi. (İstanbul/EVRENSEL)


ERAY CANBERK

Necatigil Şiir Ödülü, 13 Aralık 1979 tarihinde yitirdiğimiz Şair Behçet Necatigil’in anısına 1980’den bu yana verilen bu saygın ödüle değer görülen Eray Canberk, 1940’ta İstanbul’da doğdu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Fransız Dili ve Edebiyatı Bölümü ve İstanbul Yüksek Öğretmen Okulunda öğrenim gören Canberk, ilkokul öğretmenliği yaptıktan sonra Afşar Timuçin’le birlikte Kavram Yayınevi’ni kurdu. Birçok ansiklopedi ve sözlüğe konu yazarı olarak katkıda bulunan ve çeşitli çocuk dergilerinde çalışan Canberk’in şiirleri, öyküleri, deneme ve eleştirileri, günlük ve çevirileri 1963’ten başlayarak Yelken, Varlık, Yeditepe, Şiir Sanatı, Yeni Gerçek, Broy, Yansıma, Adam Sanat, Ludingirra, Hürriyet Gösteri, Cumhuriyet Kitap ve Dünya Kitap gibi dergilerde yayımlandı.

www.evrensel.net