‘5 Nisan Avukatlar Günü kaldırılsın’

‘5 Nisan Avukatlar Günü kaldırılsın’

Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Ankara Şubesi Başkanı Murat Yılmaz, Türkiye’de şuanda 40’tan fazla avukatın savunma görevlerini yerine getirdiği için cezaevinde olduğunu belirterek, 5 Nisan Avukatlar Günü’nün kaldırılması gerektiğini söyledi.ÇHD Ankara Şubesi üyeleri, 5 Nisan Avukatlar G

ÇHD Ankara Şubesi üyeleri, 5 Nisan Avukatlar Günü nedeniyle Ankara Adliyesi önünde basın açıklaması yaptı. ÇHD Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı ve ÇHD Ankara Şube Başkanı Murat Yılmaz ve çok sayıda ÇHD üyesi avukatın katıldığı açıklamada, “Avukatıma dokunma” ve “Savunma hakkını savunmuyoruz” dövizleri açılırken sık sık, “Tutuklu avukatlar onurumuzdur” ve “Baskılar bizi yıldıramaz” sloganları atıldı.

ÇHD Ankara Şube Başkanı Murat Yılmaz, siyasal iktidarın 5 Nisan Avukatlar Günü’nü kutlayan mesajlar gönderdiğini ve avukatların çok değerli olduğundan bahsettiğini, meslek örgütlerinin lüks otellerde balolar düzenlediğini ancak; Türkiye’de şu anda 40’tan fazla avukatın savunma görevlerini yerine getirdiği için cezaevinde olduğunu söyledi. Yılmaz, cezaevinde bulunan avukatların müvekkilleri ile ilgilendikleri, hak ihlallerinden bahsettikleri ve cezaevlerindeki tecrit koşularına dikkat çektikleri için cezaevlerinde olduğunun altını çizdi. Yılmaz, avukatların artık daha fazla kandırılmaması gerektiğini belirterek, 5 Nisan Avukatlar Günü’nün kaldırılmasını istedi.

‘DAYANIŞMA VE MÜCADELEYE ÇAĞIRIYORUZ’

Avukatların artık kameraların önünde göz göre göre dövüldüklerini belirten Yılmaz, “Urfa’da Newroz kutlamalarında müvekkillerine yapılan şiddetin hukuksuz olduğunu söyleyen Urfa Şube Başkanımıza ve yöneticilerimize yapıldığı gibi avukatları hedef gösteriyorlar. Avukat evrensel hukuku savunarak, iktidarın çıkarını zedeliyorsa ister döver, ister meslekten yasakla, ister hapse tık seçenekler oldukça zengin” dedi. Artık avukatların temsillerde ne kadar saygın ne kadar önemli olduklarına dair oyunların son bulması gerektiğini belirten Yılmaz, senelerdir Avukatlar Günü’nü kutlamadıklarını ve kutlanacak bir şeyin olmadığını kaydetti. Yılmaz, mücadele ve dayanışmaya her gün yeniden devam edeceklerinin altını çizerek, “Tüm avukatların savunma hakkı için, avukatlığın bağımsızlığı ve etik kuralları için, adil yargılanma hakkı için, yargı bağımsızlığı için, demokratik ve özgür bir toplum için tüm avukatları birlik, dayanışma ve mücadeleye çağırıyoruz” dedi. (ANKARA)


‘12 EYLÜL BİLE AVUKATLARI TUTUKLAMAMIŞTI’

5 Nisan Avukatlar Günü nedeniyle Mecliste basın toplantısı düzenleyen BDP Mardin Milletvekili Erol Dora, Türkiye'de savunma hakkına yönelik siyasi müdahalelerin demokratik bir devlette tahammül edilemez sınırlara ulaştığını söyledi.
Dora, Mecliste Çağdaş Hukukçular Derneği Genel Başkan Yardımcısı Münip Ermiş ile birlikte düzenlediği basın toplantısına annesinin vefatı nedeniyle katılamayan HDK İstanbul Milletvekili Levent Tüzel'e başsağlığı dileyerek başladı.
Avukatlık mesleği ve adil yargılanma hakkının bir yandan yargının piyasalaştırılmasına yönelik müdahaleler, diğer yandan politik baskıyla yeniden şekillendirilmek istendiğini belirten Dora, yapılan düzenlemelerle serbest avukatlık yapma imkanlarının sınırlanarak, avukatlık şirketleri aracılığıyla savunma hakkının piyasalaştırılmasının yolunun açıldığını söyledi.

Dora, avukatlar üstündeki politik baskılara da şu sözlerle dikkat çekti: "Siyasi davalarda müdafilik yapmakta olan avukatlar, müvekkillerinin kimliği, davanın niteliğinden ötürü potansiyel suçlu muamelesi görmektedir. Özel Yetkili Mahkemelerce, hiçbir somut inceleme yapılmadan, neredeyse rutin haline getirilen kararlarla, 'Avukatların dosya bilgilerini terör örgütlerine iletebileceği' gerekçe gösterilerek kısıtlılık kararları verilmektedir".

'YASAL DÜZENLEME GEREKİYOR'

İnsan Hakları Derneği Diyarbakır Şube Başkanı Av. Muharrem Erbey ve Abdullah Öcalan'ın avukatlığını yapan çeşitli barolara mensup 37 avukatın tutuklandıklarını hatırlatan Dora, "Bir yandan 12 Eylül darbecilerinin yargılanması ile övünülürken, bir yandan 12 Eylül darbe koşullarında dahi görülmedik şekilde, savunma hakkının ve avukatlık mesleğinin bu derece hırpalanması kabul edilebilir bir durum olamaz" dedi.

Dora, avukatlar için MİT Başkanı için getirilene benzer bir soruşturma izni güvencesi getirilmesi, bağımsızlığın güvencesi olarak da Baroların izni olmadan hiçbir avukat hakkında soruşturma açılamaması için acilen yasal düzenleme yapılması çağrısı yaptı.

'YARGI REFORMU DA KANDIRMACA'

Münip Ermiş, 50 meslektaşının sadece müvekkillerini savunduğu için 130 gündür içeride olduğunu hatırlattı. İktidarın darbeleri yargılıyoruz dediği bir dönemde avukatların tutuklanmasının büyük bir çelişki olduğunu kaydeden Ermiş, meslektaşlarının tek suçunun avukatlık faaliyeti olduğunu söyledi. Ermiş, yargı reformu diye gündeme getirilen planda da savunma hakkının yerden yere vurulduğunu dile getirdi. (Ankara/EVRENSEL)


YARGI SİYASALLAŞTI

Kocaeli Adliyesi önünde bir araya gelen ÇHD üyesi avukatlar, 5 Nisan Avukatlar günü dolaysıyla basın açıklaması gerçekleştirdi. Avukatlar adına açıklamayı yapan Hüseyin Akbaş, yargının siyasallaştırıldığı ve özelleştirildiği, avukatlığın giderek tekelleşen sermaye alanı olarak yapılandırıldığını söyledi.

22 Kasım 2011 günü, avukatlara bugüne kadar darbe koşullarında dahi görülmeyen ölçüde ağır saldırıların gerçekleştiğini ifade eden Akbaş, ‘’Başbakanın hedef göstermesi ve özel görevli Savcıların emri ile 43 avukat gözaltına alındı cezaevlerinde de şiddete uğradılar. Ancak Savcılığa yaptıkları şikayetler hakkında savcılık hiçbir gerekçe sunmadan takipsizlik kararı verdi’’ dedi.


‘YARGININ BAĞIMSIZ OLDUĞU YALANINI KABULLENMİYORUZ’

Ankara Barosu Staj Alt Kuruluna bağlı stajyer avukatlar, “yargının bağımsız olduğu yalanını” kabullenmediklerini belirterek, “Hakikatin diliyle söylüyoruz ki, meslektaşların bu durumu kişiselleştirmeleri ve tepkilerini göstermeleri kaçınılmazdır” açıklaması yaptı.

Ankara Barosu adına Staj Alt Kurulunun 5 Nisan Avukatlar Günü nedeniyle yazılı açıklamada stajyer avukatlar, 5 Nisan Avukatlar Günü’nü kutlama amacıyla başlayan yazının, bir acil yardım çağrısı olduğunu dile getirdi. Baştan yorgun ve mutsuz olduklarını ifade eden stajyer avukatlar, ileri görüşlülüğün bir avukat için şart olduğunu ancak, ileriyi değil, önlerini bile göremediklerini vurguladı. Savunma hakkı kutsaldır, sözlerinin ardına sığınıp eylemsiz durmak istemediklerini vurgulayan stajyer avukatlar, şunları ifade etti: “Umudumuzu yeşertsin diye bel bağladığımız Avukatlık Kanunu çalışması daha tohumken umutlarını öldürüyor. Biz, bize sorulmadan, görüşlerimiz alınmadan yapılacak bir kanunu talep etmedik. Keşke güzel şeyler de söyleyebilseydik. Keşke giriş, gelişme ve sonuç kuralına uyarak yazabilseydik düşüncelerimizi. Ancak içinde bulunulan avukatlık mesleği, sonuç kısmına ulaşmak üzere. Giriş ve gelişme ile oyalanmak cinayet belki de. Gelecek 5 Nisanı daha umutla, daha içten ve heyecanla kutlamak dileğiyle.”

www.evrensel.net