Bilimsel eğitim rüya mı?

Bilimsel eğitim rüya mı?

Meclisten geçen 4+4+4 olarak bilinen İlköğretim ve Eğitim Kanunu ile ilgili değişiklikler son günlerde çokça tartışıldı. Bütün itirazlara rağmen hükümet, kendi bildiğini okuyarak yasayı geçirdi. Birçok değişiklik de bizleri beklemekte... Kamuoyunda öne çıkan kanunun içeriğinde ortaokullar ile ima

Hürrem Karaoğlu

Meclisten geçen 4+4+4 olarak bilinen İlköğretim ve Eğitim Kanunu ile ilgili değişiklikler son günlerde çokça tartışıldı. Bütün itirazlara rağmen hükümet, kendi bildiğini okuyarak yasayı geçirdi. Birçok değişiklik de bizleri beklemekte... Kamuoyunda öne çıkan kanunun içeriğinde ortaokullar ile imam-hatip ortaokullarında; Kur’an-ı Kerim ve “Hz. Peygamberimizin hayatı” dersleri, isteğe bağlı, seçmeli ders olarak okutulacak. Zorunlu ilköğretim çağı, 6-14 yaş yerine 6-13 yaş grubundaki çocukları kapsayacak. İlköğretim; 4 yıllık zorunlu ilkokul ile 4 yıllık zorunlu ortaokuldan oluşacak.

Ayrıca yasayla birlikte Rize Üniversitesi’nin adı “Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi”, Kayseri Abdullah Gül Üniversitesi’nin adı “Abdullah Gül Üniversitesi”, Zonguldak Karaelmas Üniversitesi’nin adı “Bülent Ecevit Üniversitesi”, Konya Üniversitesinin adı da “Necmettin Erbakan Üniversitesi” şeklinde değiştiriliyor.

4+4+4 PEDAGOJİK AÇIDAN NELERE YOL AÇAR?

Bu düzenleme ile çocukların nasıl bir eğitim alacağı ise belirsiz... YGS’de sürekli değişiklikler yapılırken bu sefer de en baştan bir kuşak üstünde denenecek bir eğitim sistemi bizi bekliyor. Üstelik bu değişiklikte öğretmenlerden, akademik çevrelerden, sendikalardan ve meslek örgütlerinden gelen tepkilere rağmen hiç kulak asılmadı. Düzenlemede din derslerinin seçmeli olarak verilmesinin dışında okul öncesi eğitim de zorunlu değil. Eğitim sistemini Avrupa’dan örnek aldığını söyleyen hükümet, okul öncesi eğitimin Avrupa’daki birçok ülkede zorunlu olduğunu görmek istememiş anlaşılan. Türkiye’de ise 5 yaşındaki çocukların %65-70’i okul öncesi eğitime gidiyor. Okulöncesi eğitim, yoksul ve daha az eğitimli ailelerin çocukları için oldukça önemli. Bu çocuklar okulöncesi eğitim aldıklarında daha iyi bir eğitim hayatı yaşıyor. 4+4+4 yasasına göre 5 yaşında bir çocuk okula başlayabilecek. 5 yaşındaki çocukların birçoğu henüz ilkokula gitmeye hazır ya da okuma-yazma becerilerini edinebilecek durumda olmayabilir. Anaokuluna gitmeden ilköğretime başlayacak olan çocuklar, yeterli gelişim sağlayamadan iyi bir eğitim alma şansı da azalıyor. Bu düzenlemede okul öncesi öğretmenlerin sınıf öğretmenliğine kaydırılacağı belirtiliyor. Bu düzenleme ile var olan sınıf öğretmenlerinin %20’si norm fazlası iken okulöncesi öğretmenlerinin ne olacağı merak konusu.

10 YAŞINDAN İTİBAREN SÖMÜRÜ DÜZENİNİN TAM ORTASINA

Yasa da bir başka önemli olan ise çocuk işçiliği. Sadece değişiklikleri bile yazsak tablo ortaya çıkıyor ama bir de söylediklerine bakalım. Tayyip Erdoğan, Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu (TUSKON) Genel Kurulu’nda 4+4+4’le ilgili “Dün TBMM bir kez daha tarih yazdı. Egemenliğin millete ait olduğunu kalın çizgilerle teyit etti. 28 Şubat sürecinin en önemli izi TBMM’nin hür iradesiyle ortadan kaldırıldı. Dün faşizan baskı değil millet iradesi galip geldi.” diyor ve daha iki gün önce öğretmenlere yapılan saldırı sanki başka bir ülkede olmuşçasına patronlara sesleniyor. Erdoğan bir başka açıklamasında şöyle açıyor konuyu “Bir de organize sanayi bölgelerinin meslek okulları açmasına fırsat sağlıyoruz. Çocuk hem okuyacak hem de staj yapacak. Belki para da kazanacak. Endüstri de çok ihtiyaç duyduğu ‘ara elemanı’ da sektörün ihtiyaçlarına göre kendisi yetiştirecek.”

PATRONA KAYNAK VAR, EĞİTİME YOK!

Her seferinde kaynak yok denilerek geçiştirilen sorunlar istenilirse giderilebilecek demek ki. Hükümet kaynağı yandaşlara ve patronlara ayırdığından halka sıra gelmiyor. Milli Eğitim Bakanı, patronlara seferber ettiği kaynak müjdesini daha önceden vermişti. Milli Eğitim Bakanı, Organize Sanayi Bölgelerinde (OSB) kurulacak özel meslek liselerini öğrenci başına yaklaşık 1000 TL teşvikle destekleyeceklerini ve eğitim giderlerinin bir bölümünü devlet tarafından üstlenilerek işadamlarının kendi okullarını kurmalarının sağlanacağını söyledi. Biraz daha geriye gidersek hükümet öğretmenlere yaptığı gibi torba yasaya da karşı çıkanlara saldırmıştı. Torba yasada yapılan bir değişiklik ise 16 yaşından küçüklere ödenen brüt asgari ücretin üçte ikisinden, net asgari ücretin üçte birine düşürmekti. Yani 4+4+4 düzenlemesi ile önceden yüzde on olan “stajyer öğrenci” çalıştırma sınırlaması kalktı. Patronlar hem okul yaparak vergiden muaf tutulacak hem de çocuk işçiler ucuz işgücü olacak. Daha net ifadeyle patronlara meslek okullarının kapılarını ardına kadar açılmış oldu. Böylece emekçi çocukları kendilerini 10 yaşından itibaren sömürü düzeninin ortasında bulacak. Bundan sonrası için makas iyice açılarak; parası olan özel okula ve üniversiteye, parası olmayan meslek lisesine gitmeye mecbur kalacak.

DERSHANELER KAPANACAK!

Eğitimde ‘büyük’ değişiklikler planlanırken, dershanelerinde kapatılacağı söylendi. AKP iktidarının dershaneleri kapatıp kapatmayacağı oldukça şüpheli ancak Erdoğan, 4+4+4 ile birlikte eğitimde özel sektöre büyük alanlar açılacağını müjdeledi. AKP hükümeti işbaşına gelmeden önce 2001 yılında özel dershane sayısı 1864 idi. Zaten oldukça fazla olan dershane sayısı 2011 yılı itibariyle 4 binin üzerinde. Özel yayınevleri de bulunan dershanelerin toplam cirosunun Eğitim-Sen’in hazırladığı rapora göre, 10 milyar dolar civarında olduğu tahmin ediliyor. Erdoğan’ın açıklaması şöyle: “Ancak özel okullara yeni imkânlar doğacak. ‘4+4+4’ sistemi nedeniyle yeni binalara ihtiyaç olacak. Okul yapma konusunda büyük bir fatura var. Özel okullardan hizmet alma noktasındayız. Danıştay bozmuştu. Yeniden çalışma yürütüyoruz. Bunu da ilk kez açıklıyorum. Üniversite giriş sınavlarını da, üniversite hazırlık kurslarını da ortadan kaldırıyoruz. Bu dershaneler ya liseye dönecekler ya da kapanacaklar. Çünkü insanların ellerindeki son imkânları bu alanda kullanmalarını istemiyoruz. Ben bazı büyük dershanelerle konuştum. Kendileri ‘Biz de bu yola girmeyi düşünüyoruz’ dediler.

NE İSTİYORUZ?

Eğitim bilimsellikten uzak, parayla alınır-satılır bir durumun içine iyice girilirken velilerin, öğrencilerin, öğretmenlerin birlik olmasına ihtiyaç var. Bizler tüm eğitim kademelerinde; zorunlu, kesintisiz, bilimsel, parasız, nitelikli ve anadilde eğitim verilmesini istiyoruz. Bunun için ihtiyacımız olan tek şey birleşmek!

www.evrensel.net