Yeni bir sayfaymış!..

Yeni bir sayfaymış!..

Herkesin dilinde yeni, beyaz bir sayfa lafı. Futbol Federasyonu’nun yönetimi değişti diye sanki bütün o kirli oyunlar geride kalacak, bundan sonra herkes sanki bambaşka bir etik anlayışla ve sadece onuruyla mücadele edecek.


Herkesin dilinde yeni, beyaz bir sayfa lafı. Futbol Federasyonu’nun yönetimi değişti diye sanki bütün o kirli oyunlar geride kalacak, bundan sonra herkes sanki bambaşka bir etik anlayışla ve sadece onuruyla mücadele edecek. Ne kadar boş ve de karşılıksız bir beklenti. Düşünce, anlayış, bakış aynı olduktan sonra, ne değişebilir ki? Tıpkı yılbaşları öncesinde dile getirilen ve gerçek hayatta hiçbir karşılığı, anlamı olmayan mesajlardaki soyut dilek ve temenniler gibi... Umut ve güzellik saçan parlak söylemler eşliğinde yeni yıla girilir ancak ne savaşlar, ne zulüm, ne vahşet, ne sömürü, ne de cinayetler son bulur. Çünkü insana, doğaya, dünyaya rahatsızlık veren, insanlığın çoğunluğunu huzursuz ve mutsuz kılan politikaların, eylemlerin takvimle bir bağlantısı yoktur. Yeni bir zaman dilimi başlıyor diye savaştan, sömürüden, vahşetten çıkar sağlayanlar kendilerini sorgulayıp bu yaptıklarından vazgeçecek değiller. Futbolun başına da görünüşte yeni ancak içerik olarak diğerlerinden hiçbir farkı olmayan bir yönetim geldi diye yaşanan bütün sorunlar bir anda geride kalacak değil. Kokuşmuş düzenle hiçbir derdi, alıp veremediği olmayan insanların, düzenden bağımsız temiz bir futbol ortamı oluşturabilmeleri mümkün olabilir mi? Yeni Futbol Federasyonu ile futbolun şimdiye kadarkinden bambaşka bir anlayışla yönetileceğine ciddi ciddi inanan var mı acaba?
Şimdi umut dolu dilekler, yeni Futbol Federasyonu yönetimi için dillendiriliyor. Ortalık, beyaz bir sayfa, yeni bir dönem laflarından geçilmiyor. Evet futbolun başına yeni bir yönetim geldi ya, artık bütün o kaos ortamı, futbolun içindeki pis tezgahlar, kirlilikler, çirkinlikler geride kalacak. Ne kadar da inandırıcı!.. Aslında yeni yönetimin futbolun başına çörekleniş biçimi bile, maskeleri düşürmeye ve bundan sonra olabilecekler hakkında fikir vermeye yetiyor. Futbolun yeni bir yönetime kavuşmasında, iktidar partisine yakın olmanın avantajlarından yararlanmak isteyen yalakaların ne kadar önemli bir rol oynadığı sanki bilinmiyor. İpleri iktidarın elinde olan, yalaka destekli bir federasyondan ne hayır beklenir ki?
Futbola hizmet aşkı(!)
Yıllardır süren ve işin içine baskı, tehdit, şantaj gibi çirkinliklerin de sokulduğu mücadelede ele geçirilmek istenen şey futbolun yönetimi gibi görünse de, asıl hedef futbolun devasa rantının kontrolü değil miydi? Bütün bu kavga, çekişme, kokuşmuş düzenin kaymağını yeme mücadelesinin futbol alanındaki izdüşümünden başka bir şey değildi ve olamazdı zaten. Ne bitip tükenmez bir futbola hizmet aşkıymış böyle!..
İşte, daha ilk günlerden tam da beyaz sayfalık bir örnek: Ç.Rize-F.Bahçe maçından önce Galatasaray Yönetim Kurulu Yedek Üyesi Tunca Hazinedaroğlu, Ç.Rize başkanını arayarak maçın hakemiyle ilgili kuşku yaratacak laflar ediyor. Ortalığı bulandırmak için fırsat kollayan böyle yöneticilerle ne de güzel beyaz sayfa açılır... Maçın hakemi kazara Ç.Rize aleyhine hata yapacak olsa, işin sonu nereye varırdı acaba? Tabii F.Bahçeli yöneticiler altta kalır mı? Öyle bir karşı açıklama yapıyorlar ki, haklı oldukları konuda bile insana, “aman, olmaz olsun böyle yönetici” dedirtmeyi başarıyorlar. Önceki sezondaki Denizli maçına gönderme yapıyor onlar da. Akıllarınca hakem yüzünden mutlu sona ulaşamadıklarını ima ediyorlar. Şampiyonluğu kendi dangalaklıklarıyla kaçırdıklarını unutarak...
Düzeysizlikte sınır tanımayan yöneticilere beyaz sayfa mı dayanır?
Mehmet Özyazanlar
www.evrensel.net