20 Ağustos 2008 00:00

Temsilcilerden Lastik-İş hakkında suç duyurusu

Pirelli Lastik Fabrikası işyeri temsilcileri, kendilerini “Nitelikli dolandırıcılıkla” suçlayan şube yönetimi hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu

Paylaş

Pirelli Lastik Fabrikasında çalışan ve 14 Ağustos tarihinde Lastik-İş Kocaeli Şubesi tarafından görevden alınan 5 işyeri temsilcisi ve bir amatör şube yönetim kurulu üyesi Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulundu. Lastik-İş Kocaeli Şube Başkanı Hasan Hüseyin Çakar bazı yerel gazetelere verdiği demeçlerde işyeri temsilcilerini “Nitelikli dolandırıcılıkla” suçlamış, ağır ithamlarda bulunmuştu.
Kendilerini dolandırıcılıkla itham eden ve ağır hakaretlerde bulunan Lastik-iş Kocaeli şube Başkanı Hasan Hüseyin Çakar ve şube yöneticileri Erol Erdem ve İsmail Kandaz hakkında avukatları Ahmet Alkan aracılığıyla Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunan lastik işçileri, şube yöneticileri hakkında ceza davası açılmasını talep ettiler.
Suç duyurusunun ardından konuya ilişkin görüşlerini aldığımız Pirelli işyeri temsilcilerinin avukatı Ahmet Alkan, müvekkillerinin şube yönetimi tarafından nitelikli dolandırıcılıkla itham edilmelerinin kabul edilemez olduğunu belirterek, bu ithamın tek nedeninin müvekkilerinin lastik işçilerinden ve Kocaeli kamuoyundan aldıkları desteğin kırılmak istenmesi olduğunu dile getirdi.
2 temsilcinin borcu var 6’sı görevden alındı
Geçtiğimiz ay Lastik-İş Kocaeli Şube Yönetim Kurulu tarafından “İşverenden borç almak ve bu borcu işçiden zorla toplamak” gerekçesi ile müvekkillerinin disiplin kuruluna verildiğini hatırlatan Alkan, ardından genel merkez disiplin kuruluna sevk edilen müvekkillerinin, genel merkez disiplin kurulu kararı ile 2011 yılında yapılacak genel kurula kadar görevlerinin ve sendika üyeliklerinin askıya alındığını dile getirdi. Bu kararın “Biz sizi işverenin kucağına attık, işveren ne isterse yapar, 2011 yılana kadar sendika haklarından yararlanamazsınız” demek anlamına geldiğini belirten Alkan “Bu arkadaşlar hakkında iddia edilen borçlanmada 7 kişilik temsilci heyetinden bir kişi dışarda tutulmuş. Nedeni de genel merkez yönetimine yakın olması. Diğer 6 kişi ise hedef tutulmuş. Bu altı kişiden sadece ikisinin işverene borcu olmasına rağmen hepsi aynı isnatla disiplin kuruluna verilmiş” diye konuştu. “Eğer ortada bir nitelikli dolandırıcılık varsa bu nitelikli dolandırıcılıkla ilgili sendika yönetiminin cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunması görevidir” diyen Alkan, bu iddiaların nedeninin müvekkillerinin işçilerle ve kamuoyu ile bütünlüğünü bozmak olduğunu kaydetti. Alkan, “Çünkü böyle bir iddia ortaya atıldığında kamuoyu, ve gazeteler, işçi temsilcilerin arkasında durmakta tereddüt edecektir. Bu nedenle müvekkillerim ne yaptılar? Yasal haklarını kullanarak savcılık nezdinde şikayette bulundular” diye konuştu.
Borçlanma işverenin tanıdığı bir hak
Borç olayının şube yönetiminin iddia ettiği gibi işverenle direkt bir para ilişkisi kurmak anlamına gelmediğini belirten Alkan, işçilerin geneline tanınan bir hak olarak temsilcilerin maaşlarını aşacak şekilde fabrikada kurulu kooperatiften alışveriş yaparak avans borçlanması yaptıklarını dile getirdi. Alkan, fabrikada sadece işyeri baştemsilcisi Harun Demir ve şube amatör yöneticisi Recep Ortaç’ın borçlu durumda olmadığını belirterek, 90’a yakın işçinin aynı durumda olduğunu ifade etti. “Bu durum işverenin işçiye tanıdığı bir avans durumudur” diyen Alkan, bu durumun yasadışı bir durum olmadığını dile getirdi. Sendikanın bu süreci başlatmasını işverenin istediğini söyleyen Alkan “Sendika kendisi resen böyle bir süreç başlatmıyor. İşveren bu evrakları, bu bordroları, bu borç dökümlerini veriyor. Bir kere bunlar kişisel evraklardır kişisel bilgilerin ilgilisinin haberi olmadan verilmesi de bir suçtur. Ne yapılmış bu kişisel bilgiler servis edilmiş sendikaya. Adeta işveren demiş ki al bunlarla ilgili işlem yap” diye ifade etti.
Disiplin kurulu kararı önce işverene verilmiş
Sendikanın aldığı disiplin kurulu kararını aynı anda temsilcilere de bildirebilecek durumdayken sadece işvereni durumdan haberdar etmesinin sendika işveren ilişkisini açığa çıkardığını ifade eden Alkan “Sendika disiplin kurulu kararı aldığı gün elden işveren servis ediyor. Oysaki sendikanın almış olduğu bu kararı üyelikleri ve görevleri askıya alma kararını infaz etmesi gereken kurum sendikanın kendisidir. İşverenin adeta sendikanın infaz memurluğunu yapması sendikacılık anlayışı açısından doğru bir işlem değildir” diye konuştu. Tüm bu yaşanılanlarla ilgili suç duyurusunda bulunduklarını dile getiren Alkan, bu süreç tamamlandığında gerçeklerin açığa çıkacağını ifade etti. (Kocaeli/EVRENSEL)
Arzu Erkan
ÖNCEKİ HABER

Metal işçileri toplandı

SONRAKİ HABER

"Çocuklarımın yüzüne bakabilmek istiyorum"

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa