BAŞYAZI

BAŞYAZI

  • İlköğretim okullarında ve liselerde eğitim-öğretim yılı başlayalı iki gün oldu. Ama iki günde bile eğitim kurumlarının fiziki koşullarının ne kadar yetersiz olduğundan servis sorununa...


    İlköğretim okullarında ve liselerde eğitim-öğretim yılı başlayalı iki gün oldu. Ama iki günde bile eğitim kurumlarının fiziki koşullarının ne kadar yetersiz olduğundan servis sorununa, elektrik, su parasından, tuvalet yokluğuna, okulların depreme dayanıklılığından forma ve öteki alet-edevatların teminine,… kadar, sayısız sorun “haberler” olarak gazete sayfalarına yansıyor. Sorunların büyüklüğü göz önüne alındığında, bundan sonra da bu haberlerin artacağı, haberlerin giderek önemli tartışmalara yol açacağı da anlaşılıyor.
    Evet, eğitim-öğretim yılının başlamasıyla, eğitim sorunu maddi boyutuyla çokça gündeme geldi; daha da gelecektir.
    Ne var ki eğitimin içeriğine ilişkin tartışmalar, bu yıl önceki yıllara göre bile gündemin gerilerine düşmüştür. Bunun bir nedeni de fiziki koşulların aşırı kötülüğü ise bir diğer nedeni de daha önce açıkça milliyetçi-şoven-dinci-cinsiyetçi içeriği kabaca yansıtan, hamaset ve komşuları düşman gösteren, başka halkları aşağılayan, cinsiyetçi ifade ve metinlerin kitaplardan “çıkarılmış” olmasıdır.
    Ama, bu “kaba temizlik” müfredatın düzeyini, demokratik ve bilimsel bir eğitim diyebileceğimiz düzeye yükseltmek için yeterli olmuş mudur?
    Elbette hayır! Tersine bu, AB’ye hoş görünmek için yapılan “temizlik”, savunulamaz olan bilim dışı, ırkçı, vahiyci içeriğin inceltilerek sürdürülmesini kolaylaştırmış, bu tutum da “Milli Eğitim eğitimin içeriğini demokratikleştiriyor” biçiminde piyasaya sürülmüştür. Oya bu kitaplara, müfredatın içeriğine, “özü”ne bakıldığında, aslında milliyetçi, cinsiyetçi, mezhepçi ayrımların üstü kapalı olarak sürdüğüne tanık oluyoruz.
    Bugün Cem Gurbetoğlu arkadaşımızın Milli Eğitim’in okunmasına onay verdiği kitaplardaki cinsiyetçi içeriğe dikkat çeken haberi bu açıdan önemlidir. Hele bakanı kadın olan milli eğitimin “erkekliği” öne çıkaran bir eğitimi hayata geçirmesi elbette ironik bir durumdur. Ve bu AKP’ye de tam uygundur. Lafta öyle gerçekte böyle olan takiyyeci bir içeriktir bu.
    Elbette eğitimin içeriği her şeyden önemlidir. Çünkü, milyonlarca aile çocuklarını, gerçekleri öğrensin, dünyada olup bitenleri anlasın ve kendi yolunu en iyi biçimde bulsun diye okullara göndermekte, bunun için büyük fedakarlıklar yapmaktadır.
    Ancak okullarda ne öğretildiği, hangi sınıfın çıkarlarının gerçek diye dayatıldığı sorgulanmazsa sonuçta ortaya okumuş yazmış cahiller ordusu çıkar! Bugün pek çok okumuş yazmış, üniversite bitirmiş zata bakınca, bunların böyle olması için özel bir gayretle eğitilmiş olması gerektiğinden söz ederiz. Hatta, “Bu kadar cehalet ancak eğitimle mümkündür” gibi bir özdeyişimiz bile var.
    Bu yüzden eğitimin içeriğine özel bir dikkat göstermemiz son derece önemlidir.
    Bu yüzdendir ki, gazetemiz, eğitimdeki sorunu tanımlarken, “parasız, demokratik eğitim” ya da içeriğe daha önem veren bir ifade olarak, “parasız, demokratik bilimsel eğitim” biçiminde formüle ediyor.
    Bu yüzdendir ki kamuoyunun, emek cephesinin, ilerici demokrat güçlerin dikkatlerini eğitimin paralı mı parasız mı, eşitlikçi mi değil mi gibi konulardan da öteye çevirmelidir. Örneğin emek cephesi, anadilde eğitimin savunulması, “ahlak-kültür”, “tarihimizi öğrenme” adı altında milliyetçilik, din ve mezhep ayırımcılığı, bilim düşmanlığı yapılmasına karşı durmayı kendi taleplerini savunmak olarak görmek durumundadırlar. Aksi durumda, yoksul ailelerin zeki, okumuş çocuklarının sermayenin sözcüsü ve gözcüsü olarak her köşe başında karşımıza çıkması önlenemez. En kötüsü de emekçilerin genç kuşaklarının dünyada ne olup bittiğinden habersiz, sermayenin uysal köleleri olmalarını, kendilerinin “yukardan belirlenmiş” ve “değiştirilemez” kaderleri olmasına inanan bir kalabalık olmaları şaşırtıcı olmaz.
    Elbette, okullarda verilen eğitimin parasız olması önemlidir ama bu eğitimin içeriği, onun tartışılması ise Türkiye’nin demokratikleşme mücadelesinin en önemli parçalarından birisidir.
    İHSAN ÇARALAN
    www.evrensel.net

    0 yorum yapılmış

      Yorum yapın

      Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.