Bagram, Obama’nınGuantanamosu mu?

Bagram, Obama’nınGuantanamosu mu?

Sağlık sisteminin değiştirilmesinden Küba’daki Guantanamo hapishanesinin, yabancı ülkelerdeki gizli CIA hapishanelerinin kapatılmasına kadar bir çok değişim vaadiyle göreve gelen ABD Başkanı Barack Obama’nın izlediği politikaların, selefi Geroge W. Bush’unkilerden farklı ol(a)madığı bir bir görülüyor. Irak işgalinden ağırlığı Afganistan’a veren Obama, bu ülkedeki savaşı ‘zorunlu’ olarak nitelemiş ve bu ülkeye daha fazla asker gönderme kararı almıştı. Obama, 2009 sonunda Guantanamo’yu kapatacağını söylemişti. Ancak Guantanamo’nun kapatılması şöyle dursun, Obama yönetiminin ABD’nin Afganistan’daki Bagram hava üssünü siyasal ve hukuksal haklardan yoksun tutsakların tutulduğu bir hapishane olarak kullanması, Obama’nın yeni Guantanamo’su Bagram mı sorusunu doğurdu. Andy Worthington, Cenevre Sözleşmelerine de aykırı bir biçimde kullanılan Bagram’ın yeni Guantanamo olup olmadığını tartışıyor.

Sağlık sisteminin değiştirilmesinden Küba’daki Guantanamo hapishanesinin, yabancı ülkelerdeki gizli CIA hapishanelerinin kapatılmasına kadar bir çok değişim vaadiyle göreve gelen ABD Başkanı Barack Obama’nın izlediği politikaların, selefi Geroge W. Bush’unkilerden farklı ol(a)madığı bir bir görülüyor. Irak işgalinden ağırlığı Afganistan’a veren Obama, bu ülkedeki savaşı ‘zorunlu’ olarak nitelemiş ve bu ülkeye daha fazla asker gönderme kararı almıştı. Obama, 2009 sonunda Guantanamo’yu kapatacağını söylemişti. Ancak Guantanamo’nun kapatılması şöyle dursun, Obama yönetiminin ABD’nin Afganistan’daki Bagram hava üssünü siyasal ve hukuksal haklardan yoksun tutsakların tutulduğu bir hapishane olarak kullanması, Obama’nın yeni Guantanamo’su Bagram mı sorusunu doğurdu. Andy Worthington, Cenevre Sözleşmelerine de aykırı bir biçimde kullanılan Bagram’ın yeni Guantanamo olup olmadığını tartışıyor.YENİ YÖNETİMİN CÖMERTLİĞİ!Obama yönetiminin Afganistan’daki Bagram ABD hava üstündeki tutsakları mahkemeye çıkarmayı planladığını New York Times ve Washington Post’un haber yapmasından bir gün sonra, hikayelerin yayınlanmasını sağlayan haberin sızdırılması için zamanın özellikle seçilme nedeni netlik kazandı. Yönetim, mahkemelere işe yarar bir halkla ilişkiler uygulaması olarak, Bagram’da tutulan 600 kadar tutsağa önemli haklar veriliyor gibi görünmesini sağlamak için tutsakların durumunu değerlendirmeye sunacağını ve dikkatleri gerçek nedenden uzaklaştırıp tutsaklara karşı cömert davranıyormuş gibi görünmeyi umuyordu. Yönetimin “ABD Anayasası altında Habeas hakları, Afganistan’daki aktif savaş bölgesi olan Bagram Hava Üssündeki yabancı düşmanlara uygulanamaz” talebiyle, Columbia Bölge Mahkemesi’ne, 76 sayfalık bir tutanak sunuldu.Dosyalanan temyizden önce, güvenli bir halkla ilişkiler zaferine yönelik bu girişimin asıl nedeni, son beş aydır Bagram davası üzerine çalışan biri için oldukça açık. Nisanda Yargıç John D. Bates, farklı farklı ülkelerde yakalanan üç tutsakla ilgili mahkemeyi yönetti ve onları altı yıl kadar tutuldukları, Bagram’a ‘gönderdi’. Aşağıda, hükümetin bu insanlarla ilgili pozisyonunu ve Bagram’daki Guantanamo tarzı duruşmaların Cenevre Sözleşmelerine aykırı olma nedenlerini tartışacağım ve yazının sonunda, Bagram’ın diğer ülkelerden ‘toplanan’ zanlıların tutulduğu gizli bir hapishane olup olmadığını soracağım.GUANTANAMO BAGRAM’A TAŞINIYORObama’nın Bush yönetiminin ardılı olduğu yönündeki eleştirilere Adalet Bakanlığından gelen sert muhalefete rağmen Yargıç Bates, nisan ayında, Guantanamo’daki tutsaklarla ilgili anayasal olarak haksız tutuklamanın yasaklanması haklarının kabulüyle bir Boumediene-Bush karşılaşması* yönetti ve yabancı tutsakların tutuklanma nedenlerinin temel olarak aynı olduğu gerekçesiyle Bagram’a gönderilmelerine karar verdi. Yargıç ayrıca ekledi, ‘Bagram aktif bir savaş alanı olsa da’ ve bu durum mahkemenin tekrar görüşülmesi için bazı pratik engeller oluştursa da bu engeller, başa çıkılmaz engeller değil ve tutsaklar genel olarak Bagram’a gönderildiği için yürütmenin seçimini de durdurmaz. Yargıç Bates, iki nedenden dolayı haklıydı. Birincisi, olayın yalnızca idari bir sorun olduğundan ya da Bagram’daki bir avuç tutsağın hepsinin Guantanamo’ya gönderilip Küba’dan uzak bir yerde hapsedilmesini önlemekle ilgili olduğundan. İkincisi, yargıcın haksız yere tutuklama yasağının 2002’de Birleşik Arap Emirlikleri’nden Bagram’a gönderilen bir Afgan tutsağa ve Bagram’daki geri kalan bütün Afganlara uygulanmasına karşı çıkmasından. Tutsaklara duruşmalara çıkarılacaklarını önererek umutları yeşertmek, belirsiz olarak Bagram’da tutmayı düşündükleri tutsaklarla ilgili dikkati dağıtabilirdi ki yönetim, tutanaklarına yeni duruşma sisteminin taslağını gösteren ek bir dosya kattı. Bu ek dosya, Yargıç Bates’in sözleriyle “Yüksek Mahkemenin Guantanamo’da bulduğu yetersizlik ve daha fazla hata yapabilmenin haricinde” var olan duruşma sisteminin yerine geçmek için biçilmiş kaftandı. Duruşmalara dair yeniden inceleme ile ilgili haberler, çabucak manşetlere taşındı. Yeniden inceleme sistemi yeterli bir sistem olmaktan uzak ve Savaşçı Durumunu İnceleyen Mahkemelerin (CSRT) küçük bir kopyasıydı. CSRT, Boumediene Yüksek Mahkemesi tarafından sert bir biçimde eleştirilmiş ve bu konu üzerine çalışmış kıdemli emekli bir ABD istihbaratçısı olan Stephan Abraham tarafından barbarlık olarak nitelendirilmişti. Abraham, 2007’de yönetimin elinde yeteri kadar bilgi olmadığı halde bu insanları ‘düşman savaşçı’ olarak adlandırmakta ısrar ettiği ve bunu önceden planladığı yönünde bir dizi önemli açıklamalarda bulunmuştu.CENEVRE SÖZLEŞMELERİNE NE OLDU?Yakalama üzerine taramanın eksikliği, Cenevre Sözleşmelerinin beşinci maddesine uygun yargılamaları rafa kaldırmak zorunda olan bir ordu ile ilgilidir ve Vietnam Savaşı’ndan beri her savaşta başarılı bir biçimde kullanıla gelmiştir. Yakalamayı yer ve zamana yakın tutan bu yargılamalar, üç askeri yetkiliyi kapsıyor ve bunlar savaşın sisleri altında yakalanan sivillerden savaşçıları ayırmak için oldukça uygun görünüyor. Zanlıların örneğin askeri üniformaları olmaması onların savaşçı olduklarını gizliyor. Birinci Körfez Savaşı boyunca 1200 dolayında yargılama yapıldı ve bu rakam, yanlışlıkla tutuklanan ve serbest bırakılanların dörtte üçüne karşılık geliyordu.‘Terör Savaşı’ndaki bu yargılamaların uygulamalarının eksikliği, Guantanamo’nun herhangi bir militanlıkla ilgisi olmayan tutsaklarla doldurulmasına büyük ölçüde katkıda bulunuyor ve tutuklamalardan yaklaşık iki buçuk yıl sonra yapılan yargılamalar, sorunlu CSRT sisteminin bir parçası olduğu için bu temel hatalar telafi edilemiyor. Sonuç olarak, Guantanamo tarzı yargılamaları tutsakların avukatlar yerine askeri temsilcilere verildiği Bagram’a taşıma planları, belki hiçbir temsilcisinin olmadığı ve kendilerine karşı suçlamaları duymadan önce sadece bir cümle söylemelerine izin verilen Bagram’daki tutsakların mevcut İllegal Düşman Savaşçıların Gözden Geçirilmesi Forumunun bir ıslahı olabilir. Ancak bu, savaş zamanında yakalanan üniformasız tutsaklar gerçeğini göz önünde bulundurmama hatasıdır. Tıpkı Bagram’da olduğu gibi. Bu durumda Cenevre Sözleşmelerine uygun yasal yargılamalar düzenlenmeli ve eğer savaşçı iseler savaş bitene kadar rahat bırakılmalılar. Savunma Bakanlığının yeni önerilerine rağmen gerçekler, kaygıları azaltmadı. Bu planlara göre, tutsaklar esir alındıkları komuta birliğinin ve Bagram komutanının gelişi güzel soruşturmalarına maruz bırakılacaklar. Savunma Bakanlığının altını çizdiği sorun, tutsakların yasalara ve savaş geleneğine uygun bir biçimde kolayca yakalanamamasıydı. Ancak 11 Eylül saldırılarından sonra Kongre’de onaylanan ‘Terör Savaşı’ yasasına göre Askeri Gücün Kullanımı Yetkisiyle yakalamak da önerildi.Bütün bunlar, gerçekten rahatsız edici gelişmeler. Obama yönetimi, Cenevre Sözleşmelerini tek taraflı yeniden yazarak esas olarak Bush’un politikalarını devam ettiriyor. Savunma Bakanlığı önergesinde istihbarat değerinin tutuklamak için geçerli olmadığı açıklansa da sözde istihbarat değerinden dolayı savaş tutsaklarının istismar edilmesi devam ediyor. Büyük medya kuruluşlarından sadece New Yorker, Times’ın yorumunda rahatsız edici bir yan olduğunu açığa çıkardı. Ben de, yetkililerin Obama yönetimi sürecinde Irak ve Afganistan dışında giderek artan ‘terör’ destekçilerinin tutulması için Bagram’ın önemli yer olduğu yönündeki açıklamalarından derin bir kuşku duyarak olayı bir makaleyle haberleştirdim. ‘Obama’nın emriyle CIA’nın gizli hapishaneleri kapatılsa da Bagram’a sayısı bilinmeyen tutsakların gönderilmesiyle karanlık bir transfer projesi meydana geldi’ cümlesi bile Bagram’ın CIA hapishanesi olduğunu doğruluyor. Amy Davidson, New Yorker için bir blog yazısında ‘o kadar da mantıklı değil’ diyor ve soruyordu: öyleyse Guantanamo’nun kapanışı yeni bir Guantanamo’ya ihtiyacı artırmaz mı? Gizli hapishanelerin kullanımındaki kısıtlama, sadece, gizli hapishaneleri gizlemek için yeni bir yer bulmaya ihtiyacınız olduğu anlamına gelmez mi? Şimdi daha ilerideki gelişmeleri beklerken nisan ayında CIA Başkanı Leon Panetta’nın “Bundan böyle CIA’nın tutuklama birimleri çalışmasa ve geri kalan bütün sitelerinin kapatılması önerilse de CIA, bir üste, geçici süreliğine tutuklama yetkisine sahip olacak” açıklamasını hatırlatırım. Panetta, ayrıca başkanlığa geldiğinden beri tutuklamalar olmasa da “Elimizde tutuklu bulunan herkesi hızla askeri yetkililere ya da yargılanmaları için ülkelerine gönderebileceğimizi umuyorum” dedi.Bagram’da şimdi olan bu mu? Panetta’nın kısa yorumunda belirttiği ‘sadece rasyonel hüküm’ü not ettikten sonra, “Esas olarak, Obama yönetiminin olağandışı icraatlarla birlikte tek gerçek problemi bir ölçü problemidir. Bush yönetiminin endüstriyel-ölçü politikaları terk edildi ancak sınırlanmış icraatın görünümü, ABD’de yargılamak yerine üçüncü bir ülkeye göndermek olası bir seçim olarak saklı kaldı” diye yazabildim. Gönderilecek üçüncü ülkenin nereler olduğu bilinmiyor ama Times’a yorumlayan yetkililerden okuduğum kadarıyla çıkardığım sonuç, CIA şimdi, Afganistan dışında yakalananlar da dahil ABD ordusuna destek veriyor ve bunun nedeni de yönetimin Bagram’daki tutsaklarla olan bağıyla ABD mahkemelerinin önüne geçmek için can atması.Bush yönetimiyle ilgili olarak ayrıca, bu yöntemin yalnızca ‘dava konusu olabilir istihbaratın’ ya da ‘hizmetten çıkarılabilir’ şüphelilerin toplanması üzerine yoğunlaştığı yönünde işaretler var ve tutuklamalardan da yönetimdekiler sorumlular. Bir kez daha, ‘terörizm’ bir suç olsa da delil yetersizliğinden bırakmanın seçilmesi ABD mahkemelerinde kovuşturulabilir ve bir savaş eyleminin gizli hapishanelere ve aşırıya kaçacak biçimde yasal olmayan yollardan tutuklamalar yapmaya ihtiyacı yok. * Boumediene Bush karşılaşması, 2008’de ABD’de bir sivil mahkeme tarafından Guantanamo’da tutulan askeri bir tutuklu olan Bosna Hersek Vatandaşı Lakhdar Boumediene için çıkarılmış bir uyarı beyanıydı. Olay, Boumediene’nin Guantanamo’da tutulmasının yasallığını tartışılır hale getirmişti.
GUANTANAMO KAPANMIYOR MUABD’nin terörle mücadele gerekçesiyle çeşitli ülkelerde yaptığı operasyonlarda yakalananların tutulduğu Guantanamo hapishanesinin kapatmasının ertelenebileceği bildirildi. Associated Press ajansının Beyaz Saray’daki üst düzey bir yetkiliye dayandırarak verdiği haberde, ABD Başkanı Barack Obama’nın, Guantanamo’nun Ocak 2009 itibariyle kapatılacağı yönündeki vaadinin gerçekleşmesinin öngörülmediği belirtilirken, sebep olarak hapishanede halen 225 tutuklunun bulunduğu, davaları yeniden görülen bu kişilerin nasıl ve nereye gönderilecekleriyle ilgili konuların henüz saptanmaması gösterildi.Guantanamo, ABD’nin Eski Başkanı George W. Bush döneminde, 11 Eylül saldırılarından sonra başlatılan ‘terörle mücadele’ kampanyası sırasında başta Afganistan olmak üzere çeşitli ülkelerde yakalanan ‘terör şüphelilerinin’ tutulması için açıldı. ‘Müslümanlardan’ oluşan tutuklulara yönelik insanlık dışı uygulamalarla adını duyuran Guantanamo, dünya genelinde tepkilere neden oldu. Obama, seçilmesinin hemen ardından kampın 2010 Ocak ayı itibariyle kapatılacağını söylemişti.
Andy Worthington -Counterpunch
www.evrensel.net