17 Ekim 2009 04:00

Tüzel, Ordulu emekçilerle buluştu

Emek Partisi Genel Başkanı Levent Tüzel, Ordulu emekçilerle bir araya geldiği toplantıda krizin etkilerinden Kürt sorununa kadar ülke gündemindeki gelişmeleri değerlendirdi.

Paylaş

Emek Partisi Genel Başkanı Levent Tüzel, Ordulu emekçilerle bir araya geldiği toplantıda krizin etkilerinden Kürt sorununa kadar ülke gündemindeki gelişmeleri değerlendirdi. Emekçilere talepleri için birleşme çağrısı yapan Tüzel, “Kürt sorununun çözümü için Türkiye’nin emekçilerinin söyleyecek sözü olmalı” dedi.
Toplantının açılış konuşmasını yapan Emek Partisi (EMEP) Ordu İl Başkanı Coşkun Özbucak, FİSKOBİRLİK’in yok edilmeye çalışıldığını ve üreticinin, tüccarın, tefecinin karşısında korumasız hale getirilmek istendiğini vurguladı. FİSKOBİRLİK’e bağlı Soya’nın sermayeye peşkeş çekilmeye çalışıldığına dikkat çeken Özbucak, bunun engellenmesi için siyasi partilere, sendikalara ve kitle örgütlerine büyük sorumluluklar düştüğünü belirtti. FİSKOBİRLİK’in elindeki arazilerin devlet tarafından satın alınarak okul, hastane yapımı için ilgili bakanlıklara teslim edilmesini öneren Özbucak, “Böylece halkın malı şirketlere peşkeş çekilmeyip tekrar halka geri dönsün” dedi. Özbucak, fındık üreticilerini örgütlenmeye çağırdı.
İŞSİZ AİLELERE YARDIM TALEBİ
Daha sonra konuşan EMEP Genel Başkanı Levent Tüzel, Türkiye’nin en önemli sorunlarının eşitsizlik, ayrımcılık, sosyal güvencesizlik olduğunu belirtti. Karadeniz’de ve Ordu’da en önemli sorunun işsizlik olduğunu söyleyen Tüzel, buna karşılık Başbakan’ın “Her üniversiteyi bitiren iş bulacak diye bir şey yok” dediğini hatırlattı. “Ordulular, yeni validen ve devletten, işsiz ve yoksul ailelere yardım yapılmasını, asgari ücretin artırılmasını istemeli” diyen Tüzel, bu taleplerin gerçekleşebilir talepler olduğunu vurguladı.
YOKSULLUK KADER DEĞİL
İktidarın sermaye gruplarının ihtiyaçlarını, ‘toplumun çıkarları’ gibi yutturmayı başardığını, başaramadığı yerde de devletin gücünü kullandığını dile getiren Tüzel, “Türkiye’nin bu yoksullukla, işsizlikle yaşaması tabii ki kader değildir” dedi.
‘Kürt Açılımı’, ‘Demokratik Açılım’, daha sonra da ‘Milli Birlik’ adlarıyla Kürt sorununa ilişkin bir tartışmanın sürdüğünü aktaran Tüzel, “Biz nasıl barışı tesis ederiz; birbirinin haklarına saygılı, birbirine düşmanlık beslemeyen; bölünme, parçalanma fobisini bir yana bırakmış, eşit haklara sahip toplum olarak yaşayabilmek için neler yapmamız gerekir, bunu konuşmalıyız” dedi.
EMEKÇİLERİN SÖYLEYECEK SÖZÜ OLMALI
Kürt sorununun tartışmaya açılmasının, tabuların yıkılmasına katkı yaptığını dile getiren Tüzel, şöyle devam etti: “Yıllarca dilleri, türküleri, çocuklarına koyacakları isimleri yasaklanmış olan Kürtler için Türkiye’nin emekçileri olarak söyleyecek sözümüz olmalıdır. Annelerin gözyaşlarının dindirilmesi, barışın sağlanması için öncelikle savaş hali, operasyonlar, sınır ötesi harekatlar son bulmalıdır. ‘Kürtçeyi evlerinde konuşsunlar’ demek yetmez, anadilde eğitimin hayata geçmesi gerekiyor. Bu bir bölünme nedeni olamaz.” Kürt ve Türk kamu emekçilerinin 25 Kasım’da hep birlikte sokaklara döküleceğini belirten Tüzel, “Bunu başaran halkımız, demokrasi mücadelesini de birlikte vermeyi başaracaktır” dedi.


MUHTARLARA ZİYARET
Tüzel’in diğer durağı da Muhtarlar Derneği Ordu Şubesi’ydi. Tüzel, Şube Başkanı Hüseyin Akdeniz’le bir araya gelerek muhtarların sorunlarını dinledi. “Devletin verdiği 300 lira ödenekle muhtar arkadaşlarımız, çalışma ofislerinin ihtiyaçlarını karşılayamaz durumda” diyen Akdeniz, “Sayıları 53 bini bulan muhtarların özlük hakları ya düzeltilsin, ya da bu kadar insanı oyalamasınlar” şeklinde konuştu. Akdeniz, bir mevzuatlarının olmamasının ciddi sıkıntı yarattığını belirtti. Tüzel ise Ordu’nun sorunlarının giderek büyüdüğünü vurguladı.
(Ordu/EVRENSEL)
ÖNCEKİ HABER

Ceylan’ın bilirkişi raporu da çelişkili

SONRAKİ HABER

Prof. Dr. Yeldan: Yönetim hataları ekonomiyi derin krize sürükledi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa