İHD kadına yönelik şiddet raporunu açıkladı

İHD kadına yönelik şiddet raporunu açıkladı

İHD Diyarbakır Şubesi, "Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi 2010 yılı Kadınların Yaşam Haklarına Yönelik İhlaller Raporu"nu açıkladı. Raporda, bölgede bir yıl içerisinde 72 kadının çeşitli nedenlerle cinayetlere kurban gittiği belirtilirken, 113 kadının da intihar etmek suretiyle yaşamına son verdiği kaydedildi. 


ARTIŞ VAR

Kadınların evlerinde ve sosyal hayatın tüm alanlarında maruz kaldığı şiddet ve ayrımcılığın yanında, toplumun öncelikli sorunları olan yoksulluk, çatışmalı ortam ve zorunlu göç gibi sorunların da en büyük mağdurları olduklarını vurgulayan
İHD MYK Üyesi ve Diyarbakır Şube Yöneticisi Av. Rehşan Bataray, "İnsan Hakları Derneği olarak hazırladığımız ihlal raporlarında kadına yönelik ihlallerdeki artışlar dikkat çekmektedir. Özellikle son bir yıl içerisinde 'namus cinayeti' veya 'aşk cinayeti' gibi kavramlarla tabir edilen olaylar nedeni ile yaşamını yitiren kadınlar kamuoyunda geniş yer bulmuş, ancak bu konuda henüz yasal veya idari hiçbir düzenleme yapılmamıştır" dedi. 

2010 yılı içerisinde bölgede bu şekilde öldürülen kadınların sayısı 72 olduğunu açıklayan Bataray, "Yine 2010 yılı içerisinde 113 kadın intihar etmek sureti ile yaşamını yitirmiş, 73 kadın ise intihar teşebbüsünde bulunmuştur. Kadınlara yönelik taciz ve tecavüz olayları gündemdeki yerini korumaya devam etmektedir. 2010 yılı içerisinde 76 kadın tecavüze maruz kalırken, 45 kadın da tacize maruz kalmıştır" diye konuştu. 

'N.Ç. DAVASI KADINA BAKIŞI ÖZETLİYOR'

Kadın ölümleri ve kadınlara karşı taciz ve tecavüz olaylarındaki artışın en büyük nedenlerinden birinin yasal düzenlemeler ve yasaların uygulanmasında yaşanan sıkıntılar ve eksiklikler olduğuna vurgu yapan Bataray, şöyle devam etti: "Özellikle 18 yaşın altındaki çocukların maruz kaldıkları taciz ve tecavüz olaylarında yargının çocuklara karşı yaklaşımı ve sanıklara yönelik adeta aklama niteliğindeki kararları, bu konuda uzun yıllardır yürütülen cezasızlık politikaları bu alandaki ihlallerin artarak devam etmesinin en büyük nedenlerindendir. N.Ç. dosyasında mahkemenin, çocuğun rızasını dayanak göstererek sanıklar hakkında vermiş olduğu karar, yargının kadına ve çocuğa bakışını özetleyen ve akıllarda yer edinen kararlardandır. Yine eşi veya arkadaşı tarafından öldürülen kadınların birçoğunun defalarca yargı mercilerine, ilgili mercilere başvurup yardım talebinde bulundukları, ancak hiçbir önlem alınmadan katillerinin yanına geri gönderildikleri anlaşılmaktadır. Şiddet mağduru kadının başvurabileceği mercilerde muhatap olduğu yetkililerin de kendisine şiddet uygulayan erkek ile aynı zihniyette oluşu, kadın hakları alanında hiçbir eğitime tabi tutulmamış olması sorunun çözümünü engelleyen önemli noktalardan biridir."

POLİTİK KADIN HEDEFTE

Kadına yönelik ihlallerin bununla sınırlı kalmayıp, kadın hakları alanında mücadele yürüten, siyasal ve sosyal hayatta aktif rol almak için mücadele yürüten kadınlara yönelik baskıların da son yıllarda artış gösterdiğini aktaran Bataray, şunları söyledi: "Özellikle bölgemizde siyasal ve sosyal hayatta aktif rol üstlenen Kürt kadınlarına yönelik yargı eli ile yürütülen baskılarda artış yaşanmış, çok sayıda kadın tutuklanmıştır. Tutuklu kadın sayısında yaşanan artış cezaevlerinde kadınların maruz kaldıkları ihlallerde de artışa neden olmuştur. Özellikle Diyarbakır E Tipi Cezaevi'nde kalan tutuklu kadınların son bir yıl içerisinde şubemize yaptıkları başvurular dikkat çekicidir. En son 3 Mart 2011 tarihinde derneğimize başvuruda bulunan tutuklu H.K. başvurusunda, 8 kişi kapasiteli odada 20 kişi kaldıklarını, yasalarca kendilerine tanınan sosyal faaliyetleri hiçbir şekilde kullanamadıklarını, diğer koğuşlar ile ortak faaliyet yürütemediklerini, adli tutukluların faydalandıkları birçok olanaktan yararlanamadıklarını ve özellikle kadın olmaları ve siyasi tutuklu olmaları nedeni ile ayrımcılığa maruz kaldıklarını beyan etmiştir."



RAPORDA AÇIKLANAN İHMAL RAKAMLARI

*Kuşkulu ölümler: 18 

*Namus cinayetleri: 13 ölü, 1 yaralı

*Aile içi şiddete uğrayan kadınlar: 25 ölü, 95 şiddet-yaralı, 7 tecavüz, 4 taciz

*Toplumsal alanda kadına yönelik şiddet: 16 ölü, 28 şiddet-yaralı, 69 tecavüz, 41 taciz

*Fuhuşa zorlanan kadınlar: 7

*Güvenlik güçlerince uygulanan şiddet: 8 olay

*Güvenlik güçlerince yapılan taciz ve tecavüz: 8 taciz, 1 tecavüz

İHD Diyarbakır Şubesi tarafından açıklanan raporda yer alan verilerin analizi şöyle;

* Verilerde kuşkulu bir şekilde öldürülenler, namus cinayetleri sonucu, aile içi şiddet sonucu ve toplumsal alanda öldürülenlere ilişkin rakamlara baktığımızda, 2010 yılı içerisinde bölgemizde 72 kadın öldürülmüştür. Öldürülen bu kadınlardan 10'u 18 yaşın altında kadın çocuklar.

* En korkutucu rakamlardan biri de kadın intiharları. Rakamlara baktığımızda bir yıl içerisinde 113 kadın intihar etmek suretiyle yaşamını yitirirken, 73 kadın da intihar teşebbüsünde bulunmuştur. İntihar eden kadınlardan 28'i ve intihar teşebbüsünde bulunanlardan da 10'u 18 yaşın altındaki kadın çocuklardan oluşuyor. 

* 2010 yılı içerisinde gerek aile içerisinde olsun, gerekse toplumsal alanda 123 kadın şiddete maruz kalırken, 76 kadın da tecavüze uğramıştır. Yine 45 kadın da tacize maruz kalırken, 7 kadın da fuhuşa zorlanarak şiddete maruz kalmıştır. 

* Bu rakamlar içerisinde 18 yaşından küçük kadın çocuklarının yaşadığı tecavüz, taciz ve şiddet oranları da ciddi boyutlarda. Verilere göre, 14 kadın çocuk şiddete maruz kalırken, 47 kadın çocuk da tecavüze maruz kaldı. Ayrıca 24 kadın çocuk da taciz edildi.

* Kadınların aile içerisinde ve toplumsal alanda uğradıkları cinayetler, şiddet, taciz ve tecavüzlerin yanında bir de güvenlik güçleri tarafından ihlale uğrayan kadınlar var. Yansıyan rakamlara göre, bu süre içerisinde 8 kadın güvenlik güçlerinin şiddetine maruz kalırken, 9 kadın da güvenlik güçlerinin taciz veya tecavüzüne uğradı. (DİYARBAKIR/DİHA)

www.evrensel.net