27 Aralık 2001 22:00

Üniversite artık zengin işi oluyor

TBMM'de Ocak ayında görüşülmesi beklenen tasarı yasalaşırsa yükseköğrenim görmek artık sadece çok paralı olanlara tanınmış bir ayrıcalık olacak.

Paylaş
Üniversite artık zengin işi oluyorŞebnem Turhan - Züleyha DicleÜniversitelerde rektörlüğe bağlı olarak kurulacak işletme hesabıyla bilim yuvası üniversiteleri ticarethaneye dönüştürmeyi, paralı eğitimi hayata geçirmeyi öngören "Yükseköğretim Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı" Meclis gündemine girdi. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Kemal Gürüz'ün büyük çabaları sonucunda hazırlanan ve Bakanlar Kurulu'nda görüşülen tasarının Ocak ayında Plan ve Bütçe Komisyonu'nda ele alınması bekleniyor. Genel gerekçesinde üniversitelerin evrensel kalite düzeyine ulaşabilmeleri, kendilerini sürekli yenileyebilmeleri için yükseköğretimde sağlıklı bir rekabet ortamı tesis edilmesi gerektiği ileri sürülen tasarıda, bunun için devlet üniversitelerinin yurtdışı ve özel üniversitelerin sahip olduğu idari ve mali yetkilerle techiz edilmesi gerektiği savunuldu. Tasarının "üniversitelere mali özerklik sağlanması" ile ilgili maddeleri incelendiğinde, YÖK Başkanı Gürüz'ün "yükseköğretimdeki tek sorun üniversitelerin bir ticari şirketin sahip olduğu para harcama serbestliklerine sahip olmayışı" iddiasının gerçek dışı olduğu da ortaya çıkıyor. Tasarı yasalaştığı takdirde devletin üniversitelere ayırdığı küçük pay da yokedilerek, üniversiteler öğrenciden aldıkları katkı payını artırıp, piyasaya iş yapabilecek. Tasarının maddeleri ve madde gerekçeleri ise YÖK'ün ve Gürüz'ün neler yapmak istediğini gözler önüne seriyor. Tasarı, Gürüz'ün öğrenim ücreti olmadığını savunduğu katkı payı miktarının dönem başında YÖK tarafından açıklanan öğrenci başına cari hizmet ödeneği miktarının yarısını geçmemek kaydıyla üniversite yönetim kurullarınca belirlenmesini öngörüyor. Ayrıca tanımlanan öğretim ücreti de katkı payı miktarlarına ek olarak öğrenciden alınabilecek. Katkı paylarını yönetim kurullarının keyfine bırakan tasarı maddesinin gerekçesinde ise yükseköğretim programının niteliği, süresi ve kurumların özellikleri gözönünde tutularak ücret belirleneceği ileri sürüldü. Ancak işletme haline getirilen üniversitelerin muhasebecisi olacak rektörlerin yükseköğretim kurumunun niteliklerini ve özelliklerini hangi kriterlere göre düzenleyecekleri belirsiz kalırken, kendi kendini döndürmeye çalışan üniversitelere 'nasıl para kazanabiliriz' fikri hakim olacak.

Katkı payı yetmediÖğrencilerin katkı kredisine ihtiyaçları olup olmadığının da oluşturulan kredi ve burslar komitesi tarafından belgelendirilmiş esaslara göre tespit edilmesini getiren tasarı ile öğrencilere ihtiyaç derecelerine göre işletme hesabından nakdi ya da ayni öğrenim kredisi verilecek. Tasarı yasalaştığında Yükseköğretim Kredi ve Yurtlar Kurumu tarafından karşılanan öğrenim kredisi de üniversitelerin üzerine bindirilerek devlet bir sorumluluğundan daha kurtulacak. Tasarıyla, öğrencilerin aldıkları kredilerin Devlet İstatistik Enstitüsü'nce açıklanan toptan eşya fiyatına endeksli artışlar uygulanarak geri alınması öngörülürken, üniversitelerin kredi borçlarını tahsil için banka veya benzeri kuruluşlarla sözleşme yapabilme imkanı tanındı. Katkı payını ödemeyen öğrencilerin kayıtlarının yapılmayacağı ve yenilenmeyeceği ilan edilen tasarıda, katkı payının yanısıra öğretim ücreti tanımlanarak Gürüz'ün de dediği gibi öğrencilerden ayrıca öğretim ücreti alınması getirildi. Kurulacak işletme hesabına gelir olarak da öğrencilerin ödediği katkı payları, öğretim ücretleri ve kredi geri ödemeleri gelir kaydedilecek. Ayrıca işletme hesabının tanımlandığı tasarı maddesinde, "İşletme hesabına öğrencilerin ödeyeceği katkı payları ve her türlü ücretler" ibaresi konularak öğretim ücreti kısmı belirsiz bırakıldı.

Kaynak yaratmaya teşvik!Tasarıda üniversitelerin işletme hesabını doldurabilmesi için bilimin de sermayenin hizmetine sunulmasının planlandığı, "Üniversitenin her türlü fiziki imkan, tesis, araç, gereç, teçhizat, insan gücü ve bilgi birikimini değerlendirerek üreteceği hizmet ve mallardan elde edilecek gelirler ile üniversiteye ait veya üniversiteye tahsis edilmiş olan taşınır malların kiralanması idare, işletme ve satılmasından elde edilecek gelirler ile taşınmaz malların kiralanması, idare ve her türlü işletmesinden gelir elde edilecek gelirler" maddesi ile açıkça ortaya çıktı. Hesaptaki nakit fazlalarının nemalandırılmasıyla öğrencilerden gaspedilen paralarla kâra geçilecek.
ÖNCEKİ HABER

DGD üretimi engelliyor

SONRAKİ HABER

ODTÜ yönetimi panelleri engellemek için binaları kapatıyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa