İğneyi başkasına  batırma!

İğneyi başkasına batırma!

Başbakan Erdoğan’ın 28 Şubat tarihinde Almanya’da yaptığı konuşmayı dinleyince “İğneyi başkasına çuvaldızı kendine batır” diye bir halk deneyim sözü beynimde asılı kaldı.Başbakan R. Tayyip Erdoğan, CEBIT fuarına katılma çerçevesinde 28 Şubat 2001 tarihinde Almanya’nın Düseldorf kentine geldi.  E

Hüseyin Deniz

Başbakan Erdoğan’ın 28 Şubat tarihinde Almanya’da yaptığı konuşmayı dinleyince “İğneyi başkasına çuvaldızı kendine batır” diye bir halk deneyim sözü beynimde asılı kaldı.

Başbakan R. Tayyip Erdoğan, CEBIT fuarına katılma çerçevesinde 28 Şubat 2001 tarihinde Almanya’nın Düseldorf kentine geldi.  Erdoğan, ISS DOME’de 10 bin kişi önünde yaptığı konuşmada, 2008’deki ziyarette olduğu gibi ağırlıklı olarak asilimasyon ve entegrasyon üzerinde durdu. Ama bu kez çok somut şeyler söyledi.  

Önümüzdeki günlerde Almanya’da tartışılacak gibi gözüken bu konuşmanın satır başları şöyle:
* “Bizim çocukların Almanca öğrenmesi gerekir, fakat ilk once Türkçeyi öğrenmeleri lazım.”
* “Ben asimilasyona hayır, entegrasyona evet diyorum. “
* “Hiç kimse azınlıkların hukukunu görmezden gelemez.
* “Demokrasi bir varlık olarak farkı görmek için.”
* “Anti-Semitizm ya da ırkçılık gibi İslamofobi, insanlığa karşı bir suçtur.”
*  Türkiye’de Alman lisesi varsa, Almanya’da bir Türk lisesi olması gerekir.

Erdoğan’ın söylediklerinde bir yanlışlık yok.  Toplumsal barış ve demokratik bir toplum için farklılıkların içselleştirilmesi, kimliklerin kendini özgürce ifadesi, hakların ve özgürlüklerin güvenceye alınması temel ilkedir. Ancak bunun dile getiriliş yeri ve zamanı ile dile getiren kişi açısından konu farklı sonuçlar doğurur.  Öncelikle bu konuşmanın bir seçim arifesi öncesine geldiğini unutmayalım. Bu seçim sadece Almanya’da değil, yaz sonunda Türkiye de yapılacak.Buradan başlarsak… Dolayısıyla da Başbakan Erdoğan’ın konuşması tam bir seçim konuşması aslında…  

Neden daha önce değil de şimdi böyle taleple öne çıkıyor? Bu arada belirtelim ki, böyle bir konuşma Türkiye’de yapılmış olsaydı daha makul karşılanabilirdi. Ama bu konuşma, seçim sürecindeki Almanya’nın bir kentinde yapılıyorsa durum değişiyor.

Nedenine gelince…   Şüphesiz bu konuşmanın amacı buradaki kitlenin oyunu almak… Onların üzerinden de Alman devletiyle politika yapmak. Enteresan bir durum değil.

Bu nasıl yapılacak? Türk kitlesinden  bu taleplerin arkasında durulması sağlanarak.  Yine vize işlemlerinde kolaylık sağlanması üzerindeki anlaşmazlığın seçimlere yansıtılması ve hükümetin sıkıştırılması hesapları gibi…Keza İslamofobi uyarısı da böyle; Almanya’daki İslami kesimi yanına çekmek ve böylece kendi elini güçlendirmek.

Peki bunlar başarılabilir mi?  Bunu önümüzdeki günlerde göreceğiz. Ama bunun gerçekleşmesini önleyecek kimi önemli engelleyici faktörler de var.  

Sorun da burada başlıyor…. Erdoğan’ın bahsettiği ve Almanya devletini ve hükümetini baskı altına almaya çalıştığı sorunlar,  şu an Türkiye’nin başını ağrıtan ve uluslararası arenada da uyarılar aldığı konular.  Yani dolayısıyla Erdoğan aslında “baltayı ayağına vurdu” denilebilir.

Öncelikle Erdoğan’ın eleştirdiği noktalar itibariyle Türkiye, Almanya’nın çok çok gerisinde. Bu hakkı öncelikle teslim etmek gerekir. Örneğin Almanya’nın başkenti Berlin, dünyanın birçok farklı (hatta kendi coğrafyalarında birbiriyle çatışan) kimliğin bir arada yaşadığı bir başkent. Eşcinsellerin dahi özgürce yaşamlarını sürdürdükleri bir yer.  Ankara için aynı şey söylenebilir mi? Ama daha önemli bir şey var.   Erdoğan’ın Almanya’da altını çizdiği bir anlamda da talep ettiklerini Türkiye’ye uyarlarsak ne olur? Diyelim ki, Türkiye’deki Kürtleri örnek seçersek ve  “Türkiye’deki Kürt çocukları öncelikle Kürtçe  öğrenmeli sonra Türkçe öğrenmelidir.” “Kimse azınlıkların (Kürtlerin olarak da okuyun) hukukunu görmezlikten gelemez”  “Asimilasyona hayır entegrasyona evet.”   “Farklılıkları, Demokrasinin vazgeçilmez bir varlığı olarak görmek gerekir.” “Kürt illerinde Türk okulu ve liseleri varsa Kürt liseleri de olmalıdır…” dersek…

Başbakan Erdoğan ne diyecek acaba? Çok merak ediyorum.Tam da bundan kaynaklı bir savaşın yeniden başlama tehlikesinin mümkün olduğu bu günlerde…

*Gazeteci

www.evrensel.net