Her nevi düş alınır!

Hayallerimize her yıl bir fiyat biçen Milli Piyango, yine aynı şeyi yapıyor. Bu yıl düşlerimizin bedeli 1 trilyon lira. Sadece 1 trilyonluk düşler kurulacak: Çocukları hatta yurtdışında okutmak, iyi bir yerden depreme dayanıklı ev almak, borçları ödemek, işyeri açmak, aileyi arabalandırmak...

Her nevi düş alınır!
Serpil İlgün
Emekleri karşılığında aldıkları sefalet ücretleriyle değil zengin olmak, insanca yaşam standartlarına bile ulaşamayacaklarına inanan emekçilerin loto, piyango gibi şans oyunlarına ilgisi artıyor. Yılın favori şans oyunu ise yılbaşı piyangosu. Geleneksel olduğu üzere, alın teri karşılığı alınan sefalet ücretleriyle gün yüzü görmeyen çoğunluğun düşlerine fiyat biçen Milli Piyango İdaresi, bu yıl da fiyatını belirledi: 1 trilyon.
Piyango öldü, yaşasın loto!
Ama Bakırköy'ün tercih edilen gişelerinden Sezen Abla Gişesi sahibi Atilla Güven'in söylediklerine göre, 1 trilyon lira beklenen itibarı görmüyor. 1999'un bitmesine sayılı günler kaldığı halde geçen senenin rakamlarını yakalayamadıklarını ifade eden Güven, tam biletin 5 milyon, yarım biletin 2.5 milyon ve çeyrek biletin 1 milyon 250 bin liradan satıldığı yılbaşı piyangosunun pahalı olmadığını savunuyor. Güven'e göre asıl mesele, ikramiye tutarının düşük olması. "1 trilyon lira bu zamanda az para. Büyük ikramiyeyi düşük tutuyorlar, piyango cazibesini yitiriyor" diyen yılların piyangocusu Güven, en revaçta olan şans oyununun sayısal loto olduğunu ve bu durumun yılbaşında da bozulmadığını söylüyor: "Vatandaş, sayısal lotoda 150 bin lira karşılığı oynadığı bir kolonda 600 milyara, bazen de 1 trilyona ortak oluyor. Piyangoda 1 milyon 250 bin liraya çeyrek alıp, 1 trilyonun dörtte birine ortak oluyor. Yani müşteri kafasında hesabını yapınca, piyango cazip gelmiyor." En çok dar gelirlilerin rağbet ettiği piyangonun can çekiştiğini ifade eden Güven, sistemin böyle sürmesi durumunda piyangonun ortadan kalkacağını söylüyor.
'Milletin inancı kalmadı'
İşlerin nasıl gittiğini, seyyar piyango bayilerinden Bayram Dağlı'ya soruyoruz bu kez. 15 yıldır piyango, kazı kazan gibi şans oyunları satan Dağlı, burnundan soluyor: "İşler iyi değil. Nefret ediyorum bu işten. 10 senedir aynı genel müdür başımızda. Biz o kadar şikâyet ediyoruz, şikâyetlerimiz hiç dikkate alınmıyor. Yılbaşlarında insan bir reklam verir, Sabancı'nın reklama ihtiyacı var mı? Yok. Ama veriyor. Bizim millet reklama meraklıdır. Milletin nabzına göre şerbet vereceksin kardeşim" diyen Dağlı'ya göre sorun, ikramiyenin azlığı ya da çokluğu değil, halkın piyangoya inancını yitirmesi. .
Borçları ödeyecek kadar...
Bilet alanların çoğu çeyrek bileti tercih ediyor. Konfeksiyon işçisi Yakup Aktekin, sayısal loto oynamayı tercih ederken, 72 yaşındaki babası Ahmet Aktekin piyango bileti alıyor. Yakup Aktekin, sayısal loto çıktığından bu yana piyango bileti almadığını söylüyor. İkramiyenin çıkması durumunda Aktekin'in yapacağı ilk iş "sağlam" bir yerde iyi bir ev almak. Baba Aktekin ise, paranın büyük bir bölümünü fakir fukaraya bağışlayacağını söylüyor.
'Paramı boşa verdiğimi biliyorum, yine de alıyorum' diyen şoför Erdoğan Aydın, bilet alırken çok büyük hayaller kurmadığını belirtiyor, ama ticaretle uğraşmayı çok istediğini aktarıyor.
Emekli Abdürrezak Dursun 27 yıldır aldığını söylediği piyangodan bugüne kadar amorti dışında bir şey kazanamamış. Yine de almaya devam ediyor, "Başka bir alışkanlığım yok. Sigaram bile yoktur benim" diyor. Dursun, ikramiye çıkması durumunda kendisi de dar gelirli olduğu için dar gelirlilere mutlaka yardım edeceğini söylüyor.
Çeyrek biletini, büyük bir heyecanla binlerce bilet arasından seçen lise öğrencisi Zeynep Şenyar, her yılbaşı tüm aile bireylerinin mutlaka piyango biletini aldığını ifade ederek, "Şimdiye kadar bir şey çıkmadı ama almaya devam ediyoruz. Çünkü umut bağlıyor herkes. Benim en büyük hayalim yurtdışında okumak" diyor.
Sadece yılbaşlarında bilet alanlardan Safiye Kurtaran ise gülerek, bugüne kadar amorti dahi çıkmadığını belirtiyor: "Aslında cazibesini yitiriyor ama yılbaşlarında piyango almaya alıştık."
www.evrensel.net