Demirel MGK'ya dokundurtmadı

Demirel, Türkiye'de ordu üzerinde sivil otorite bulunmayışı iddialarına karşı, "Siz buraya böyle yazmışsınız ama bu böyle değildir deriz" dedi.

Demirel MGK'ya dokundurtmadı
Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, ordunun sivillerinin üzerindeki görüntüsünün AB standartlarına uymadığı yorumlarına karşı, "Siz buraya böyle yazmışsınız, ama bu böyle değildir deriz" dedi. CNN Türk Masası'na önceki gün konuk olan veTaha Akyol'un AB adaylığı sürecindeki Türkiye'nin durumu ile ilgili sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Demirel, "Türkiye'de, ordu üzerinde sivil otorite bulunmayışının endişe konusu" olduğunu yolundaki iddiaların hatırlatılması üzerine, "Bunlar oraya yazıldıysa, bu Anayasa maddesi mi? Bunlar tartışılmaz mı? Siz buraya böyle yazmışsınız ama bu böyle değildir" dedi.
Demirel, "Yani Türkiye'de, ordu sivil denetim altındadır deriz. Milli Güvenlik Kurulu vasıtasıyla ordu politik yaşamda büyük rol oynamıyor deriz, cevap olarak. Öyle mi?" şeklindeki soruya ise şu karşılığı verdi: "Deriz. Gerçeği de öyle zaten... Yani bugün Türkiye'de hiç kimsenin itiraz etmeyeceği bir seçim yapılmış mıdır? 21 tane siyasi parti bu seçime girmiş midir? Türkiye'nin her tarafında yerel seçimler yapılmış, onbinlerce insan yerel yönetimlere seçilmiş mi? Evet... Onlar geçmişten kalan kalıntılar. Bu hâlâ kafasında kalmış onun. Bugün Türkiye'nin hür bir parlamentosu var mı? Var... Temel kıstaslarda çok büyük eksiğimiz yok. Türkiye'de dürüst, adil ve açık bir seçim yapılmadığını kimse iddia etmiyor. İkincisi, Türkiye'de bağımsız bir yargı var. Kim karışıyor yargıya? Başkanları bağımsız değil diyorlar... Diyebilir efendim... Neden bağımsız değil? Tedbir getirsin, şunları yapın desin. Nedir bağımsız olmadığını gösteren? Savcılar ve Hakimler Yüksek Kurulu'na bakan ve müsteşar dahil olmamalıdır. Olmasın..."
'Türkiye üniter bir devlet'
AB'nin 1997 tarihli kriterlerinde, "Kürt kültürel kimliğinin kabul edilmesi, tolerans gösterilmesi ve bunun serbestçe ifade edilmesinin" istendiğinin hatırlatılması üzerine şunları söyledi: "Türkiye, bir üniter devletir. Türkiye'de azınlık, sadece Lozan Anlaşması'nın getirdiği tanımla vardır. Türkiye'nin halkının hepsi Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin eşit vatandaşlarıdır. Ve ırk, din, inanç meselelerinden dolayı birbirlerinden hiçbir şekilde ayrılmazlar. Türkiye'de böylesine birbiriyle kaynaşmış, birbirinin fertleri haline gelmiş bir toplum, bir millet orta yerde varken, bu birliği şu veya bu şekilde parçalamakta bu birliğin her bir ferdi için hiçbir yarar yoktur."
Taha Akyol'un, "Finlandiya Başbakanı bugün yaptığı basın toplantısında, Abdullah Öcalan'ın idam edilip edilmeyeceği sorusuna, 'Bu bir şahıs meselesi değildir' cevabını verdi. Ancak şöyle devam etti: 'Sayın Demirel ve Sayın Ecevit'in başlattıkları reform hareketi devam edecektir. Avrupa Birliği'nin hukukuna Türkiye uyacaktır'. Orada da idam cezası yok. Bu açıklama konusunda ne diyorsunuz?" şeklindeki sorusuna Cumhurbaşkanı Demirel, şu yanıtı verdi: "Onlar zaten meseleye hep böyle bakmışlardır. Başka türlü bakmazlar. Yani, Avrupa idam cezasının infazını kaldırmıştır. Bir Avrupa ülkesi olarak Türkiye 6 numaralı protokolü imzalamamıştır. Türkiye kendisini bununla bağlı saymıyor. Yalnız, Lipponen ne diyebilirdi? Bir AB üyesi ve kendi ülkesinde idam infazı kaldırılmış. Nihayet, 'Türkiye ne isterse onu yapar' diyemezdi. Yani gayet politik bir cevap vermiş." Bu konuda kendi görüşünün sorulması üzerine ise Cumhurbaşkanı Demirel, şöyle konuştu: "Fevkalade nazik bir meseledir. Henüz hukuki süreç tamamlanmamıştır. Hukuki süreçten kastım, evvela Yargıtay'daki tashihi karar meselesidir. Şimdi, Avrupalı olacak mıyız? Oraya gelelim. Avrupalı olacaksak, bu işi yarım yamalak yapmanın anlamı yoktur."
www.evrensel.net