Tüzel, İnsan Hakları Günü'nde

   Dersim'de

Tüzel, İnsan Hakları Günü'nde Dersim'de
Emeğin Partisi (EMEP) Genel Başkanı Levent Tüzel, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'nin kabul edilmesinin 51. yıldönümünde Dersim'deydi. Önceki gün saat 16.00'da Dersim'e ulaşan Tüzel, saat 16.30'da Vali Yardımcısı ile Emeğin Partisi Pertek ilçe yöneticisi Süleyman Ekrem'in 29 Kasım akşamı bir grup PKK'linin silah tehdidi sonucu Aşağı Kacarlar köyünden Pirinçli köyüne götürülen ve daha sonra Pirinçli köyünde askerlerin kurduğu pusu sonucunda katledilen Süleyman Ekrem konusunu görüştü. Yapılan görüşmede Tunceli Valiliği'ne bir dilekçe verilerek olay hakkında dava açılması konusu dile getirildi.
Tüzel, yaptığı görüşmede, PKK'li oldukları söylenen bazı silahlı kişilerin, Ekrem'i silah zoruyla tehdit ederek Ekrem'in aracına bindiğini ve Pirinçli köyüne girişinde hiçbir ihtarda bulunulmadan ateş açılması sonucu sonuçta minibüsün şoförü olan Ekrem'in öldürüldüğünü söyledi. Tüzel, Ekrem'in sağ alınabilme imkânı varken öldürüldüğünü ifade ederek, bu konuda faillerin araştırılmasını ve cezalandırılmasını istedi.
Ardından Tunceli Vali Yardımcısı ise, olayda bir kasıt olmadığını, "Ekrem'in geçmişinin de pek temiz görünmediğini", "terör örgütleriyle bağlantısı olduğunu", "yardım ve yataklıktan gözaltına alındığını", "kendisinin de son olayda silah zoruyla değil de kendisinin gönüllü gittiğini bilerek ve isteyerek yardım ettiğini", "aracında silah bulunduğunu güvenlik güçlerimizin şoförü ayırt etmelerinin mümkün olmadığını" aktardı. Daha sonra saat 17.30'da Tunceli Belediyesi'nin sorunlarını ve Süleman Ekrem olayına duyarlı olunması için Belediye Başkanı Hasan Korkmaz ile bir görüşme yapıldı. Korkmaz da, belediyenin sorunlarından bahsetti. Tüzel, daha sonra da EMEP il binasında EMEP'lilerle bir toplantı düzenledi ve toplantıda Dersim'in sorunları tartışıldı. Tüzel, dün de askerlerce öldürülen Süleyman Ekrem'in köyü olan Aşağı Kacarlar köyüne gitti ve Ekrem'in mezarını ziyaret etti. Tunceli bağımsız milletvekili adayı Mazlum Sarısaltık ile EMEP yöneticileri ve yüzü aşkın partilinin katılımı ile köye gelen EMEP'liler, Ekrem'in ailesini de ziyaret etti. Levent Tüzel ziyaret sırasında yaptığı konuşmada, "Ekrem'in davası Metin Göktepe davası gibi takip edilecek, sorumlular cezasız kalmayacak. Sizler yalnız değilsiniz. EMEP tüm birimleri ile sizlerle beraber olacak. Arkadaşımızın, davasını dünya kamuoyunun dikkatine sunacağız" dedi. Ekrem olayı hakkında aileden bilgi alan Tüzel ve beraberindekiler, Ekrem'in mezarına da yürüdüler ve saygı duruşunda bulundular. Tüzel, burada da bir konuşma yaptı ve Süleyman Ekrem'in katillerine açılan davayı sahiplenme çağrısı yaptı. Mezar başında yakılan ağıtlara da değinen Tüzel, "Bu ağıtlarımızı mücadeleye, özgürlüğe olan tutkumuza dönüştürmemiz gerekiyor. Dersim halkı ile kol kola girip kenetlenmemiz gerekiyor" dedi. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Demokratik Anayasa istiyoruz
İnsan Hakları Derneği ile Türkiye İnsan Hakları Vakfı'nın 4 ve 5 Aralık günleri Ankara'da düzenlediği "Yeni Bin Yıla Girerken Türkiye İnsan Hakları Hareketi Konferansı"nın sonuç bildirgesi açıklandı. İnsan hakları savunucularının insan hakları hareketinin sorunlarını tartışması ve geleceğe yönelik bazı belirlemeleri yapması için platform oluşturmak amacıyla düzenlenen konferansta ele alınan konular "Globalleşme ve insan hakları", "Hukuk sistemi ve insan hakları", "Avrupa-Türkiye ekseninde insan hakları" ve "İnsan hakları için dayanışma" başlıkları altında toplandı.
Etkin çalışma yapılmalı
Konferansın ardından yayımlanan bildirgede, devletlerin, uluslararası kuruluşların ve şirketlerin eylemlerini 'insan hakları' kavramıyla meşrulaştırma eğiliminde olduğuna dikkat çekilerek, globalleşme sürecinin güç ve egemenlik merkezlerinin benimsediği ve etkili araçlarla, kabul ettirdikleri insan hakları anlayışının, bireysel negatif özgürlük haklarıyla sınırlı olduğu belirtildi. İnsan haklarının korunması bakımından Avrupa'nın, ciddi gerilemelere önderlik ettiğinin belirtildiği bildirgede, Avrupa hükümetlerinin insan haklarını çıkarları için araç olarak kullandığı dile getirilerek, Avrupalı insan hakları örgütleri beraber ve etkin çalışma yapmaya davet edildi. Avrupa insan hakları hareketinin başarısı olan standartların, Türkiye'de de tam olarak uygulanması gerekliliğine işaret edilen bildirgede, Türkiye'nin taraf olmadığı insan hakları belgelerine tarafı olması, bütün belgelerdeki yükümlülükleri tam olarak yerine getirmesi, denetim ve rapor prosedürlerini etkin olarak işletmesi, insan hakları mekanizmalarının Türkiye hakkındaki raporlarının yayımlanmasına koşulsuz ve bekletmesiz olarak izin verilmesi istendi.
Hukuk ve insan hakları
Bildirgede 1982 Anayasası'nın demokratikleşme ve özgürlük arayışlarının önünde engel oluşturduğu, hatta insan hakları ihlallerinin bir kaynağı ve dayanağı haline geldiği belirtilerek, toplumun tüm kesimlerinin katılımıyla özgürlük ve demokrasi talebine yanıt verecek toplumsal dinamiklerin dayatacağı gelişmelere felsefe ve yapı olarak açık yeni bir anayasa hazırlanması talep ediliyor.
İşkence ve kötü muamelenin Türkiye'de hâlâ sistemli bir şekilde devam ettiğine dikkat çekilen bildirgede, hükümetin işkencenin önlenmesi yönündeki iradesini açıkça ortaya koyması ve ölüm cezasının istisnasız olarak hukuk sisteminden çıkarılması talep edildi.
Bildirgede ayrıca, cezaevlerindeki ağır yaşam sorunlarının çözülebilmesinin ilk adımı olarak insan onuruna saygıyı esas alan bir infaz sisteminin hukuksal temellerinin bir an önce atılması, DGM'lerin hukuk sisteminden tümüyle çıkarılması, anadilde eğitim ve kendini ifade hakkının önündeki yasal ve pratik engellerin kaldırılması gerektiği de vurgulandı.
www.evrensel.net