Tutuklular

Tutuklular 'yaşam hakkı' için

   eyleme başlıyor

Tutuklular 'yaşam hakkı' için
    eyleme başlıyor
Siyasi tutuklular, baskıları ve F Tipi adıyla gündeme gelen hücre cezaevlerini protesto etmek amacıyla sayım vermeme eylemine başladılar. Cezaevi Merkezi Koordinasyonu'ndan yapılan açıklamada, Ulucanlar Cezaevi'ndeki katliamın hücre tipi cezaevlerine zemin hazırlamak amacıyla gerçekleştirildiği belirtilerek, Malatya ve Bursa cezaevlerindeki tutukluların da saldırı tehdidi altında bulundukları bildirildi.
Eylem altı gün sürecek
Ulucanlar Cezaevi'ndeki siyasi tutuklular hakkında dava açılmasını protesto etmek, Ulucanlar'dan zorla başka cezaevlerine gönderilen tutukluların istedikleri cezaevlerine gönderilmelerini sağlamak ve Malatya ile Burdur cezaevlerindeki tutukluların gasp edilen haklarının verilmesi için 9 Aralık'tan itibaren Sağmalcılar, Ümraniye, Çanakkale ve Gebze cezaevlerinde üç gün tek, üç gün tam sayım vermeme, diğer cezaevlerinde de altı gün tek sayım vermeme eylemi yapılacağı belirtilen açıklamada, katliamın sorumlularının açığa çıkarılması için davalara kitlesel katılım çağrısında bulunuldu.
Öte yandan Sağmalcılar Cezaevi'ndeki TDKP, TKEP ve DY davası tutukluları adına açıklama yapan Emin Gökturna, Şükrü Töre ve Baral Karagöz, Ulucanlar Cezaevi'nde saldırıya uğrayan tutuklular hakkında dava açılmasını kınadılar. Kartal Cezaevi'ndeki tutuklulara işkence yapıldığı belirtilen açıklamada, saldırıları protesto etmek amacıyla, 13 ve 14 Aralık günlerinde sayım verilmeyeceği bildirildi.
Görüşler kısıtlandı
Bu arada, Zile Cezaevi'nde, siyasi tutukluların hücre tipine geçiş olarak kullanılan 5 ve 8 kişilik koğuşlarda kalmaya zorlandıkları, koğuşlar arası iletişimin engellendiği ve getirilen yiyeceklerin parçalandığı bildirildi. Bu gibi baskıların yanı sıra haftada bir kez çarşamba günleri tam gün olarak yapılan aile görüşlerinin keyfi olarak 1-2 saate indirildiği, konuya ilişkin girişimlerin sonuçsuz kaldığı haber verildi. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Clinton'ı protesto edenler beraat etti
Emperyalizmin baştemsilcisi ABD Başkanı Bill Clinton'ın Türkiye'ye gelmesini protesto için 15 Kasım günü Kızılay'da gösteri yaparken polisin saldırısına uğrayıp gözaltına alınanlar hakkında 3 yıla kadar hapis cezası istemiyle açılan jet davanın ikinci duruşmasında jet karar verildi ve tüm sanıklar beraat etti. Suçüstü hükümleri uyarınca 115 kişi hakkında, "Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasası'na aykırı davranmak" suçlamasıyla açılan davanın ikinci duruşması dün yapıldı. Ankara 24. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, sanık sayısı fazla olduğu için 9'uncu Ağır Ceza Mahkemesi'nin duruşma salonu kullanıldı. Duruşmaya sanıkların büyük bir bölümü ile aralarında Çağdaş Hukukçular Derneği Genel Başkanı Ali Ersin Gür'ün de bulunduğu 14 avukat katıldı.
Duruşmada olay günü görevli bazı polisler tanık olarak dinlendi. Polis memuru Mustafa Ciroğlu, kalabalık bir grubun Clinton'ı protesto için Kızılay'a geldiğini, slogan atan bu grubu amirlerinin talimatı ile gözaltına aldıklarını, ancak bu kişileri tanıyamayacağını belirtti. Kendisinin olayda sıkışmadan dolayı yaralandığını belirten Ciroğlu, dağılmaları konusunda bir uyarının yapıldığını duymadığını söyledi. Mustafa Doğan ise, gösteriye katılanları tanıyamayacağını, amirlerinin emirleri doğrultusunda hareket ettiklerini ve bu esnada gösterici olmayanların da gözaltına alınabilineceğini söyledi. Doğan, dağılmaları konusunda bir uyarı yapılıp yapılmadığını duymadığını ifade etti. Yargıç Ahmet Çağlar'ın uyarının yapılması yönünde tekrar soru sorması karşısında Doğan, "Evet uyarı yapılmıştır" dedi. Sanık avukatları tanıkların sık sık ifadelerini değiştirdiğine dikkat çekerek mahkemeyi uyardılar. Tanık olarak dinlenen diğer polis memurları da benzer ifadeler verdiler.
Savcı beraat istedi
Daha sonra esas hakkındaki mütaalasını açıklayan Cumhuriyet Savcısı Sait Sağlam, olay günü ABD Başkanı'nın Türkiye ziyaretini protesto amaçlı basın açıklaması yapmak üzere bir grubun Güvenpark'a toplanması yönünde ihbar alınması karşısında gerekli güvenlik önlemlerinin alındığını, kalabalık grubun alana girmesinin önlendiğini, güvenlik güçleri ile kalabalık grup arasında tartışma çıktığını, burada yaralanmaların meydana geldiğini belirtti. Sağlam, olayla ilgili çekilen kasette dağılma konusunda bir uyarıya rastlanmadığı, tanık beyanlarına göre normal olarak vatandaşların da gözaltına alınmış olabileceğini, yaralanmaların arbedede oluştuğunu, basın açıklamasının yapılamadığını ve bu nedenle de suçun oluşmadığını belirterek sanıkların beraatlerini talep etti.
'Polisler yargılansın'
Avukat Ali Ersin Gür ise, yaptığı savunmada, bir ülkede yasaları uygulayanların değil uygulatmayanların yargılanması gerektiğini, basın açıklaması yapmanın anayasal bir hak olduğunu söyledi. Gür, olay günü basın açıklaması yapan kitle örgütü, sendika ve parti temsilcileri gözaltına alınırken ABD Başkanı Bill Clinton'ın Meclis'te milletvekillerine "insan hakları dersi" verdiğine dikkat çekti. Asıl yargılanması gerekenlerin güvenlik güçleri ve amirlerinin olduğunu ifade eden Gür, savcılığın beraat istemine katıldığını bildirdi. Sanıklardan İHD Ankara Şube Başkanı Lütfi Demirkapı ise, bugünün insan hakları günü olduğunun tutanaklara geçirilmesini istedi. Rana Çetin de, olay sırasında bacağının kırıldığını belirterek sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunulmasını talep etti. Ancak her iki istem de kabul görmedi. Yargıç Çağlar, daha sonra tüm sanıkların beraatine karar vererek yargılamayı bitirdi.
www.evrensel.net