Öğretmen:

Öğretmen: 'Yeterliyim'; öğrenci: 'Yetersizsin'

'Çağdaş Öğretmen Profili' başlığı altında gerçekleştirilen bir araştırma, öğretmenler ve öğrenciler arasında öğretmenlerin verimi konusunda anlaşmazlık noktaları olduğunu gösterdi.

Öğretmen: 'Yeterliyim'; öğrenci: 'Yetersizsin'
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB)'nın yaptığı "Çağdaş Öğretmen Profili" araştırmasında, başta öğrenciler olmak üzere, çeşitli çevrelerin öğretmenleri nasıl gördüğü ve öğretmenlerin durumu konularında, veriler elde edildi.
MEB Eğitimi Araştırma ve Geliştirme Dairesi Başkanlığı, "Halen görev yapan öğretmenlerin niteliklerinin yeterli olup olmadığını ve çağın gerektirdiği nitelikleri taşıyıp taşımadığını" araştırmak amacıyla, Çanakkale, Kocaeli, Denizli, Kütahya, Isparta, Mersin, Adıyaman, Gaziantep, Erzincan, Van, Amasya, Trabzon, Karaman ve Ankara illerinde, 2512 öğretmen, 1396 öğrenci, 438 okul yöneticisi, 443 müfettiş, 177 milli eğitim müdürü, 366 öğretim elemanı; 11 sendika, vakıf ve dernek temsilcisi ile 687 veli olmak üzere, toplam 6003 kişi üzerinde anket uyguladı.
Araştırmaya göre, öğretmenlerin alanlarındaki yeterliliklerini saptamak amacıyla yöneltilen sorular, yanıtların oranları ve değerlendirmeler şöyle:
Öğretmenler alanını günlük hayatla ilişkilendirebiliyor mu?
Öğretmenlerin yüzde 83'ü kendilerini bu konuda yeterli buluyor. Yöneticilerin yüzde 44.2'si, müfettişlerin yüzde 50.5'i öğretmenleri bu konuda "orta" derecede bulurken, müfettişlerin, yüzde 39.3'ü de az derecede yeterli buluyor. Öğrencilerin yüzde 32.9'u öğretmenlerin konu-alanlarını günlük hayatla ilişkilendirebilmelerini "orta", yüzde 27.9'u "az", yüzde 20.6'sı "çok" olarak ifade ediyor.
Öğretmenler alanlarındaki gelişmeleri izleyebiliyor mu?
Öğretmenlerin yüzde 55.1'i alanlarıyla ilgili gelişmeleri yakından izlediklerini ifade ederken, yöneticilerin yüzde 31.5'i öğretmenleri bu konuda yetersiz bulduğunu, yüzde 41.4'ü de "orta" derecede izlediklerini bildiriyor. Müfettişlerin yüzde 66.2'si, öğretmenlerin gelişmeleri yeterince izleyemediğini, yüzde 30.7'si "orta" derecede izlediğini düşünüyor. Öğrencilerin ise yüzde 31.9'u öğretmenlerin alanlarıyla ilgili gelişmeleri yakından izleyemediklerini, yüzde 33.2'si "orta" derecede izleyebildiğini belirtiyor.
Araştırmada, bu sorulara verilen yanıtlar, şöyle değerlendirildi: "Eğitim öğretim etkinliklerinde, sınıf ortamında birebir etkileşimde bulunan öğretmen ve öğrenci grubundan öğretmenlerin kendilerini yeterli gördükleri alanda, öğrencilerin öğretmenlerini yetersiz görmeleri son derece dikkat çekicidir. Bu sonuç, öğretmen-öğrenci etkileşiminde kopukluk olduğu fikrini ortaya çıkarmaktadır. Bu durumda, ya öğretmenlerin yeterli gördükleri niteliklerini sınıf ortamında öğrenciye gerektiği gibi hissettirmedikleri ya da öğrencilerin, öğretmenlerinin niteliklerinden haberdar olamadıkları, gerektiği ölçüde yararlanamadıkları sonucu ortaya çıkmaktadır."
Öğretmenler öğrencilerin farklılıklarını görebiliyor mu?
Öğretmenlerin yüzde 88.5'i öğrencilerin bireysel farklılıklarını görebildiklerini ifade ederken, müfettişlerin yüzde 32.8'i öğretmenleri bu konuda yetersiz, yüzde 50.2'si de "orta" derecede buluyor. Öğrencilerin yüzde 51.2'si bu konuda öğretmenler hakkında olumsuz görüş belirtirken, velilerin yüzde 30.4'ü "orta", yüzde 19.8'i "az" bulduğunu bildiriyor.
Öğretmenler kendilerini öğrencilerinin yerine koyabiliyor mu?
Öğretmenlerin yüzde 49.5'i "çok", yüzde 33.2'si "pek çok" derecede kendilerini öğrencilerinin yerine koyabildiklerini kaydederken, müfettişlerin yüzde 50.7'si öğretmenlerin yetersiz olduğu görüşünde. Bu soruya öğrencilerin yüzde 62.9'u olumsuz yanıt verirken, velilerin de yüzde 38.9'u yetersiz bulduğu görüşünü dile getiriyor.
Bu yanıtların değerlendirmesi ise şöyle: "Özellikle öğretmen görüşleri ile öğrencilerin görüşlerinin farklı olması dikkat çekicidir. Bu sonuçlardan, aynı sınıf ortamını paylaşan öğretmen ve öğrenciler arasında, ciddi iletişim ve birbirlerini anlama bozukluğu olduğu fikri ortaya çıkmaktadır."
Öğretmenler, öğrenciyi tanıma becerisine sahip mi?
Öğretmenlerin yüzde 85.3'ü öğrenciyi tanıma becerisine sahip olduğunu düşünürken, müfettişlerin yüzde 50.7'si öğretmenleri yetersiz buluyor. Öğrencilerin yüzde 38.8'i öğretmenlerinin yetersiz, yüzde 31.7'si de yeterli olduğunu düşünüyor. Velilerin yüzde 43.9'u ise olumlu görüş bildiriyor. Araştırmada, konuyla ilgili olarak, "Eğitim ortamında öğretmenin öğrenciyi tanımasının son derece önemli olduğunun bilinmesine karşılık, ankette böyle bir sonucun çıkması, üzerinde düşünülmesi gereken bir noktadır" denildi.
Öğretmenler, öğrencilerde öğrenme isteği uyandırabiliyor mu?
Öğretmenlerin yüzde 81.4'ü kendilerinin öğrencilerde öğrenme isteği uyandırabilme özelliklerini yeterli bulduğunu söylerken, müfettişlerin yüzde 55.5'i öğretmenlerin bu konuda "orta", yüzde 34.3'ü ise yetersiz olduğu fikrini taşıyor. Öğrencilerin yüzde 40.3'ü öğretmenlerin kendilerinde öğrenme isteği uyandıramadığını, yüzde 38.7'si de öğretmenleri bu konuda "orta" bulduklarını ifade ediyor. Velilerin yüzde 33.8'i öğretmenleri "orta", yüzde 44'ü de yeterli gördüğünü dile getiriyor.
Öğretmenler, öğrencinin problemlerinin çözülmesinde yardımcı olabiliyor mu?
Öğretmenlerin yüzde 69.9'u öğrencilere yardımcı olabildiklerini dile getirirken, müfettişlerin yüzde 37.9'u öğretmenleri yetersiz olduğu fikrinde. Öğrencilerin yüzde 49.7'si ise öğretmenlerin, problemlerinin çözülmesinde yardımcı olamadıklarını, yüzde 26.2'si "orta" derecede yardımcı olduklarını kaydediyor. Velilerin ise yüzde 38.6'sı öğretmenleri yeterli görüyor.
www.evrensel.net