Susurluk hiçbir şeyi değiştirmedi

Susurluk hiçbir şeyi değiştirmedi

Susurluk kazasının üzerinden üç yıl geçmesine ve bu süre içerisinde hazırlanan raporlara, verilen ifadelere rağmen "hiçbir şeyin değişmemesi"ne tepkiler sürüyor.

Susurluk hiçbir şeyi değiştirmedi
Susurluk kazasının üzerinden üç yıl geçmesine ve bu süre içerisinde hazırlanan raporlara, verilen ifadelere rağmen "hiçbir şeyin değişmemesi"ne tepkiler sürüyor. Siyasi partiler ve çeşitli kitle örgütleri Susurluk kazasının yıldönümü vesilesiyle yaptıkları açıklamalarda, 'çete'lerin devlet tarafından kollandığını belirterek, bu durumun halkın demokrasi mücadelesini yükseltmesi ile mümkün olabileceğini dile getirdiler.
'Kimse unutturamayacak!'
EMEP Genel Başkan Yardımcısı Memet Kılınçaslan yaptığı yazılı açıklamada, Susurluk'tan üç yıl sonra her şeyin eskisinden daha beter bir biçimde devam ettiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in "Ucu nereye kadar giderse oraya kadar gidilecek" sözlerini hatırlatan Kılınçaslan, hükümetin benzer açıklamalarına ve Susurluk Komisyonu Raporu'na rağmen bir arpa boyu yol gidilmediğini ifade etti. "Ortadaki bütün belge ve kanıtlara rağmen Susurluk'un baş aktörlerinden Mehmet Ağar ve Sedat Bucak milletvekilliği dokunulmazlığı zırhına bir kez daha büründüler ve bu zırhı delmeye yönelik bir girişim görülmüyor. Tuğgeneral Veli Küçük herhangi bir soruşturmaya uğramadan görevini sürdürüyor. Susurluk çetesinin baş elemanlarından Çatlı'nın sağ kolu Kırcı için özel af maddesi gündeme getiriliyor. En son Evcil olayı Susurluk çetelerinin devletin zirvelerince kollandığını ve işbaşında olduğunu göstermektedir" diyen Kılınçaslan, işçi sınıfı ve emekçi halkın demokrasi mücadelesini yükselttiği ve olayın takipçisi olduğu oranda çetelerin ortaya çıkartılıp hak ettikleri cezalara çarptırılacağını, Susurluk'u unutturmaya kimsenin gücünün yetmeyeceğini vurguladı.
'Demirel de hesap versin'
SİP Genel Başkanı Aydemir Güler de, yazılı açıklamasında, Susurluk'un kontrgerilla gerçeğini deşifre ettiğini belirterek, böylece Türkiye'de provokasyonların, katliam ve cinayetlerin devletten bağımsız suç örgütlerinin işi olmadığının ortaya çıktığını kaydetti. Güler, "Otuz küsur yıllık suç tarihinin simge ismi Demirel hesap vermelidir" dedi.
Susurluk olaylarının "devletin ali menfaatleri teranesi" arkasına sığınılarak kapatılmaya çalışıldığını belirten HADEP Genel Başkan Yardımcısı Hamit Geylani ise "Ülkemizi çağcıl ve demokratik bir yapıya kavuşturmanın ve çeteleşmelerden kurtarmanın yolu, demokratik cumhuriyet yapılanmasından geçer" görüşünü dile getirdi.
Demokratikleşme talebi
Türk Diş Hekimleri Birliği, Türk Eczacılar Birliği, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği, TÜRMOB ve Türk Tabipleri Birliği de yaptıkları ortak bir açıklamayla, demokratikleşme yönünde adım atılmasını istedi. Özgür TAYAD'ın açıklamasında da Abdullah Çatlı'ları, Yeşil'leri yaratanın devlet olduğu kaydedilerek, Susurluk'un devletin gerçekliği olduğu belirtildi.
Bu arada, Bergama'da "Kışlalı'dan Susurluk'a" başlıklı, eşitlik, özgürlük, barış demokrasi ve bağımsızlık konulu panel, yarın saat 14.00'te yapılacak.
www.evrensel.net