Ortadoğu

Ortadoğu'da yeni gerginlik

Ortadoğu'daki 'barış' sürecine ilişkin yeni kararların alınacağı Oslo Zirvesi'nden önce İsrail ve Mısır arasında ortaya çıkan gerginliği Washington endişeyle izliyor.

Ortadoğu'da yeni gerginlik
Norveç'in başkenti Oslo'da 2 Kasım'da yapılacak olan Ortadoğu Zirvesi için geri sayım sürerken, İsrail ve Mısır arasında ortaya çıkan gerginlik, bölgedeki dengelerin yeniden değişebileceğinin ipuçlarını verdi. Zirveye katılmayacağını açıklayan Mısır Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek, açıklamada bulunmazken, Mübarek'in zirveye davet ediliş şeklini "alçaltıcı" bulduğu için katılmayı reddettiği söyleniyor. Ürdün Kralı Abdullah da Mısır'ın zirveyi "boykotu" nedeniyle, "Arap birliğini korumak adına" Oslo'ya gitmekten vazgeçti.
İsrail Bilim Bakanı ve Genelkurmay eski Başkan Yardımcısı Matan Vilnai ise, Washington'da düzenlenen bir konferansta, İsrail'in Irak, İran ve Suriye'nin füzelerinin yanı sıra Mısır'ın füzelerine karşı da kendisini savunmaya hazır olması gerektiğini söyledi. Bu gelişmelerin ardından iki ülkenin dışişleri bakanları Amr Musa ve David Levi, yaptıkları sert açıklamalarla demeç savaşı başlatırken, İsrail, Mısır ordusunun giderek güçlendirmesinden duyduğu rahatsızlığı her fırsatta dile getiriyor. Kahire ise, Nükleer Silahların Kontrolü Anlaşması'nı imzalaması konusunda İsrail'e yaptığı baskıları artırıyor.
1979 yılında İsrail'in Sina Yarımadası'nı Mısır'a geri verdiği Camp David Anlaşması'ndan bu yana önemli bir sürtüşme içine girmeyen iki ülke arasındaki gerginlik ABD cephesinde de endişe yarattı. Washington, Oslo Zirvesi'nde Filistin Özerk Yönetimi'nin de kabullendiği sınırlı statüyü resmileştirme planları yapmaktaydı.
'İyi polis-kötü polis'
İsrail'de yayınlanan Ha'aretz gazetesi, Kahire'nin barış sürecinde arabuluculuk yaparken, "İsrail yanlısı görünmek" endişesi nedeniyle sertleştiği yorumunu yaptı. İsrail Başbakanı Ehud Barak ile Hüsnü Mübarek arasındaki yakın ilişkilerin sürdüğüne dikkati çeken gazete "Musa kötü polisi, Mübarek iyi polisi oynuyor" diyerek, fazla endişeye gerek olmadığını ifade etti.
Mısır'ın kozları
Hükümet kaynaklarından alınan bilgilere göre, Mısır, İsrail'in bütün ısrarlarına karşın barış sürecinin Suriye ayağında ilerleme sağlanmadan Madrid Konferansı ile başlatılan, ancak Netanyahu döneminde dondurulan "Ortadoğu Barışı için Çok Taraflı Görüşmeler"i yeniden başlatmayı kabul etmiyor. Kahire'nin ayrıca diğer Arap ülkelerinin de görüşmelere katılmamaları için baskı yaptığı belirtiliyor.
Türkiye'nin de katıldığı görüşmelerde su, silahsızlanma, mülteciler ve ekonomik gelişme konularını tartışan komiteler yer alıyor. İsrail, Suriye'nin bu görüşmelere hiç katılmadığına dikkat çekerek, görüşmelere tekrar başlanması için Kahire'nin Suriye ile masaya oturulması önkoşulunu koymasının anlamsız olduğunu savunuyor. İsrail Dışişleri Bakanı Levi, Mısır'ın İsrail büyükelçisini önceki gün bir kez daha çağırarak, ülkesinin rahatsızlığını bir kez daha ifade etti. Levi'nin "Mısır bu tavrı ile olumsuz bir atmosfer yaratarak barış sürecine zarar veriyor" suçlamasına Mısır Dışişleri Bakanı Amr Musa "İsrail bize ne yapmamız gerektiğini dikte edemez. Barış sürecine hiçbir şey Yahudi yerleşim merkezleri kadar zarar veremez" yanıtını verdi.
İsrail toplantıda yoktu
Eylül ayı başında Mısır'da imzalanan Wye-2 Barış Anlaşması uyarınca 1 Ekim'de yapılmasına karar verilen toplantı da yılan hikâyesine döndü. Mısır, Ürdün ve Filistin yönetimi dışişleri bakanları, Gazze'de İsrail'in katılımı olmadan bu toplantıyı gerçekleştirdiler. Mısır bu toplantıya ev sahipliği yapma davetinin İsrail tarafından kabul edilmediğini savunurken, İsrail Dışişleri Bakanlığı, İsrail'in bu toplantı için yaptığı davete cevap alamadığını ileri sürdü. Mısır Dışişleri Bakanı Musa, ilk kez Filistin Yönetimi topraklarını İsrail tarafına geçmeden ziyaret etmiş oldu.
www.evrensel.net