KESK: En etkili eylem genel işbırakma

KESK Genel Başkanı Erdem, maaş zamları konusundaki talepleri kabul ettirmenin yolunun etkili eylemlerden geçtiğini belirterek, genel işbırakmaları hedefleyen eylem takvimi çıkaracaklarını söyledi.

KESK: En etkili eylem genel işbırakma
Şengül Karadağ
KESK Genel Başkanı Siyami Erdem, örgütlerinin, hükümetin memur maaş zamları konusunda geri adım atmasını sağlayabilmek için en etkili eylemin işbırakmalar olduğu noktasında hemfikir olduğunu bildirdi. Önceki gün Merkez Yürütme Kurulu'nu toplayan KESK, önümüzdeki sürece ilişkin yeni eylem kararları aldı. Toplantı öncesinde sorularımızı yanıtlayan KESK Genel Başkanı Siyami Erdem, kasım ve aralık aylarını basın açıklamaları ve bölgesel mitinglerle geçireceklerini, bunun üzerinden genel işbırakmaları öngören bir takvim çıkaracaklarını bildirdi.
2000 yılı bütçesinin kamusal yönü olmadığını ve bir 'borç ödeme bütçesi' olarak da adlandırılabileceğini belirten Erdem, "Bütçeyi incelediğimizde personele ayrılan payın daha da azaldığını, eğitime, sağlığa, sosyal güvenliğe ayrılan payların da düştüğünü görüyoruz. 46 katrilyonluk bütçede toplanan gelirler 24 katrilyondur, bunun 19 katrilyonu faize verilmektedir. Vergi gelirlerinin tamamına yakını iç ve dış borçlara ödenmektedir" diyerek, halkın daha da yoksullaşacağını söyledi.
Emek dayanışması şart
Kamu çalışanlarına verilen yüzde 15'lik maaş artışının "lokal bir hadise" olmadığına dikkat çeken Siyami Erdem; özelleştirmenin hızlandırılması, tarıma yapılan desteklerin kaldırılması, işçilere ve emekçilere verilen ücretlerin dondurulması gibi uygulamaların hep IMF ve Dünya Bankası'nın dayatması olduğunu belirterek, "Soruna böyle baktığımızda kamu çalışanlarına verilen yetersiz ücret artışlarına karşı koyuşu, bir bütünsel bütçe teşhiri ve bu bütçeyi oluşturan siyasal zihniyetin teşhiri olarak ele almamız gerekiyor" dedi.
Erdem, hükümetin bu yaklaşımının bütün çalışanlar için geçerli olduğunu, hükümetin ekonomik, sosyal, siyasal ve sendikal alandaki politikalarına karşı bir emek dayanışmasının oluşturulması gerektiğini vurguladı: "Olabildiğince geniş emek kitlelerini bu süreçte birleşik bir taraf haline getirmemiz gerekiyor. Bunun yanı sıra da KESK, kendi kararlarını hayata geçirecektir. Yani edilgen bir tutum içinde bu birleşik mücadelenin oluşabilmesini beklemeyeceğiz. Bir taraftan eylemlerimizi yaparken, diğer taraftan da birleşik mücadele için gerekli adımların atılmasına çalışacağız."
Sendikal hareketin zaafları
Sosyal güvenlik yasasına karşı verilen birleşik mücadeleyi ve Emek Platformu'nu da değerlendiren Erdem, şunları söyledi: "Geçtiğimiz dönem sosyal güvenlik yasa tasarısına ve Anayasa değişikliklerine karşı birleşik mücadelenin ismi olan Emek Platformu, 24 Temmuz gibi büyük eylemleri gerçekleştirdi. Bu birleşik tutum ve davranış kamuoyu tarafından da takdirle karşılandı, olumlu görüldü. Halkın çok büyük bir kesimi bu sürece destek verdi, sempati duydu. Ancak bu süreç olumlu olmakla beraber başarı elde edemedi. Sonuçta sosyal güvenlik yasa tasarısı yasalaştı. Burada bize göre, sendikal hareketin zaafiyetleri ortaya çıktı. Sendikal önderlikler, bir bütün olarak kararlı davranabilseydi, yürekli davranabilseydi bu tasarının yasalaşması söz konusu olamazdı. Örneğin genel grev süreci içeriğine ve hedefine uygun bir şekilde örülebilseydi, bunun gerekliliği ve kaçınılmazlığı sahiplenilseydi, hükümetin yasayı geri çekmesi kaçınılmaz olacaktı."
Eylem kararlarımız önerilere açık
Zaafların aşılması için çalışanların kendi örgütlerine sahip çıkması gerektiğini kaydeden KESK Genel Başkanı, "Ama bütün kararsız ve ürkek tutumlarına rağmen birleşik mücadeleyi ilke olarak sahiplenmemiz, geliştirmemiz gerekiyor" dedi. Emek Platformu'nun hedefinin "emekçileri bir araya getirmek ve onların büyük gücünü açığa çıkarmak" olduğunu belirterek, bu açıdan halen bir ihtiyaç olduğunun altını çizen Siyami Erdem, şöyle devam etti: "Emek Platformu'nu bu noktada önemsiyoruz. Tekrar toparlanması ve kitleleri ortak talepler noktasında ayağa kaldırması için bir çaba içerisinde olacağız."
Erdem, alacakları eylem kararlarının da tarih ya da tarz itibariyle mutlak olmadığını, Emek Platformu'ndan gelen önerilere açık bir mücadele takvimi çıkaracaklarını sözlerine ekledi.
Durgunluk aşılıyor
Mücadele sürecinin 17 Ağustos'taki büyük depremle kesintiye uğradığını belirten Erdem, şimdi bu durgunluk sürecinin kırılmaya başlandığını ifade ederek, şunları söyledi: "Mücadele isteği her gün biraz daha gelişiyor. Özellikle bütçe ve bütçenin getirmiş olduğu ekonomik tahribat karşısında bir tutumun alınması gerekliliği konusunda tabanda bir hareketlilik vardır. Bu hareketlilik olumludur ve saptamalarımıza uygun bir şekilde gelişiyor. Şimdi bu hareketliliği daha da geliştirmek, işyerlerinde emekçileri birleşik bir hale getirmek, bir süre yapacağımız eylem ve etkinliklerle beraber genel bir işbırakma sürecine örgütü hızlı bir şekilde taşımak hedefindeyiz."
www.evrensel.net