Kenan Bilgin 5 yıldır

Kenan Bilgin 5 yıldır 'kayıp'

Bir kayıplar ülkesi olan Türkiye'de, Kenan Bilgin'in de kaybedildiği 1994 yılından 1999 yılının Haziran ayına kadar gözaltında kaybedilen insanların sayısı 837 oldu.

Kenan Bilgin 5 yıldır 'kayıp'
Kenan Bilgin'in adı, Türkiye'de insan hakları ihlalleriyle, gözaltında kayıplarla anılır oldu. Bir işçi olan Kenan Bilgin, Ankara Terörle Mücadele Şubesi ekipleri tarafından gözaltına alındığı 12 Eylül 1994 tarihinden beri 'kayıp'.
Kenan Bilgin, TDKP üyesi olduğu iddiasıyla 12 Eylül 1994 tarihinde Dikmen'de bir dolmuş durağından, Ankara Terörle Mücadele Şubesi ekipleri tarafından gözaltına alınarak Ankara Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü.
Aynı tarihte Kenan Bilgin'le birlikte gözaltına alınan Cavit Nacitarhan, Özer Akdemir, Salman Mazı, Ayşenur İkiz, Emine Yılmaz ve Müjdat Yılmaz daha sonra yaptıkları yazılı açıklamalarla Kenan Bilgin'i Ankara Terörle Mücadele Şubesi'nde gördüklerini bildirdiler. Aynı dönem Ankara Emniyet Müdürlüğü'nde bulunan Bülent Kat, Talat Abay, Ercan Aktaş ve Avukat Murat Demir de Kenan Bilgin'i emniyette gördüklerini yazılı ifadeleriyle açıkladılar. Söz konusu tanıklar, Kenan Bilgin'in "Adım Kenan Bilgin, beni kaybetmek istiyorlar. Kayıda geçmediler, aileme haber verin" dediğini ve yapılan işkence sonucu yürüyemeyecek durumda olduğunu açıkladılar. Avukatlarının ve ailesinin tüm girişimlerine rağmen Kenan Bilgin'den haber alınamadı ve yapılan tüm başvurular, "Bizde yok" yanıtıyla geri çevrildi. Onu aşkın tanığın ifadesi 'yok' sayıldı, Kenan Bilgin'in akıbeti hakkında bilgi alınamadı. Kenan Bilgin'in gözaltında kaybedilmesi olayı Avrupa düzeyinde tepki gördü. Almanya'dan dört kişilik bir heyet incelemede bulunmak amacıyla Türkiye'ye gelerek, Kenan Bilgin'in avukatlarından Nesrin Hatipoğlu'yla birlikte, dönemin İnsan Haklarından Sorumlu Devlet Bakanı Azimet Köylüoğlu ile görüştü. Görüşmeler sırasında Köylüoğlu'nun önce "Yerin altında olsa bulur çıkarırım" demesi, ama ertesi gün bu sözünü unutarak, Kenan Bilgin'in avukatını ve kardeşlerini "Polise komplo kurmakla" suçlaması, Köylüoğlu'nun "tepeden uyarıldığı" şeklinde yorumlandı.
Gözaltı itirafı
Avukatların ve ailesinin tüm yazılı ve sözlü başvurularına "Bizde yok" yanıtı veren resmi kurum yetkililerinin ise daha sonra "Gizli" ibaresiyle kendi aralarında yaptıkları yazışmalarda, Kenan Bilgin'in gözaltına alındığı geçtiğimiz yıl itiraf edilmişti. Ankara Cumhuriyet Savcısı Selahattin Kemaloğlu'nun İstanbul Üsküdar ve Tunceli Pertek savcılıklarına gönderdiği yazıda, "...Kenan Bilgin'in gözaltında olduğu görülmüştür" ifadesi kullanılmıştı. Türkiye'de her türlü yolu deneyen ve her kuruma başvurarak kardeşleri hakkında bilgi soran İrfan ve Yılmaz Bilgin'in bugüne kadarki girişimlerinden ise bir sonuç çıkmadı. Kendisini gözaltında gören tanıkların ifadelerine rağmen Bilgin kardeşlere verilen cevap, "Bizde yok, öyle biri gözaltına alınmadı" oldu. Türkiye'deki bütün yasal yolları tüketen Bilgin kardeşler, olayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne götürdüler. İrfan Bilgin'in 1994 Kasımı'nda verdiği dilekçe üzerine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi harekete geçerek olayı gündemine aldı.
www.evrensel.net