17 Eylül 2026 00:07

“Ailem Güvende” operasyonları sürerken kadınlar katledildi

YAZIYI SESLİ DİNLE
0:00 0:00

Sıla Altun
[email protected]

Bu hafta başı “Ailem Güvende” adı altında LGBTİ, HIV derneklerine, çeşitli mekanlara operasyon düzenlendi. Birçok LGBTİ, gazeteci gözaltına alındı, tutuklandı. Gazetemizin hesabı da dahil olmak üzere birçok X hesabına erişim engeli getirildi. Erişim engeli getirilen hesaplar arasında kadın örgütlerinin hatta üniversitelerdeki kadın toplulukların hesapları da vardı. Operasyonu protesto etmek isteyen yurttaşlar polis şiddetiyle karşı karşıya kaldı, yapılan eylemlerde çok sayıda gözaltı yapıldı. Bunların tamamı aileyi, özellikle de çocukları güvende tutma iddiasıyla gerçekleştirildi.

Bu operasyonlar başladığı gün Sivas’ın Divriği ilçesinde bir kadın 11 aylık bebeğinin evli olduğu erkek tarafından satıldığını iddia etti. Operasyona ilişkin adli süreç sürerken ise Mersin Tarsus’da bir kadın, hakkında bir buçuk yıldır uzaklaştırma kararı aldırdığı ve evli olduğu erkek tarafından öldürüldü. Adana’da bir kadın, evinin balkonunda bir erkek tarafından şiddete uğradı. Antep’te 16 yaşındaki Abdullah Omar Alobid ise iş cinayetinde hayatını kaybetti... Say say bitmez.

Operasyona verilen “Ailem Güvende” ismi bu nedenle ironik. Operasyonlar sırasında gerçekleşenler dışında da işçi ve emekçi ailelerin üyelerinin yaklaşık bir yıl boyunca yaşadıkları; iktidar eliyle güçlendirilen eşitsizliği, yoksulluğu ve şiddeti, artık kimsenin güvende olmayacağı bir düzenin hızla örgütlendiğini gösteriyordu.

Bugün de doğrudan devlet tarafından denetlenen LGBTİ derneklerine yönelik operasyonlar, gözaltına alınan kişilerin özel mesajlarının dahi “müstehcenlik” suçuna gerekçe haline getirilmesi, 11. ve 12. yargı paketinde LGBTİ’lerle birlikte işçi ve emekçileri topluca hedef alan maddelerin bugün fiilen uygulanması bu düzenin örgütlenmesinde önemli bir noktaya gelindiğini açıkça gösteriyor.

İktidar yasalarda yer almayan suçlar icat edebiliyor, bu suçlara “kanıt” olarak yine yasa dışı bir biçimde sizin en mahrem alanlarınıza dahi müdahale edebiliyor, bu icat edilmiş suçları kullanarak herhangi bir kişiyi kolaylıkla tutuklayabilirken işçi ve emekçilerin toplamına da “ayağını denk al” mesajı veriyor. İktidar bunu yaparken özellikle uzun süredir işçi ve emekçiler arasında bir kutuplaşmayı örgütlemenin aracı haline getirmiş olduğu LGBTİ’leri kullanıyor. Bugün LGBTİ’lerin karşı karşıya olduğu saldırı, iktidarın yukarıda saymış olduğumuz tutumunu işçi ve emekçilerin bütününe ne düzeyde uygulayabileceğini denediği bir sürece işaret ediyor. Ve tutumu, bu kutuplaşma üzerinden, ailenin güvenliği gerekçesini öne çıkararak işçi ve emekçilerde “rıza” üreterek ya da onları tarafsız bırakarak örgütlüyor.

Halbuki, LGBTİ’lerin eşit haklar için örgütlenmesi, insanca yaşam hakkı için mücadele etmesi ya da yalnızca var olması işçi ve emekçi kadınların, erkeklerin ve çocukların güvenliği üzerinde bir tehdit oluşturmuyor. Asıl tehdidin; 2026 yılında toplam 62 çocuk işçinin hayatını kaybetmesine, ağustos ayında 22 kadın cinayetine ve 33 şüpheli kadın ölümüne neden olan koşulları yaratanlarda aranması gerekiyor.

Dayanışmaya çağrı!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.

Evrensel'i Takip Et