Çemberi kim daraltıyor?
Sıla Altun
[email protected]
Kabaiş Ailesinin Avukatı Abdurrahman Karabulut, 25 Ağustos’ta otopsi ve ATK raporlarında Rojin’in vücudunda Rocuronium ve Ornidazole etken maddelerinin tespit edildiğini açıkladı. Karabulut bu bulguların Rojin’in ilaç verilerek bayıltıldığı ve solunumu felç edilerek öldürüldüğünü gösterdiğini ileri sürdü. Karabulut’un değerlendirmesi henüz yargısal bir hüküm içermiyor. Ancak Rojin’in bedeninde bulunan iki erkek DNA’sı, Rojin’in kayboluşu ve ardından ölü bulunmasına ilişkin Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörlüğü ve devlet kurumlarının yanlış yönlendiren tutumlarını birlikte düşündüğümüzde, bir kadın cinayetinin örtbas edilmeye çalışıldığını, ancak ilerleyen süreçte çemberin daralarak hem örtbas edenlerin hem de faillerin çevresini daha da sardığını tahmin edebiliyoruz.
Bu çember daraldıkça, Gülistan Doku dosyasında olduğu gibi, bölge illerinde gerçekleşen birçok şüpheli kadın ölümü ve kayıplarda olduğu gibi, bu cinayetleri gerçekleştiren ve koruyan bir ağın da ortaya çıkma ihtimalinin güçlendiğini görüyoruz.
Peki bu çemberi kim daraltıyor?
Bu soru önemli. Çünkü iktidar, özellikle Adalet Bakanı Akın Gürlek üzerinden, birçok şüpheli kadın ölümü dosyasında olduğu gibi Rojin Kabaiş dosyasını da kendi sağladığı ya da sağlayacağı “adaletin” bir göstergesi olarak sunmaya çalışıyor.
Rojin’in ailesiyle görüşen, soruşturmanın bütün yönleriyle ele alınacağını söyleyen Adalet Bakanı Akın Gürlek’in açıklamalarında devlet, sanki başından beri hakikatin peşindeymiş gibi lanse ediliyor. Oysa Rojin’in kayboluşu ve ölü bulunması ardındaki süreç bize bambaşka bir hikaye anlatıyor.
Rojin hayatını kaybedeli iki sene oldu. Bu süreçte hem Rojin’in sıra arkadaşları hem ailesi hem de kadınlar Rojin’e ne olduğunun açığa çıkması için ısrarla mücadele ettiler. Dosyadaki çelişkileri ve şüpheleri gündeme getirenler Rojin’in ailesi ve avukatları oldu. Rojin için adalet isteyen binlerce insan bu soruların kamuoyunun gündeminden düşmesine izin vermedi. Bugün çember daralıyorsa bu devletin soruşturma mekanizmalarının iyi işlemesinden ya da Gürlek’in “iyi” bir bakan olmasından kaynaklı değil; kamu kurumlarından temsilciler Rojin’in intihar ettiğini iddia ettiğinde ve ailesini soruşturmanın peşini bırakmaya ikna etmeye çalıştığında dosyanın kapatılmasına razı olmayanların sayesindedir. Çemberi asıl daraltan bu ısrardır.
Devlet bu süreçte ne yaptı?
Devlet kurumları bir taraftan Rojin’in ölümünün araştırıldığını söylerken, diğer taraftan Rojin’e ne oldu sorusu etrafında buluşan üniversite öğrencilerini soruşturmaya tabi tutuyor, gazetecileri kampüse almıyor ve eylemlerin büyümesini engellemeye çalışıyordu. Eylül 2025’te Van Yüzüncüyıl Üniversitesinin başvurusuyla Rojin hakkında paylaşım yapan çok sayıda sosyal medya hesabına erişim engeli getirilmişti. Rojin’in ölümü hakkında haber yapan JINNEWS’tan Öznur Değer ve Gazeteci Dilan Babat hakkında dezenformasyon yasası gerekçe gösterilerek soruşturma açılmıştı. Aynı zamanda aile, Van’da kolluk kuvvetlerinin soruşturma sürecini ihmal ettiği gerekçesiyle yakın zamanda soruşturmayı Jandarma Suç Araştırma Timinin (JASAT) devralmasını talep etti.
Devlet kurumlarının yıllarca çözmediği, soruşturma sürecini işletmediği ve bunu neden yapmadığı ya da kimlerin buradaki ihmallerden sorumlu olduğunun açıklanmadığı bir süreçteyiz şimdi de. Durum böyleyken Rojin Kabaiş’in ölümüne ilişkin ilerletilen soruşturmadaki gelişmeler ne Adalet Bakanı Akın Gürlek’in ne de devletin hanesine puan olarak yazılamaz. Çünkü devlet, halihazırda yapması gerekeni, hatta yapması gerekenin de asgarisini yapmaktadır. Ve bunu kendi görevlerini bildiğinden değil, avukatlar, gazeteciler, öğrenciler, kadınlar ve Rojin’in ailesi her fırsatta bunu hatırlattığı için yapmaktadır.
Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et