Çalıntı
Güzellik koksun
Gelincikler açsın, kan kırmızı. Kan koksun istemiyorum. Yüzün yüzüme değsin. Yanak yanağa, göz göze. Mis koksun.
İkisi de
Nazım Hikmet, yıllarca hapishanelerde yattı, şiir yazmaktan. Bir başkası altı ay yattı hapiste, şiir okumaktan. Diyorlar ki: "Ah ah, ikisi de ne acılar çekti, şiir yüzünden hapis yatmaktan."
Çalıntı
"Atı alan Üsküdar'ı geçer" demişler. Onlar hem atı çaldılar, hem kendilerinden geçip üstüne çökerek Üsküdar'ı aldılar.
Yorgunluk
Duvarların arkasında, parmaklıkların arasındayken onlar, hangi kuşun ötüşünü, hangi çiçeğin rengini özlüyorlar, özgürce koşup soluk almak varken yorgunlar oturup kalmaktan.
Durdurulamaz
Suyun akışı durdurulamaz. Durdurmaya kalkan altında kalır, boğulur. Sonrasında ölüsü kim bilir nerde bulunur.
Başkaldırı
Güneşin ışıması güzel bir sabahın başlangıcı olabilir. Bir çiğ damlasının parıldadığı bir çiçeğin üstünde. Çöplerin arasından başını kaldıran.
Zaman geri kalıyor
Saatler dijitalleşince dakik hale geldi. Artık ne ileri giden ne geri kalan var. Tik tak, uygun adım. Zamansa her gün biraz daha geri kalıyor.
Mutluluğun resmi
Nazım Hikmet, Abidin Dino'ya “Mutluluğun resmini çizebilir misin Abidin?” diye boşuna sormadı arkadaşına. Çünkü kendisi şiirlerinde insanı sarıp sarmalayan mutluluğu sözcükleriyle çizmeye başlamıştı bile.
Kesik şarkı
Önce ağaçları kestiler, kuşları yuvalarından etmek için. Sonra tuzak kurup hepsini bir bir kafeslere kapattılar. Sesleri çıkmasın diye susturarak ötüşlerini. Kesmek için şarkılarını.
Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et