10 Eylül 2026 00:15

Bundan elli küsur yıl önce, genç bir öğrenciyken George Orwell’in Hayvan Çiftliği’ni derste okuma şansına erişmiştim. Ardından okuduğum 1984, gözetim toplumunun dehşeti üzerine düşünmemi sağlamıştı. Bugün geldiğimiz yerde ise kamu otoritesiyle medya, insanın mahrem alanını birlikte didik didik ediyor; ölüm bile bu müdahalenin sınırı olamıyor, Orwell’in kâbusunu gündelik hayatın sıradan bir parçasına dönüştürüyor.

Sevilen, saygı duyulan bir oyuncunun, Serhat Kılıç’ın ardından yaşadıklarımızla başlayabiliriz. Bir insan öldüğünde evi neredeyse “delil sergisine” çevriliyor; ama ne deliller, evindeki gündelik nesneler görüntüleniyor. Fotoğraftaki gazoz şişelerinin dahi alkol şişesi izlenimi yaratacak biçimde sunulması, doğrulanmış bilgiyle ima arasındaki sınırın nasıl silindiğini gösteriyor, sigara kâğıdına suç çağrışımları yükleniyor. Üstelik ölüm nedeni kesinleşmeden, kişi kendisini savunamayacak durumdayken bir çeşit ölüm sonrası karakter yargılaması yapılıyor. Son güvenlik kamerası görüntülerinin “son anlar” başlığıyla dolaşıma sokulması hepimizin aklına haber değeri nerede biter, teşhir nerede başlar diye sorular üşüştürüyor.

Gençliğimizin yerli filmlerinde her bahtsız olayın ardından kurulan o cümleyi unutmak ne mümkün... “İçkinin tesiriyle!” ve bunu izleyen bir iç çekiş gençlik yıllarımızın gülünesi taklidiydi. O günlerin melodramlarında içki bütün kötülüklerin hazır açıklamasıyken; bugünse neredeyse başlı başına bir suç emaresi gibi sunuluyor ve Büyük Birader’in bizi izlemesine gerekçe kılınıyor. Fatih’te ve ardından Üsküdar’da açık alanda içki içenlere polis dronundan bölgeyi terk etmeleri yönünde anons yapıldığı kamuoyuna yansıdı bildiğiniz gibi. Sorun yasağın hangi somut hukuki düzenlemeye ve hangi sınırları belirlenmiş idari karara dayandığındaki belirsizlik. Çünkü benim bildiğim konuyla ilgili tek düzenleme Kabahatler Kanunu ve temel mesele salt alkol tüketmek değil, sarhoş olarak başkalarının huzur ve sükûnunu bozmak. İçki içmek her zaman çevreyi rahatsız etmek gibi değerlendiriliyor anlaşılan. Üstelik bu dronun yalnızca anons yapmayıp görüntü de kaydedilebileceği ve bu görüntüler saklanıp ihtiyaç halinde ne için kullanılabileceğini de bilemiyoruz tabii…

Teknolojinin yurttaş üzerinde sürekli gözetlenme hissi yaratan bir “uçan ahlak polisi” olarak kullanılması yaşamın sanatı taklit etmesine iyi bir örnek sanırım. Rahatsız edici davranış ile yaşam biçiminin kendisi arasındaki ayrımın silinmesiyle elinde gücü bulunduranın rahatsız edici bulduğu her şeyi izleme, denetleme, teşhir edip mahremiyeti de yok sayarak suça dönüştürmesine doğru hızla yol alıyoruz.

“Müstehcenlik” operasyonları ve 184 sosyal medya hesabına getirilen erişim engeli de bu zincirin son halkası olabilir. Son soruşturmalarda beş kişinin gözaltına alınması ve 184 hesabın topluca erişime engellenmesi, “müstehcen” gibi yoruma açık bir kavramın hangi nesnel ölçütle uygulandığı sorusunu büyütüyor. Burada da çocukların korunması, rıza dışı içerik ve ticari sömürüyle; yetişkinlerin rızaya dayalı ifadeleri ve yaşam tercihlerini birbirinden ayırmak gerekir ama belli ki böyle bir ayırım yok, ne de olsa erkin elinde her birimiz çocuk gibiyiz.

Aynı bakış bazen ölmüş bir insanın evindeki şişeyi teşhir ediyor, bazen yaşayanların üzerine dron gönderiyor, bazen de “müstehcen” saydığı bedeni dijital alandan siliyor. Değişen araçlar; değişmeyen ise bireyin hayatını açıklama, sınıflandırma ve terbiye etme arzusu. Büyük Birader artık yalnızca duvardaki ekrandan bakmıyor; evimizin içine giriyor, başımızın üzerinde uçuyor, bedenimize ve hatıramıza hangi anlamın verileceğini de belirlemek istiyor. Mesele içki ya da müstehcenlik değil: İnsanların, iktidarın makbul saydığı hayatın dışında da özgürce yaşayabilme hakkı.

Evrensel seninle güçlü!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.

Şebnem Korur Fincancı - Son Yazıları

Tüm Yazıları

Evrensel'i Takip Et