27 Ağustos 2026 00:05

Gazetecilik zor zamanların mesleğidir. Gücün hoşuna gitmeyen soruları sormayı, kamu adına denetlemeyi ve bilinmesi istenmeyeni görünür kılmayı gerektirir. Bu nedenle basın özgürlüğü, yalnızca gazetecilerin çalışma koşullarıyla ilgili mesleki bir talep değildir. Toplumun gerçeği öğrenme hakkının güvencesidir ama bu hak, gazeteciye gerçeğe karşı sorumsuz davranma ayrıcalığı da vermez. Son günlerde yaşanan, birbirinden farklı görünen iki gelişme, gazeteciliğin hem özgürlüğünü hem de sorumluluğunu birlikte düşünmemize neden oldu. İzmir’de görevini yapan gazetecilere yönelik baskı ve hakaretlerin ardından İzmir Gazeteciler Cemiyeti, “Gazeteciler kimsenin emir eri değildir” başlıklı bir açıklama yayımladı, biliyorsunuz. Açıklamada, kamuya açık bir gelişmeyi haberleştiren muhabirden haberini kaldırmasının istenmesine ve bir başka gazetecinin “paçavra” sözüyle aşağılanmasına tepki gösterildi. Bunun üzerine İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi, “iftira” ve “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” iddiaları kapsamında basın savcılığı tarafından ifadeye çağrıldı. Bir meslek örgütünün görevi, mensuplarının haklarını ve mesleğin onurunu korumak ve gazetecilere yönelik baskı ve hakarete sessiz kalmayan bir cemiyet başkanının, yayımlanan basın açıklaması nedeniyle ifade vermek durumunda kalması yalnızca Dilek Gappi’nin veya İzmir’de çalışan birkaç gazetecinin meselesi değildir. Bir siyasetçi, beğenmediği haberin kaldırılmasını isteyebiliyor; bir başkası, kendisini eleştiren gazeteciyi aşağılayabiliyorsa ve bunlara itiraz edilmesi dahi adli bir sürecin konusu olabiliyorsa, asıl baskı altında kalan halkın haber alma hakkıdır. Siyasetçinin yanlış bulduğu bir habere cevap verme, düzeltme isteme ve hukuki yollara başvurma hakkı elbette vardır. Ancak haber merkezini arayarak hesap sormak, haberin kaldırılmasını istemek ya da gazeteciye hakaret etmek, eleştiri ve cevap hakkı kapsamında değerlendirilemez. Gazeteci, siyasetçinin basın danışmanı değildir. Görevi, yöneticilerin istediği haberleri yayımlayıp istemediklerini saklamak hiç değildir.

Evet, gazeteciler kimsenin emir eri değildir. Ancak bu güçlü ve haklı cümlenin yanına bugün bir cümle daha eklememiz gerekiyor: Gazeteciler, doğrulanmamış iddiaların da megafonu değildir.

Rojin Kabaiş’in hâlâ bütünüyle aydınlatılamayan ölümü etrafında son günlerde yeniden üretilen haberler, bilimsel bilgi ile ilişkimizi ve gazetecilik sorumluluğunu tartışmayı zorunlu kılıyor. Ailenin avukatı, otopsi örneklerinde roküronyum ve ornidazol adlı maddelerin tespit edilmesinden hareketle Rojin Kabaiş’e ilaç verildiğini, solunumunun felç edildiğini ve öldürüldüğünü ileri sürdü. Bu, soruşturulması gereken ciddi bir iddia ancak bir iddianın ciddi olması, onun kanıtlanmış olduğu anlamına gelmez. Üstelik söz konusu maddelerin varlığı yeni ortaya çıkmış bir bulgu değil. Kamuoyuna daha önce yansıyan adli tıp değerlendirmesinde, roküronyumun Rojin’in kaybolmasından kısa süre önce geçirdiği ameliyatta kullanılan anestezik madde olduğu ve belirli bir süre boyunca vücutta tespit edilebileceği belirtilmişti. Raporda ayrıca mevcut bulgularla zehirlenerek öldürüldüğüne ilişkin tıbbi delil bulunmadığı kaydedilmişti. Bazı uzmanlar, kullanılan analiz yöntemi, maddenin miktarı ve hangi örneklerde ne düzeyde bulunduğu ayrıntılı biçimde değerlendirilmeden kesin hükme varılamayacağına dikkat çekiyor. Bu durumda gazetecinin görevi taraflardan birinin iddiasını seçip onu sansasyonel bir başlıkla kesin gerçek gibi sunmak değil, iddiayı, karşı görüşü, uzman değerlendirmesini ve resmi raporun ne söyleyip ne söylemediğini birlikte aktarmak olmalı.

Avukat, ilaç verilerek öldürüldüğünü iddia etti” cümlesiyle “Rojin ilaç verilerek öldürüldü” cümlesi arasında yalnızca birkaç kelimelik değil, gazetecilik etik ilkeleri açısından çok büyük bir fark var. Adli tıp raporu Rojin Kabaiş’in ölümünün suda boğulma sonucu gerçekleştiğini belirtmekle birlikte bunun intihar, kaza veya bir başkasının etkisiyle meydana gelip gelmediği konusunda tıbben kesin bir değerlendirme yapılamadığını söylüyor. Dolayısıyla ortada hâlâ yanıtlanması gereken sorular var. İki erkeğe ait DNA profillerinin kime ait olduğunun belirlenmesi, dosyadaki bütün çelişkilerin giderilmesi ve etkili bir soruşturma yürütülmesi gerekir. Rojin’in ailesinin gerçeği öğrenme ve adalet isteme hakkı tartışmasızdır. Ancak bu haklı arayış, doğrulanmamış her iddiayı kanıtlanmış bir cinayet senaryosuna dönüştürmeyi haklı çıkarmaz. Acılı bir ailenin sözlerini sansasyon malzemesi yapmak da o aileye karşı sorumluluğun yerine getirilmesi değildir.

Güç sahipleri haberleri kaldırtmaya, gazetecileri aşağılamaya veya meslek örgütlerini baskı altında tutmaya çalıştığında gerçek karartılır. Medya, yeterince araştırılmamış iddiaları tıklanma uğruna kesin hükümlerle sunduğunda ise gerçek gürültünün içinde kaybolur. Birinde suskunluk, diğerinde sansasyon vardır. İkisinde de yurttaşın sağlıklı bilgiye ulaşma hakkı zedelenir. Özgür olmayan gazeteci gerçeği söyleyemez; sorumlu davranmayan gazeteci ise gerçeğe güveni yok eder. Bugün ihtiyacımız olan gazetecilik, siyasal gücün karşısında eğilmeyen ama her iddianın peşinden de sürüklenmeyen gazeteciliktir. Soruyu cesaretle soran, cevabı sabırla araştıran; şüpheyi saklamayan fakat şüpheyi kanıt diye sunmayan bir gazetecilik…  Basının susturulmasıyla gerçeğin çarpıtılması ilk bakışta birbirine zıt iki sorun gibi görünebilir. Oysa her ikisinde de kaybeden aynıdır: Hakikat ve toplum.

Evrensel'e Abone Ol

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.

Şebnem Korur Fincancı

Ne emir eri ne iddiaların megafonu
0:00 0:00
1.00x
0:00 / 0:00
1.00x

Evrensel'i Takip Et