7 Eylül 2026 00:15

Bir araştırma ve üç söyleşi

YAZIYI SESLİ DİNLE
0:00 0:00

IPS İletişim Vakfı/bianet’in, Civil Rights Defenders’ın desteğiyle yayımladığı Prof. Dr. Nazan Haydari’nin “Televizyonlarda Hak Odaklı Barış Haberciliği Peşinde: ‘Suriye’ Gündemi 6 Ocak–6 Şubat 2026” başlıklı araştırmasının, Atölye BİA’da 4 Eylül Cuma günü gerçekleşen tanıtım toplantısı, bu değerli çalışmayı hem Prof. Dr. Nazan Haydari ile birlikte konuşmak, hem de bu alana emek veren meslektaşlarla birlikte değerlendirmek açısından iyi bir fırsattı.

Prof. Dr. Nazan Haydari’nin çalışması, 6 Ocak–6 Şubat 2026 döneminde CNN Türk, atv, İlke TV, Sözcü TV, Halk TV ve NOW TV’nin ana haber bültenleriyle siyasi tartışma programlarını inceliyor. Araştırma, 303 yayından elde edilen 225 bin 460 cümlelik veri analizini, nitel söylem çözümlemesini ve televizyon gazetecileriyle yapılan anonim görüşmeleri bir araya getiriyor. Araştırmanın veri analizini yürüten Summarify ekibinden Uzay Çetin ve Yunus Emre Gündoğmuş, buluşmaya çevrimiçi katılarak kullandıkları yöntemi anlattı. Araştırmacılar veri setindeki cümleleri altı başlıkta incelemiş: Duygu, nefret söylemi, saldırgan dil, kutuplaştırıcı dil, ötekileştirme ve yok sayma.

Farklı televizyon kanallarında çalışan muhabir ve haber müdürleriyle yapılan görüşmeler, haber üretim süreçlerini, editoryal tercihleri, çalışma koşullarını ve denetim mekanizmalarını anlamak için çalışmaya dahil edilmiş.

Bianet’in sitesinden de ulaşılabilecek araştırmanın sonuçlarına dair şu vurgu yapılıyor: “Suriye Geçiş Dönemi Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Genel Komutanı Mazlum Abdi arasında 14 maddelik ateşkes anlaşmasının imzalandığı 18 Ocak sonrası savaş dilinden uzaklaşılıp, müzakereye yönelik dili kullanımı kısa süreli olarak artıyor, ancak bu durum sadece iki gün sürüyor. 20 Ocak’ta medyaya “bayrak indirme” olarak yansıyan olayla birlikte kutuplaştırıcı ve ötekileştiren söyleme geri dönülüyor; nefret söylemi artıyor. Bu durum, medya, müzakere dilini editoryal bir süreklilik olarak değil, dışsal olayların geçici ve tepkisel bir yansıması olarak kurduğunda, ilk kırılma noktasında nasıl terk ettiğine dair bir örnek oluşturuyor.”

Atölye BİA Araştırma Koordinatörü Sinem Aydınlı’nın açılış konuşmasını yaptığı araştırmada inceleme konusu yapılan beş kanal, sorunlu haber söylemleri ve pratikleriyle yansırken, “İlke TV, hak odaklı barış gazeteciliğine en yakın profili çizen kanal

durumunda” tespiti yapılıyor.

Evrensel’in okurla buluştuğu 1995’te Dış Haberler Servisi’nde görev yapmış olan, o vesileyle birlikte çalıştığımız deneyimli dış haberci, CRD Program Sorumlusu Sinan Gökçen’in ekrana yansıtılan bir kanal sunucusunun ateş saçan konuşmasının ardından yaptığı yorum, tebessüm ettirerek düşündüren cinstendi: “Altı kelimelik bir cümlede dört sıfat kullanmayı başardı.”

Raporun metin editörü ve bianet Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Vecih Cuzdan da, sahadaki gerçekliği gölgeleyen sıfatlandırmaların haber metinlerini bozan etkilerine dikkat çekti.

Bir süre önce yine Atölye BİA’da dinlediğimiz Prof. Dr. Sevda Alankuş’un “Barış Gazeteciliği El Kitabı” da, bu çalışmada önemli bir başvuru kaynağı olarak anılıyor.

Araştırmanın sununun ardından yapılan sohbetlerde, medyaya hakim olan mülkiyet ilişkilerinin ve onlarca yıldır türlü biçimlerde yeniden üretilen milliyetçi söylemlerin yarattığı zorluklara dikkat çekildi. Mesleği icra edenleri çoğu zaman karamsarlığa iten tablo karşısında, bu tür araştırmalar çölde vaha etkisi yapıyor.

Bu araştırmayla eş zamanlı olarak, kıymetli meslektaşlarımız, İlke Tv’den Banu Güven, Yeni Yaşam’dan Nezahat Doğan ve Spot Basın Kooperatifi’nden İrfan Aktan, yeni görevi Suriye Cumhurbaşkanlığı Danışmanlığı olan Mazlum Abdi ile yaptıkları söyleşileri izledik ve okuduk. En zor zamanlarda Suriye’deki gelişmeleri sahadan aktaran meslektaşımız Doğan Cihan, sahada onlara eşlik etti.

Üç söyleşi de Suriye’de entegrasyona varan sürecin dinamiklerini, büyük bedeller ödeyen Kürtler açısından bu entegrasyon sürecinin neyi ifade ettiğini anlamak bakımından katkı sunuyor. Rojava’da kendi kendini yönetme deneyiminin başlarına denk gelen 2013 yılında, bir hafta sahada gözlem ve haber yapan bir gazeteci olarak, -mutlaka yeniden gideceğim- benim açımdan bilgilendirici oldu.

Bir süreci sahadan takip etmek, insanı dışarıdan bakmaktan kaynaklanan dar ve yer yer üstenci yaklaşımların tuzağına düşmekten kurtarıyor. Yorumlarına güvendiğim meslektaşım ve dostum Kumru Başer, X hesabından yaptığı paylaşımda, bu Mazlum Abdi söyleşilerinin, durumu bütün çıplaklığıyla, süslemeden anlattığını belirterek, “Bu bir başarı mı, yenilgi mi ikilemine girmeden durumu anlamak önemli” diyor. Benim de duygularıma tercüman olan bu yorumla noktalarken, arkadaşlarımı bu doğru zamandaki iyi işlerinden ötürü kutluyorum.

Evrensel 31 yaşında!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.

Evrensel'i Takip Et