21 Ağustos 2026 00:20

Emperyalizmin stratejileri ve politikaları

Emperyalist büyük devletlerin uluslararası alanda uyguladıkları stratejiler ve politikalar değişmez ve kalıcı mıdır? Yoksa bu strateji ve politikalar konjonktürel duruma göre değişmekte midir? Ya da bu politikaların değişen ve değişmeyen unsurları var mıdır? Bu sorular çoğaltılabilir ve peşinen hepsine birden olumlu veya olumsuz bir yanıt verilemez. Bunun nedeni ise açıktır: her şeyin değişip, dönüştüğü bir dünyada özü aynı kalmak üzere emperyalizmin stratejilerinin ve politikalarının değişmediği, değişmeyeceği ileri sürülemez. Bu soruları yanıtlayabilmek için emperyalizm gibi genel bir nitelemeden, emperyalist devletlerin politikalarına, buradan da günümüzün en büyük emperyalist devletinin, yani ABD’nin politikalarına kısaca bir göz atmak gerekir.

Geçmişin büyük sömürgeci devletlerinin neredeyse tamamı bugünün büyük emperyalist devletleridir. Bunların içine ABD sonradan katılmış, gücünü sürdüremeyenler ise geride kalmıştır. “Üzerinde güneş batmayan” İngiliz sömürgeciliğinin yönettiği halklara ilişkin temel taktiği parçala ve yönetti. Bu parçalama yönettiği ülkeyi doğrudan parçalara ayırmak anlamına gelmiyordu. Bu ülkede yaşayan halkların ulusal, dinsel, mezhepsel farklılıklarını birbirine karşı kışkırtmak, hepsinin üzerinde mutlak egemenliği sürdürmenin bir biçimiydi. Rakiplerle girişilen egemenlik ve güç mücadelesinde onları parçalamak ve dağıtmak, mirası paylaşmak bu stratejilerin temel koşullarından biriydi.

Emperyalizm dönemi ile birlikte bu stratejiyi emperyalist büyük devletler genel olarak uyguladılar. Ama sadece bağımlı halklara karşı değil, emperyalist büyük devletler olarak birbirlerine karşı da! Çünkü emperyalizmin dünyasında çelişkiler başka yöntemlerle çözülemediği —ekonomik rekabet, ambargo, gümrük savaşları vb.— koşullarda devreye giren savaşlar oldu ve insanlık emperyalist güç ve paylaşım nedeniyle iki büyük savaş yaşadı.

NATO İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra savaşın galiplerinden ABD tarafından kuruldu. Daha kuruluşunda siyasi ve askeri bir ittifaktı ve genlerinde antikomünizm vardı. Üye devletlerin sadece dış politikalarını değil, iç politikalarını da —gladyo, kontrgerilla vb. örgütlerle— dizayn etti. NATO’nun politika yapıcıları, ki bu başta ABD oluyor, kuruluştan duvarların yıkılmasına kadar olan döneme NATO 1.0 dediler. Sonrasından yakın zamana kadar gelen dönem ise NATO 2.0 olarak adlandırıldı. Bu iki dönemin baskın özelliği ABD’nin kesin hakimiyeti ve yönetimidir. Son Ankara zirvesi ile birlikte NATO tarafından benimsenen yeni strateji NATO 3.0 olarak adlandırıldı.

Bu stratejinin: Çin’in yükselişi, NATO içindeki büyük devletler arasındaki anlaşmazlıkların büyümesi, ABD hegemonyasının artık eski biçimde sürdürülemeyeceğinin, ABD’nin tek başına askeri ve ekonomik olarak bu durumu devam ettiremeyeceğinin, başta ABD olmak üzere kabul edilmesi üzerine geliştirildiğini biliyoruz. Yani uluslararası düzeydeki gelişmeler ve bunların yol açtığı güç ilişkilerindeki değişme NATO tarafından stratejik politika olarak kabul edilmiş oldu. Bu politikanın özellikle ABD tarafından anlamı, değişen koşullarda mevcut konumunu bu adımlarla sürdürebilme, olabilirse güçlendirmektir. Çünkü bu politika ABD iş birlikçisi etkin bölgesel güçlere, bulundukları bölgeleri denetleme, ABD politikalarını buralarda egemen kılma imkanı tanımaktadır. Bu ABD açısından daha az askeri güç bulundurma, daha az para harcamaktır.

Burada dikkat çekici olan önemli bir nokta ABD’nin Türkiye politikası açısından da belirleyici olan bölge politikasındaki değişimdir. Bölgesel etkili devletleri öne çıkaran bu emperyalist, gerici politika, bu bölgelerdeki ezilen halkların ve ulusların hareketlerinin darbelenmesini de beraberinde getirmektedir. Üniter yapıyı koruma, buna karşı mücadele eden güçleri buraya entegre etme, bütün bunları ABD’nin genel çıkarlarına ve bölge stratejilerine bağlama hedeflenmektedir. Bunu somutlayacak olursak, bölgede ABD karşıtı İran ve onun müttefiklerinin baskı altına alınması ve etkisizleştirilmesi, ABD’nin Rusya’ya karşı da olmak üzere bölge politikalarına dahil olunması. Bütün bunlar demokratik yönetimler altında kolayca gerçekleştirilebilecek hedefler değildir. İşte bu nedenle boşuna monarşi söylemleri ortaya atılmamaktadır. Genel hatları ile kısaca ABD’nin bölgeye ilişkin güncel politikaları böyledir.

Saray rejimi bu politikaları benimsemiş ve uygulama yoluna girmiştir. Mekke anlaşması bunun ilk örneğidir. Kürt siyasi hareketi de olabildiğince etkisizleştirilmeye, içinde demokrasi ve eşitlik olmayan bir anlaşmaya zorlanmaktadır. Genel olarak Türkiye halklarının demokrasi ve bağımsızlık mücadelesi bastırılmaya ve dağıtılmaya çalışılmaktadır. Burada şu sorulabilir: ‘Madem üniter yapılar destekleniyor, kendilerine ulusalcı, milliyetçi diyen çevrelerin yaygarası niye?’ Onların emperyalizmle, NATO ile bir sorunları yoktur. Monarşi lafları, dini görüntüler, özellikle de bu süreçten Kürtlerin bir şeyler kazanabileceği endişesi onları rahatsız etmektedir. Kürt düşmanlığı temel motivasyonlarıdır. Demokrasisiz bir cumhuriyet tercihleridir. Bu neresinden tutulursa tutulsun gericilik ve zorbalığın egemen olması, ülkenin bağımsızlığının feda edilmesidir. Tüm çabaları ulusal baskının sürmesi, halkların düşmanlaştırılması üzerinedir.

Ancak ne Türkiye halkları, ne de bölge halkları bu emperyalist politikalara mahkumdur. Emperyalizmin ve iç gericiliğin bu gerici ve faşist politikaları püskürtülebilir ve halklar demokrasiyi, eşitliği, barışı ve ülkenin bağımsızlığını kazanabilir. Bu bakımdan Türkiye halkları bölgenin diğer halklarından daha fazla birikime, mücadele tecrübesine ve potansiyeline sahiptir. Sorun bu mücadele potansiyelini harekete geçirebilmek, Saray rejiminin bölme, parçalama, etkisizleştirme atağını püskürtebilmeyi başarabilmekte düğümlenmektedir. Gün, birbirine destek verme, birlikte mücadele etme günüdür. Bu başarıldığına kazanan halklar olacaktır.

Dayanışmaya çağrı!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.

Ahmet Yaşaroğlu

Emperyalizmin stratejileri ve politikaları
0:00 0:00
1.00x
0:00 / 0:00
1.00x

Evrensel'i Takip Et