14 Ağustos 2026 00:12

Çerçevenin dışı

Kürt hareketinin ve onun taleplerinin “çerçeve yasaya” sığmadığını, onun çok dışına taşan istekleri olduğunu her halde uzun uzun anlatmaya gerek yok. Eğer barış, kardeşlik, demokrasi olacaksa halklar arasında eşit bir ilişki ve demokratik kuralların egemen olduğu bir politik yaşamın kurulması gerekiyor. Ama bu söylenenler, çok eleştirilen içeriğine, nasıl ve ne kadar uygulanacağına bakılmaksızın bu yasanın nesnel olarak demokratik bir mücadelenin zeminini genişlettiği gerçeğinin üzerini örtmüyor. Bu zemin genişlemesi iktidarın demokrasi ve özgürlük için mücadele edenlere yüce gönüllülüğünden dolayı bahşettiği bir lütuf da değildir. Bu yılların mücadelesinin sağladığı bir kazanım. Ayakları sağlamca bu zemine basıp, yürüyüşü sürdürmek gerekiyor. Bu mücadelenin Türk ve Kürt tüm halkın birlikte mücadelesi olması gerektiği gerçeğini burada yeniden hatırlatmak gerekiyor.

Yasaya ilişkin hemen hemen her politik parti ve çevrenin görüşleri var. Söz konusu olan politika alanı olunca iktidarın da, muhalefetin de, çeşitli parti ve çevrelerin de politik hesaplarının, düşüncelerinin, bir tutum sergilemelerinin kaçınılmaz olduğunu anlamak gerekiyor. İktidarın hesaplarının egemenliğini pekiştirmek ve sürdürmek olduğunu bilmeyen var mı? İktidar yasayı Kürtler için kayıtsız şartsız bir teslimiyet mantığıyla yürütecektir. Hangi iktidar kendini zayıflatmak ister ve politik gelişmelerden kendi için en avantajlı bir biçimde çıkmayı istemez? Peki demokrasi, barış, özgürlük isteyen hangi muhalefet hareketi mücadele ettiği zemini genişletmek, adımını ileri doğru atmasını sağlayan, durumunu güçlendirecek olan bir fırsatı değerlendirmek istemez. Dünyada bu olanaktan yararlanmayı istemeyecek bir iktidar ve muhalefet yoktur. Eğer gerçek bu ise, politik gidişatın yönünü belirleyecek olan karşılıklı mücadele ve güç ilişkileri olacaktır.

Bugün ülke halkları faşizmin ve gericiliğin ağır bir saldırısı ile karşı karşıya. Bu saldırı başta ekonomik ve politik alan olmak üzere yaşamın sürdürüldüğü tüm alanları da kapsıyor. Kürt halkının hak eşitliği, demokrasi ve barış talepleri, Türk halkının demokrasi ve özgürlük talepleri ile çakışıyor ve örtüşüyor. Ama tam da burada yapılan bir itiraz var. Deniyor ki ‘Ama Kürt hareketi iktidarla görüşüyor, müzakere ediyor.’ Bu onların içinde bulunduğu sorunun özgünlüğünden ileri gelen bir durumdur. Ortada bir ulusal hareket var ve o karşılıklı silahlı mücadeleye dayanan bir geçmişe sahip. Savaşanların görüşmesi, barış şartlarında anlaşması kadar doğal bir şey olamaz. Yöneten kimse onunla görüşülür.

Deniyor ki, ‘Ama demokratik hareketi zayıflatabilecek kararlar alabilirler.’ Ezilen ulusun hareketi özünde demokratik bir harekettir. Onların kendi halkları için ileri sürdükleri her talep doğası gereği egemen olan sistemi zayıflatacak ve gevşetecek taleplerdir. Bu talepler köklü veya palyatif talepler olabilir. Demokrasi ve özgürlüğü savunanların, hele hele sosyalist olma iddiasında olanların özellikle bu dönemde Kürt halkının taleplerini en ileriden savunmak gibi bir görevleri var. Bu görevlere sarılmamak, Kürtlere bu süreçte destek vermemek onları iktidar karşısında zayıflatan, genel olarak Kürtlerin ve Türklerin demokrasi mücadelesini zaafa uğratan bir tutum olacaktır. Kürtlerin eleştiriye değil desteğe ihtiyaçları var. Ama tepkilere bakılınca şovenizmin kışkırtıldığı ve sosyal-şovenizmin köpürtüldüğü bir ortam görülüyor.

Vurgulamak gerekir ki: subjektif tespitler henüz olmamış, gerçekleşmemiş durumlar hakkında spekülasyonlar yapılacak bir alana taşınmamalıdır. Politik durum tespitleri ve taktikler gerçekler üzerinden yapılır. Bugünün gerçeği Kürt ve Türk halkının demokrasi, demokratik hak ve özgürlükler talep ettiği, bunun için bir mücadele yürüttüğüdür. Bu hak ve özgürlüklerin kazanılmasının güvencesi de birlikte yürütülecek mücadelenin gücü ve etkisi olacaktır. Ana muhalefet partisi ağır bir politik saldırı altındadır. Buna rağmen yönetim düzeyinde yasaya evet demesi demokrasi için mücadele edecek olanlar için alanı genişletmekte, zemini daha da sağlamlaştırmaktadır. Ancak hayır diyen milletvekillerinin demokrasi mücadelesinin sadece ana muhalefet partisine saldırılara karşı verilen bir mücadele olmadığını anlamaları gerekiyor. Elbette demokrasiden her parti ve akım aynı şeyi anlamıyor, aynı talebi seslendirmiyor. Kimisi demokratik hak ve özgürlüklerin yasal güvencelerle sağlanması platformu ile yetinirken, bir diğeri sadece bu kazanımla yetinmeyelim, halkın egemen olduğu bir demokrasiye doğru mücadelemizi genişletelim diyor.

Bu farklılıklar demokrasi mücadelesinde birlikte yürümenin, geçici ve koşullara bağlı mücadele birlikleri oluşturmanın önünde elbette engel değildir. Ülkenin koşulları böyle bir mücadele birliğinin gerçekleşmesini dayatıyor ve bunu zorunlu kılıyor. Kendilerine “ulusalcı, cumhuriyetçi” diyen bir kesim bu mücadele birliğinin gerçekleşmemesi için aşırı bir çaba sarf ediyor. Onların defterinde demokrasi yok, ezilen bir halkın hakları yok, Kürtlerin içinde bulunduğu durumla ilgili insani ve vicdani bir tutum da yok. Tek dertleri yüz yıllık klasik devletçi geleneği sürdürmek. Ama bu devlette artık öyle gidemeyeceğini görüyor ve kendi gerici hesapları ile daha gerici bir yön belirlemeye çalışıyor. Onun belirlediği bu yönde demokrasi, eşitlik, halklarla barış, ülkenin bağımsızlığı, halkın onurunun korunması yok. O zaman bunları korumak ve özgür, demokratik yeni bir yaşam kurma görevi doğrudan bu ülkenin işçi ve emekçilerinin, onların önünde yürüme iddiasında olanların omuzlarına yüklenmiş bir görev olmuyor mu?

Evrensel 31 yaşında!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.

Ahmet Yaşaroğlu

Çerçevenin dışı
0:00 0:00
1.00x
0:00 / 0:00
1.00x

Evrensel'i Takip Et