31 Temmuz 2026 00:15

Yapılan bir sindirme ve boyun eğdirme operasyonudur

“Son haftalarda ortaya dökülen bilgi ve belgeler, 53 binden fazla canımızı toprağa verdiğimiz 6 Şubat depremleri sürecinde neler yaşandığını, hangi oyunların çevrildiğini, devlete ve millete hangi operasyonların çekildiğini, deprem bölgesine ayak basmamış terbiye yoksunu tiplerin nasıl hariçten gazel okuduklarını hepimize çok net biçimde gösteriyor.” Bu sözler Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ait. Bu sözlerin Ahbap ve Haluk Levent bağlantılı olduğunu herhalde anlamışsınızdır. Ahmet Hakan’da kendi köşesinde o dönemde Ahbap’a bağış yapanların, destekleyenlerin devletten ve milletten nasıl bir özür dileyeceklerini tanımlayan bir metin yayımladı. Ahbap’a bağış yapanlar bu davranışlarından dolayı devletten ve milletten özür dilemeliymiş! İktidar medyasında bu tür haber ve yazılar eksik olmuyor. Deprem sırasında üç gün boyunca sesi çıkmayanlara, depremzedelere resmi yardım kuruluşundan çadır satanlara Levent’e yöneltilen suçlamalar ve operasyonlar sonrasında bir cesaret geldi.

Oysa deprem sırasında olup bitenler bütün halkın gözleri önünde oldu. Günlerce yardım beklendi, insanlar enkazların altında yardım çığlıkları atarak can verdi. Gönüllülerin yardımları resmi kurumlarca engellendi. Askerlerin devreye girmesi ve yardım çalışmalarına katılması “orduya prestij kazandırmama” adına engellendi. Bu nedenler ve daha burada sayılmayan nedenlerden ötürü, eğer kurtarma ve yardım çalışmaları vaktinde yapılabilseydi kurtulabilecek ve daha az sayıda kayıp olabilecekken 53 bin insan bu depremde can verdi. Ahbap ve Haluk Levent işte bu koşullarda öne çıktı ve şimdi sorguya alınıp, üzerlerinde bir sindirme operasyonu yapılan ünlü pek çok insan da taşıdıkları insani duygularla bu derneğe bağış yaptılar. Şimdi Haluk Levent’in bağışları ve bu güveni kötüye kullandığı gerekçesi ile bu insanlar pişmanlık göstermeye, özür dilemeye davet ediliyor, sorguya alınıyor.

Bu tip dernekleri denetlenmesinin devletin sorumluluğunda olduğu gerçeğini bir yana bırakarak vurgulamak gerekir ki: Halkın kendi yaralarını kendisinin sarması için bir çaba içine girmesi, bunun için dayanışma göstermesi, örgütlenmesi, en basit ve doğal görevlerini yapması gereken ama yapmayan resmi kurumları eleştirmesi ne suçtur ne de onun evlatlarının bundan dolayı kimseye bir özür borçları vardır. Bugün iktidarın hesap sorduğu işte halkın bir bölümünün gösterdiği bu davranıştır. İsteniyor ki halk birbirine güvenmesin, eğer örgütlenmişse bu örgütlere güvenilmesin, genel bir yılgınlık ve güvensizlik ortamı egemen olsun. Güvenilecek tek yer iktidar ve onun fonladığı kurum ve kuruluşlar olsun. Hiçbir benzerliğinin olmamasına karşın Gezi’nin de hatırlatılması boşuna değildir.

Bu nedenle sorun, Haluk Levent’in sorumsuzluğunun ve usulsüzlüğünün çok ötesindedir ve onun üzerinden ülkenin ilerici ve aydın birikimi, halkın dayanışma duyguları, birlikte tepki gösterme tutumları mahkûm edilmek istenmektedir. Haluk Levent halkın vicdanında yargılanacaktır. Saray mahkemelerinin ise nasıl kararlar verdiği, iktidar çevrelerinin hangi yolsuzluklar ve soygunlar içinde olduğu ayan beyan ortada iken, gelişmeleri halkın dayanışmasına, örgütlenmesine, birlikte tutum sergilemesine duyulan öfke ile farklı bir mecraya yönlendirmeye çalışmak, iktidarın deprem sırasında ve sonrasında halka karşı işlediği suçların üzerini örtemeyecektir. İktidar ve onun başı bu halkı sindiremeyecek, onun yardımlaşma, dayanışma, mücadele etme, mücadele edenleri destekleme duygularını kuşkusuz bastıramayacaktır. Halkın bu duygularını istismar edenler, kötüye kullananlar kuşkusuz hiç eksik olmayacaktır. Ama bunlar dayanışma ve birlikte tutum alma, iktidarı mahkûm etme tutumunu engelleyemeyecektir.

Unutulmasın ki bu iktidar da halka daha iyi bir yaşam vaat ederek onların desteklerini aldı. Ama halka verdiği yoksulluk, açlığın görünür hale gelmesi, işsizlik, çalışanlar için aşırı sömürü, zamların ve zulmün her geçen gün artması, ülkenin emperyalistlerin çıkarları uğruna talan edilmesi, onlara sunulan daha fazla uşaklık teklifleridir. Hırsız dendiğinde, yolsuzluk dendiğinde, hak yeme dendiğinde, rüşvet dendiğinde bu halk nereye bakacağını çok iyi bilmektedir. Hiçbir yerde ve hiçbir zaman büyük hırsızların küçük bir hırsızı yakalaması onlar için namus, dürüstlük ve güvenilirlik belirtisi olmamıştır. İşte bu nedenle de ana muhalefet partisine, belediyelere yapılanlar da toplum nezdinde kabul görmemekte, inandırıcı bulunmamaktadır. Kimsenin kuşkusu olmasın ki, bütün bunların hesabının sorulması mahşere kalmayacaktır.

Evrensel 31 yaşında!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.

Ahmet Yaşaroğlu

Yapılan bir sindirme ve boyun eğdirme operasyonudur
0:00 0:00
1.00x
0:00 / 0:00
1.00x

Evrensel'i Takip Et