18 Ağustos 2026 00:09

‘Nereden nereye’ / ‘3Y’den Mekke’ye!...

AKP 25. yılını kutladı ama Erdoğan siyaset sahnesine çıkalı daha fazla oluyor. Önce Necmettin Erbakan’ın “milli görüş”ünün İstanbul il ve ardından İBB başkanlığını yaptı. cumhurbaşkanlığı kariyerine oradan başladı.

Partisi RP, 28 Şubat’ta Sincan’da tankların sokaklarda dolaştırıldığı bir asker dayatması ya da yarı-darbeye hedef olduğunda partiyi bu noktaya sürüklediği için Erbakan’a tutum aldı. Ardından “milliciliği”nin giyilip çıkarılan bir “gömlek”ten ibaret olduğunu açıklayarak istifa edip partisini bölmek üzere harekete geçti. Siyasetteki çocukluk dönemlerinde açık sözlüydü, demokrasinin de “inilip binilen bir tramvay” olduğunu söylemişti. AKP’yi kuran ayrılıkçı hareketin başında A. Gül, B. Arınç ve kendisinden oluşan bir trimvura vardı, sonra “tek” kalacaktı.

Onay için ABD’ye gitti. Körfez Savaşı öncesi Türkiye topraklarını Amerikan askerlerine açamayınca dış ilişkilerini kuranlardan C. Zapsu, Washington’da “Delikten aşağı süpürmeyin, kullanın” diyerek dış desteğin devamını sağladı.

İlginci, “3Y” ajitasyonuyla iktidar olmuştu. Yolsuzluğa, yoksulluğa ve yasaklara karşıydı! “Askeri vesayet”e de karşıydı. Ülkenin vasisi olacaktı ama bu nedenle liberal solcuların desteğini almıştı. Anayasa değişikliği referandumunda da “Yetmez ama evet” desteğini cebine koymuştu. Hâlâ eskiden “iyi” olduğu, sonradan “Yanlışlar yapmaya başladığı” tevatür edilir. Oysa halkı peşine takabilmek için tüm burjuva politikacılar benzerlerini çok yapmıştır. Hatta burjuva politikası ikna edici yalanlar üretme sanatıdır.

Şimdi “3Y”nin haline bakılsın. Muhalif belediyecileri “yolsuzluk” iddiasıyla yargılamaya girişen AKP yolsuzluk üzerine kuruludur. Yoksulluk diz boyunu geçeli çok olmuştur ve ülkede yasaklardan geçilmemektedir. Yasak olmayan AKP’li olmak ve AKP politika ve 3Y içerikli uygulamalarını savunmaktır.

Nereden nereye! Erdoğan bu lafı katettiği mesafeyi olumlayarak etmiştir. Mesafenin olumlu mu olumsuzluk rekoru mu olduğunu halk bilmekte ve notunu ona göre vermektedir. Bu nedenle halkın tek başına iktidara yetecek desteğini sağlayan AKP’nin yerinde yeller esmekte ve tüm anketlerde baş aşağı gitmektedir.

Zamanında bir de Cemal Kaşıkçı olayı vardı. Suudi Konsolosluğunda adamı doğramışlardı ve Erdoğan ortalığı yıkmıştı. Sisi ve Mısır da Müslüman Kardeşleri hedef aldıkları için Erdoğan’ın hedefi olmuşlardı. O zamanlar iddia büyüktü: Tek başına olmasa bile Ortadoğu’nun karar verici gücü olunacaktı. Bu amaçla Amerikan ve Rus emperyalistleri bile birbirine kırdırılıp dengelenerek aradan sıyrılanacaktı. Ne de olsa Osmanlı torunuydular.

İddia büyük olsa bile “kayık küçük”tü, becerilemedi. Becerileceği de yoktu!

Dönülüp yeniden Amerikan savaş arabasına bağlanıldı. Yeterince “yerli ve milli”ydi rejimimiz, bunda beis görülmedi. Yeterince “İsrail karşıtı”ydı, Gazze soykırımı boyunca ticarete, önemlisi İsrail savaş makinesinin Azerbaycan petrolüyle beslenmesine ara verilmemesi bir yana Amerikan patronajında onunla örtülü ittifak halinde davranıldı. Türkiye kuzeyden İsrail güneyden Esad’ın yerine IŞİD artığı Colani iktidar yapıldı. Şimdi hâlâ sözde İsrail karşıtlığı berdevam, ama sözde “dostumuz” İran birlikte kuşatılıyor. Tabii ki yine ABD kaptanlığında.

Irak’tan, Basra Körfezi’nden başlayıp Türkiye üzerinden Avrupa’ya uzanacak ve tabii ki en başta enerji nakledilecek Kalkınma Yolu’nun taşları döşenirken NATO, Ortadoğu’ya doğru örgütlenmesini genişletmektedir. NATO’nun “en büyük ikinci gücü” Türkiye, aracılığını üstlenmiştir. Son Ankara zirvesinde kararlaştırılmış olmalıdır. Kaşıkçı olayı unutulalı yıllar olmuş, ama Suudilerle yalnızca sulh olunmakla kalınmamış, sıra stratejik ortaklığa gelmiştir. Köprülerin altından sular akmış ve Suudilerle Türkiye, yanlarına nükleer güç Pakistan’ı da alarak bir zamanlar çok sözü edilen “Ortadoğu NATO’su” kurmaya girişmişlerdir. Hem Erdoğan Mısır’ı da istemiştir. Nereden nereye!

Bir diğer nükleer güç Hindistan Pakistan’la sürekli didişme halindeymiş, İran’a saldırı için topraklarını ABD’ye açan Suudiler İran’ın misilleme füzelerine hedef oluyormuş, Çin’le Rusya NATO’nun bu genişlemesinden hoşlanmazmış… Taşeron gelirler, enerji, meşruiyet ve iktidarın devamı için tümü göze alınmaktadır!

Evrensel'e Abone Ol

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.

Mustafa Yalçıner

‘Nereden nereye’ / ‘3Y’den Mekke’ye!...
0:00 0:00
1.00x
0:00 / 0:00
1.00x

Evrensel'i Takip Et