NATO: Güvenlik değil saldırı örgütü
Sonunda başladı! Başta Trump olmak üzere bir ikisi dışında dünyanın tüm iri kıyım emperyalist şefleri Ankara’da toplandı.
Alınan “güvenlik” önlemleri üzerine konuşmayan kalmadı. Önlemler sadece Ankaralının olsa neyse, Urfa’ya varıncaya kadar tabii ki tüm ülkede emekçilerle aydınların yaşamını karartıcı içerikli. Yol kapatmalar, duvar ve ev boyamalar, dikilen görüntü engelleyici pano duvarlar, “Kaşının üstünde gözün var” yaklaşımıyla “önleyici” gözaltı ve üstüne tutuklamalar… Evet, tümü güç gösterisi niyetine ve hoş görünme beklentisiyle.
Ancak, emperyalist zirveye ilişkin eleştiriler çoğu durumda ve ortalamasıyla önlem eleştirisi kolaycılığıyla sınırlandı. Gerçekte NATO’ya yönelik eleştirileri olmayıp tersine onu gerekli görenler “zirve”yi sadece bir iç politika sorununa dönüştürüp abartılı önlemleri eleştirme yolunu tuttu. NATO ve zirvesinin şüphe yok ki -silahlanma harcamalarında artış ve kontrgerilla türünden- iç politikayla ilgisi küçümsenir türden değil. Ancak bu ilginin alınan önlemleri abartılı bulmaya indirgenmesi yasak savma ve NATO yandaşlığını gizlemeye yönelik.
Üstelik çoğu durumda “Tabii ki önlem gerek”, “Kaç ülkenin başkan ve başbakanı geliyor, güvenlik önlemleri doğal” denerek önlemler, abartılması bir yana, olumlandı da. Oysa Trump’tan başlayarak, gelenlerin bizzat kendileri güvensizlik yayıcıları. “Güvenlik önlemleri” gerçekte onlardan gelecek saldırılara karşı gerekli.
Trump örneğin en azından bin kişilik bir ekiple geliyor. Haydi yüzü, toplantılarda Trump’ı bilgilendirip destekleyerek sufle edecekler olsun. Haydi iki yüzü bu nitelikli olsun. Geri kalan 800-900’ü zaten CIA, FBI, özel kuvvetler vb. mensubu “güvenlikçiler”! Havayı, karayı, suları “güvenliğe” boğacaklar! Öyle “güvenlikçiler” ki, vurdular mı deviren cinsinden. Aksiyon filmlerindeki gibi “dünyayı kurtarma” peşinde olanlar değil, ama ateşe verenlerden!
Sorun, gerçekte, “güvenlik” tartışmasının derinleştirilmesinden de anlaşılacağı gibi, NATO ve zirvesinin “güvensizliği” örgütlemesi ve bunu ilerletecek oluşu.
NATO ve toplanmakta olan zirvesini olumlamak amacıyla ileri sürülen bir argüman “Türkiye’nin güvenliği”ne katkısı. Türkiye’nin güvenliği NATO’ya kaldıysa vay halimize!
NATO’nun bugüne kadarki icraatları bundan sonrakiler hakkında ipucu vermekle kalmıyor, görmek isteyenleri yüksek sesle uyarıcı nitelikte. NATO Yugoslavya’yı bombalayarak yaktı yıktı ve geriye parça parça olmuş 7-8 ülke bıraktı. Afganistan’da sözde başta kadınlar olmak üzere ülkeyi Taliban’dan kurtaracaktı, yine yaktı yıktı ve ülkeyi yine Taliban’a terk edip çekip gitti. Libya’da bombalarıyla Kaddafi iktidarını devirdi, gözünü ülkenin petrollerine dikmişti, geride bölünmüş bir ülke ve hâlâ süren bir iç savaş bıraktı. En son İran’a saldırıya çağırdı Trump NATO’yu, ortakları bu saldırıya bulaşmada kendi açılarından yarar görmediklerinden gerçekleşmedi. Yoksa NATO İran üzerine de çullanacaktı!
Hangi “güvenlik”ten söz ediliyor?! NATO gezegene güvenlik değil saldırganlık ve yıkım götüren cehennem ateşinin örgütlenmesidir!
“Ama İran savaşı sürerken örneğin NATO Türkiye’ye yerden havaya savunma sistemi olarak Patriotları göndererek ülke savunmasına katkıda bulundu” deniyor. Suriye iç savaşı döneminde de göndermişti. Üstelik Trump F35’lerle Kaan’lara motor ithalatını serbest bırakacağını müjdelemedi mi, “yurt savunmasına katkı”nın bundan alası mı olur- deniyor!
Patriotlar, ülke savunması için değil, tersine Türkiye’yi savaşa bulaştırmak içindi!
Her ülkenin, şüphesiz Türkiye’nin de savunulması ihmal edilir gibi değildir. Ancak sorun, Türkiye’nin başına belaların nerelerden açıldığı ve kendisini kime/kimlere karşı savunma ihtiyacında olduğudur. Ülkenin yer altı ve yer üstü zenginliklerini yağmalayan işbirlikçilerinin suç ortaklığıyla emperyalistlerdir. Türkiye halkının değerlerini ne Suriye ne de İran talan ediyor! Türkiye’yi örneğin Ortadoğu’ya egemen olmak için kendi saldırganlık ve savaşlarına alet etmeye çalışan ve emekçilerle emeklilere “Kaynak yok” derken ülke egemenlerini silahlanmaya devasa kaynaklar ayırmaya yönelten de en başta Trump ve ABD olmak üzere emperyalistler. Ülkenin tabii ki en başta onlara karşı savunulması gerek!
Evrensel'i Takip Et