Biz üretiyoruz, Ferrero ihraç ediyor
Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) geçen yıl 200 lira olan Giresun kalite için 255 lira, 195 lira olan Levant kalite için ise 250 lira olarak, fındık fiyatını açıkladı. Üç yıldır, bir önceki yıla göre yüzde 50 daha fazla fiyat açıklanan fındık fiyatına bu yıl, TÜİK enflasyonu kadar bile artış yapılmadı. Yıllık enflasyonu ENAG’ın yüzde 50, TÜİK’in ise yüzde 31.75 olarak açıkladığı bu koşullarda fındık fiyatına geçen yıla göre yüzde 28 artış yapıldı. Açıklanan fiyatın reklamı yapılacak bir şey olmadığını bilen Tarım Bakanlığı yine sosyal medyadan duyuru yaparken, AKP Ordu milletvekilinin “fındık üreticisine müjde” diye paylaşım yaparak “Fındık stratejik bir ürün olarak sadece geçim kaynağı değil milli değerdir” demesi ise ne üreticiyi ne de Karadeniz’de halkı sevindirdi.
Fındık, dünya üretiminin yüzde 65’ini karşılayan Türkiye için son derece stratejik bir üründür. Ancak bu yüksek üretim oranına rağmen asıl geliri üretici değil, tüccar ve ihracatçılar elde etmektedir. Örneğin, rekoltenin yüksek olduğu 2024-2025 sezonunda 309 bin ton iç fındık ihracatından 2.5 milyar dolar kazanılmışken; kuraklık ve don nedeniyle üretimin düştüğü 2025-2026 döneminde 186.4 bin ton fındıktan yine 2.4 milyar dolar gelir sağlanmıştır. Sonuç olarak, rekolte düşse de yükselse de ihracat geliri değişmeyerek her koşulda aracıların ve tüccarların cebine gitmektedir.
Tarım Bakanlığının tarım ürünleri piyasaları fındık raporuna göre zirai don, kuraklık, hastalık vs. olmazsa yıllık 650-700 bin ton (kabuklu) fındık üretiliyor. Bunun 110-120 bin tonu iç tüketim olurken, bu yıl hariç geçtiğimiz 5 sezonda kabuklu fındık ihracatının ortalamasının 650 bin ton (325 bin ton iç fındık) olduğu belirtiliyor. Tarım Bakanlığının raporuna göre ülkede üretilen fındık tüketim ve ihracata denk geliyor ve “fındık çok, rekolte fazla” gibi cümlelerin bir karşılığının olmaması gerekir. Fakat şu da bir gerçek ki, başta fındık tekeli Ferrero olmak üzere tüm şirketler stoklu çalışıyorlar. Ya da TMO’nun, depolarındaki fındığı satışa çıkarmasıyla bir taşla iki kuş vuruyorlar. Hem ihtiyaçları olan fındığı alıyorlar hem de fındık üreticisinin elindeki fındığın fiyatını baskılayarak düşük fiyata almalarına fırsat doğuyor.
Sorsanız, Saray iktidarı “Böyle bir şey yok, biz fındık üreticisini koruyoruz” der. Oysaki 2025 ocak ayı sonunda bir günde 22 bin 400 kg iç fındık satarken, haziranda (fındık hasadına iki ay kala) 10 bin ton iç fındık satışı için TMO ihale yaptı. TMO haziran ayında 150 liradan fındık satacağını duyurduğunda 200 lirayı aşan fındığın fiyatı düşmeye başladı. TMO bu yöntemle sözde serbest olan piyasayı, fındık üreticisi lehine değil fındık tüccarları ve ihracatçılar lehine regüle etmiş oluyor. Fındık üreticisi kaybederken alivreci ve ihracatçılar kazanmış oluyor.
Üretimde ve ihracatta birinci olmamıza rağmen fındık üreticisi, bu yıl şans bize gülmedi diyerek gelecek yıl için umutlanıyor. Üretici köylü fındığa verdiği emeği şansa bırakırken, işini şansa bırakmayan da var. Örneğin fındık tekeli Ferrero, faaliyet gösterdiği 55 ülkede 41 üretim tesisi ve 170’den fazla ülkeye yaptığı satış için fındığa ilişkin hiçbir gelişmeyi şansa bırakmıyor. Ferrero dünya çikolata sektöründe 38 marka ve yüzlerce ürün üzerinden, son 10 yılda cirosunu ikiye katlamış ve 2025 yılında 19.3 milyar avroya çıkarmış bir şirket. Ferrero ekmeğe sürülen çikolatadan çocukların yediği yumurta çikolataya, bayramda evlerimize giren çikolatadan izne gelen Avrupalı akrabaların valizinden çıkan hediyelik çeşit çeşit çikolataya kadar türlü çeşit çikolata ve gevrek üreticisi bir tekel. Fındık onun için ham madde ve fiyatı ne kadar düşük olursa kazancı o derece yüksek oluyor.
Ferrero fındık genel müdürü, Türkiye’nin dünyada en büyük fındık üreticisi olduğuna dikkat çekerken Ferrero’nun da dünyada önemli fındık ihracatçısı olduğuna dikkat çekiyor. AB ülkeleri başta olmak üzere Avusturalya ve Rusya tarafındaki ülkelere ihracat yaptıklarını söyleyerek Türkiye’nin kendileri için önemine dikkat çekiyor.
Ferrero Düzce, Trabzon, İzmit ve Manisa’daki fabrikalarının yanı sıra başta Avrupa ülkeleri olmak üzere 55 ülkedeki tesislerinin ihtiyacı olan fındığı sadece merkezinin olduğu İtalya’dan değil, dünyanın en çok fındığını üreten Türkiye’den karşılıyor. Onun için genel müdür Ferrero’yu anlatırken, önemli bir fındık ihracatçısıyız diyor.
Rekabet kurumu Ferrero 100 bin ton kabuklu fındıktan fazla alamaz diyor. Fakat ortalama yıllık 650 bin ton kabuklu fındık ihraç eden bir ülke olarak ihracatın da fındığın fiyatını da belirleyeni Ferrero oluyor. Çünkü bazı kaynaklar 1.2 milyon tonluk dünya fındık üretiminin dörtte birini, ülke fındık üretiminin de üçte birini Ferrero’nun aldığını belirtiyor. Evet fındık ihraç ediyoruz ama dünyada fındık ithalatında önde gelen İtalya, Almanya, Fransa, Kanada ve Rusya aynı zamanda Ferrero’nun da tesislerinin bulunduğu ülkeler olduğu düşünüldüğünde ihraç ediyoruz ama ihracatta da Ferrero’ya bağımlıyız diyebiliriz.
Tablo bu olunca, tamam da ne yapılmalı sorusuna birkaç madde ile cevap vermek gerekir.
* Toprak Mahsulleri Ofisi randevu ve geç ödeme nedeniyle fındık üreticilerini tüccarın insafına mecbur bırakmamalıdır. Aldığı ürünü de randıman, nem, taşlı vs. gibi bahanelerle fiyat kırmadan almalı ve parasını hemen ödemelidir.
* Ülkede 650-700 bin ton fındık üretildiği ve bunun 100-120 bin tonu içeride tüketilirken ortalama 650 bin tonu da ihraç edildiğine göre (bu yıl hariç) stoklarda fındık kalmaması gerekir. Her yıl fındık fiyatına baskı oluşturan, stok baskısı son bulmalıdır.
* Dünyada pek çok ülkede tesisi bulunan Ferrero’nun fındık üzerindeki tekelinin kırılmalıdır. Saray iktidarı yerli ve milli vurgusu yaparken, fındığı İtalyan Ferrero işlemektedir ve bu durum değişmelidir. Başta Ferrero olmak üzere fındığın fiyatı, üretim ve işlenmesi üzerinde tekel hakimiyeti ve tüm baskılar son bulmalıdır.
* Fındığı biz üretiyoruz, İtalyan fındık tekeli Ferrero işleyip mamule dönüştürüp bize ve dünyaya satıyor. Fındık üreticileri lehine piyasayı düzenleyecek, ürünü mamule dönüştürerek ihracat yapacak birlik ve kooperatif tesislerinin oluşturulması gerekir. 4572 sayılı Birlikler Kanunu böyle bir amaç için yeniden düzenlenmelidir.
Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et