‘Yakıp yıkma’ Türkiyesi: Orman Genel Müdürlüğü kasayı faize çalıştırdı
Türkiye tarihinin en büyük orman yangınlarını hatırlamakla başlayalım. 2021 yılı yangınlarında Türkiye genelinde en az 118 bin hektar ormanlık alan kül oldu. Bu devasa alanın en az 31.6 bin hektarı enerji hatları ve sistemleri nedeniyle yandı.
Bu yangınları söndürmekle mükellef olan Orman Genel Müdürlüğü (OGM) ne yapıyordu dersiniz? Denetlemekle mükellef olduğu enerji şirketlerini denetle(ye)miyor, yangınları söndüremiyordu.
O günden bugüne değişmeyen bir şeyler var. OGM, kasasındaki milyarlarca lirasını banka hesaplarında mevduata bağlayıp faiz geliri kovalıyor! Kurumu yönetenler parayı bankada tutarak faiz geliri elde etmeyi, yangınlara karşı kalıcı yatırım yapmaya tercih ediyor.
Kurum, 2024 yılında 2 milyar 73 milyon lira, 2025 yılında ise tam 2 milyar 277 milyon lira faiz geliri elde etti. İki yılın toplamı 4 milyar 351 milyon lira. Orman yanarken, devletin kurumunun parası bankada bekliyor.
OGM’nin kendi envanterinde koca Türkiye için sadece 9 helikopter, 14 uçak ve 10 insansız hava aracı var. Ancak 2025 yangın sezonu geldiğinde ne yapıldı? Envanter yetmediği için 68 yangın söndürme helikopteri ve 13 uçak olmak üzere toplam 81 hava aracı kiralandı. Bu kiralamalara bir yılda ödenen fatura 10 milyar 262 milyon lira.
Orman Genel Müdürlüğü'nün yıllara göre nominal faiz tutarları, TÜFE endeksi ve 2025 yılı parasal değerleri. 2020'den 2025'e kadar olan yıllık veriler ve toplam faiz geliri 17.116.890.249 TL.
Orman Genel Müdürlüğü, kasasından çıkarıp faize bağladığı meblağı açıklamaktan kaçınıyor. Ne var ki ülkedeki yüksek faiz ikliminde basit bir matematik yapmak zor değil: Geçtiğimiz yıl kasaya giren 2.2 milyar liralık faiz gelirine bakılırsa, kurumun bankaya bağladığı kaynak yaklaşık 5.5 - 6 milyar lira düzeyinde olmalı.
Bu tutar 2025 yangın sezonunda 68 yangın söndürme helikopteri ile 13 uçak için ödenen 10.2 milyar liralık harcamanın yarısından fazla.
Emniyet yolu da yok
Eğer OGM’nin asıl sahada yatırım yapmadığını kanıtlamak isterseniz, faaliyetine bakın. Kurum, “yangın emniyet yolları yapımı” için bir yılda 442 kilometre hedef koymuş, bütçeye de 9 milyon 994 bin lira ayırmış. Peki gerçekleşen ne? Sadece 168 kilometre yol. Planlanan yolun sadece yüzde 38’i yapılmış. Ve 1 milyon 495 bin liralık harcama. Hem kilometrede hem bütçede plan tutmamış, öngörülen paranın ancak yüzde 15’i harcanmış.
Peki siyasal iktidar ne yaptı? Türkiye’de yangınların en büyük kaynağı olan elektrik dağıtım ağını özelleştirmeye devam etti. 2012-2021 yılları arasında tam 70 bin hektarlık alanda enerji nakil hatları için izin verildi. Bu, madencilik izinleriyle neredeyse eş değer. 2025 yılında yangınlar sürerken “Elektrik enerjisinin üretimi, iletimi ve dağıtımı” alanında 1.4 milyar dolar tutarında özelleştirme gerçekleştirdi.
Türkiye’de elektrik dağıtım ve üretiminin hızla özelleştirilmesi, yaz aylarında yaşadığımız orman yangınlarının en büyük ama en az konuşulan faillerinden biri. Her geçen yıl enerji sektöründe daha da hakim hale gelen bu şirketler, kâr marjlarını korumak adına Anadolu ormanlarını birer barut fıçısına çeviriyor. İşin daha vahimi ise bu enerji devlerini denetlemekle yükümlü olan Orman Genel Müdürlüğünün (OGM) denetim yapmıyor olması.
Daha karanlık distopyanın fragmanı
Örneğin Avustralya’da tarihe geçen en ölümcül orman yangınlarından olan Kilmore East felaketi, tam da böyle arızalı bir elektrik hattından kaynaklanmıştı. Enerji şirketi AusNet’in bakım maliyetlerinden kaçınması, yanan közlerin 40 kilometre ileriye sıçradığı devasa bir felakete yol açmış ve şirket etkilenen topluluklara 380 milyon dolar tazminat ödemek zorunda kalmıştı. Türkiye’deki mevcut denetimsizlik ve cezasızlık politikası, ülkemizi her yaz benzer bir felakete adım adım yaklaştıran tehlikeli bir senaryonun fragmanı niteliğinde.
Eğer Pollyanna değilsek ve devlet, denetim görevini terke devam ederse, bizi bekleyen gelecek sadece doğanın yok olması değil, aynı zamanda felaketlerde “hayatta kalmanın” da daha fazla sınıfsal hale geldiği bir distopya.
Tıpkı Kaliforniya’daki orman yangınlarında 50 milyon dolarlık malikanesini korumak için özel bir itfaiye ekibi tutan ve “yangına dayanıklı izole bir topluluk” kuracağını açıklayan milyarder Rapçi Kanye West gibi...
Orman yangınları doğal da olsa rant, faiz ve kâr sistematik. Yangınların sonuçları sınıfsal. Karl Marx’ın yazdığı gibi, medeniyetin ve genel olarak sanayinin gelişimi her zaman ormanların yok edilmesinde o kadar aktif oldu ki, onların korunması ve üretimi için yapılan her şey buna kıyasla tamamen önemsiz. Yakanın yanına kâr kaldığı bu “yakıp yıkma” Türkiye’si, işte bunun ardında gizli.
Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et