13 Temmuz 2026 00:09

Pandemi bir doğa olayı, sonuçları insanlığın tercihi

Pandemi bitti mi, yoksa sadece gündemimizden mi çıktı?

COVID-19 pandemisinin üzerinden birkaç yıl geçti. Maskeler çıkarıldı, yoğun bakımlar boşaldı, günlük vaka ilanları tarihe karıştı. Ama gerçekten pandemi geride mi kaldı?

Belki de asıl soru başka: Pandemi bize ne öğretti?

Salgın günlerinde virüsün biyolojisini, bulaş yollarını, aşıların etkinliğini, ilaç araştırmalarını konuştuk. Ancak zaman ilerledikçe, pandeminin yalnızca bir enfeksiyon hastalığı olmadığı daha iyi anlaşıldı. Bir toplumun eşitsizliklerini, sağlık sisteminin güçlü ve zayıf yanlarını, devletlerin önceliklerini, bilime yaklaşımını ve küresel dayanışmanın sınırlarını da görünür kılan büyük bir toplumsal deneyim yaşadık.

COVID-19 herkese aynı virüsü bulaştırdı; fakat herkes aynı hastalığı yaşamadı. Kimileri evinden çalışabildi, kimileri her gün toplu taşımaya binmek zorundaydı. Bazıları aşıya aylar içinde ulaşırken, dünyanın birçok bölgesinde insanlar ilk dozu bile yıllar sonra olabildi. Bir yanda milyonlarca doz aşının depolarda beklediği ülkeler vardı; diğer yanda sağlık çalışanlarının bile aşıya erişemediği toplumlar...

İşte bu noktada pandemi, yalnızca epidemiyolojinin değil; sosyolojinin, ekonominin, siyasetin ve etiğin de konusu haline geldi.

Değerli halk sağlığı hocamız, sevgili Feride Aksu Tanık’ın Ayrıntı Yayınlarından yeni çıkan “Gizil Nekropolitika: Sömürgecilik, Pandemiler ve Aşı Emperyalizmi” adlı kitabı tam da bu soruların peşinden gidiyor. Feride Hoca, pandemileri yalnızca biyolojik olaylar olarak değil, sömürgecilik tarihinden günümüze uzanan küresel güç ilişkileri içinde değerlendiriyor. Özellikle AIDS ve COVID-19 örnekleri üzerinden yaşamın ve ölümün nasıl eşitsiz biçimde dağıtıldığını, patent rejimlerinin, ilaç şirketlerinin ve uluslararası siyasetin bu süreçte nasıl belirleyici olduğunu tartışıyor.

Kitabın en önemli katkılarından biri, pandemi sırasında sıkça dile getirilen “aşı eşitsizliği” sorununu daha geniş bir tarihsel çerçeveye yerleştirmesi. Böylece okuru yalnızca COVID-19’u değil, küresel sağlık düzenini yeniden düşünmeye davet ediyor.

Patent rejimlerinin, kamu fonlarıyla üretilen aşıların nasıl şirket kârlarına dönüştüğünün, ilaç şirketlerinin ve uluslararası siyasetin bu süreçte nasıl belirleyici olduğunu titizlikle ele alıyor kitabında.

Pandemileri açıklarken klinik deneyim, epidemiyolojik veriler, halk sağlığı uygulamaları ve sağlık çalışanlarının sahadaki tanıklıkları da en az siyasal ekonomi kadar önemlidir. Bu nedenle kitap, okurunu tek bir sonuca ulaştırmaktan çok, yeni sorular sormaya yönelten bir çalışma olarak okunmalıdır.

Bugün yeni salgınların kapıda olabileceği sıkça dile getiriliyor. Eğer gerçekten geleceğe hazırlanmak istiyorsak, yalnızca yeni virüsleri değil; onların hangi toplumsal koşullarda ortaya çıktığını, kimleri daha fazla etkilediğini ve sağlık hizmetlerine erişimin neden hâlâ bu kadar eşitsiz olduğunu da anlamak zorundayız.

Pandemiler doğanın olayıdır; fakat onların toplumsal sonuçları insanlığın ortak tercihleriyle şekillenir. Bu nedenle COVID-19 üzerine düşünmeye devam etmek, geçmişi konuşmak değil, geleceğe hazırlanmaktır.

Bu açıdan Feride Aksu Tanık’ın Gizil Nekropolitika adlı kitabı, pandemi üzerine düşünmeyi sürdüren herkesin dikkatle okuyup tartışması gereken önemli çalışmalardan birisi.

14 Mart 2020’de Feride Hoca’mızla gazetemiz Evrensel için uzun bir röportaj yapmıştım. Söyleşinin başlığı onun bir sözünden alınmıştı: ‘Sağlıklı yaşam bireylerin değil devletin sorumluluğudur.’ Koronavirüs salgını, mültecilerin çaresizliği ve yakınımızda alevlenen savaş gündemi ile örtüşen 14 Mart’ı konuşmuştuk. Sanırım gazetemiz okurları bu kitabın yazılması gerektiğini hissetmişti. Söyleşinin bana hatırlattığı ise Feride Hoca’nın kaleminden yeni kitaplarda savaş ve mültecileri okumanın bir ihtiyaç olduğu…

Feride Hoca’mız ülkenin ve tıp ortamının bir değeri. Geçtiğimiz ay Demokratik Katılımcı Hekimler tarafından İzmir Tabip Odasında adına düzenlenen yemekteki katılım ve duygudaşlık bunun bir göstergesiydi.

Hasılı, COVID-19 bize şunu öğretti: Salgın sadece bir tıp konusu değildir. O; ekonomiden siyasete, sosyolojiden ahlaka kadar insan yapımı tüm sistemlerin turnusol kağıdıdır.

Sağlıcakla kalın.

Not: Feride Hoca’mızın bugün İzmir’de imza ve söyleşi etkinliği var. (13 Temmuz saat 17.30-19.30, Yakın kitabevi, Kıbrıs Şeritleri Caddesi, Alsancak)

Not: Feride hocamız ile 14 Mart 2020’de yaptığım söyleşinin linki: 
https://www.evrensel.net/haber/399382/prof-dr-feride-aksu-saglikli-yasam-bireylerin-degil-devletin-sorumlulugudur

Zeki Gül

Pandemi bir doğa olayı, sonuçları insanlığın tercihi
0:00 0:00
1.00x
0:00 / 0:00
1.00x

Evrensel'i Takip Et