Kapitalist öğretim olur ama kapitalist eğitim olmaz
Her yeti kazandırma bir öğretimdir ancak her öğretim bir eğitim değildir, eğitim olumlu yetiler edindirme etkinlikleridir. Bugün yaygın olarak liberal iktisat anlayışına dayalı ticareti/kârı maksimize etmeyi amaç sayan piyasanın düzenleyici olduğu kapitalist düzenin hakim olduğunu kabul edersek, eğitim bakımından şu ana soruyu sormak gerekmektedir: Liberalizm; neyi amaç saymaktadır, liberal eğitim olabilir mi?
Kapitalizm: Mülk birikimi/kâr amacı veya hakimiyeti
Kapitalist öğretim anlayışının analiz ve değerlendirmesi kapitalizmin tanımına tarifine bağlı bulunmaktadır. Buradaki tanım ve tarifler de geniş bir literatüre ve insanlığın tecrübelerine dayalıdır.
Devlet kapitalizmi dahil bireysel veya düzen halinde her tür kapitalizm olur. Eğer temel amaç; mülk birikimi, daha fazla mülk edinimi ise, kısaca temel amaç maddi zenginliği artırma ise, bu kendi kendisinin amacı (mutlak tin) ise amaç veya fikir olarak böyle bir eğilim veya düzen pür kapitalisttir.
Böyle bir eğilim veya düzen; doğa, insan ve toplumla çelişik olduğundan saf hali hiç olmayacaktır, “hakim” hali olacaktır. O halde, kapitalizmi pratikte saf olarak değil, “hakim eğilim”, “hakim düzen” olarak tarif edebiliriz, “amacı/fikri” bakımından temel bir “yönelim hali” olarak tarif edebiliriz. Hayatın temel amacını mülk birikimine bağlayan her yönelim kapitalist sayılır. Böyle bir amacın garanti edildiği bir anayasal düzen kapitalist anayasal düzendir. Bu yöndeki her etkinlik kapitalist eylemdir.
Dünya ile ilişki bakımından “birikim” ile “ihtiyaç” veya “kullanım” karıştırılmamalıdır. Sahip olma değil de doğal, insani, toplumsal yaşamaya yönelik etkinlikler kapitalist etkinlikler değil doğal, insani, toplumsal yaşam etkinlikleridir. En vurgulu şekilde Fromm ve Marcuse’un dikkat çektiği “sahip olma” ile “olma” farklı şeylerdir, “sahip olma” diğerinin “olmasını” yok saydığı, her şeyi araçsallaştırdığı (bencilleştirdiği) halde “olma” bizzat her var olanın olmasını şart saymaktadır.
Kapitalizm ve emperyalizm aynı şey: Ürettiğinden fazlasını çalma
Proudhon “Mülkiyet hırsızlıktır” diyordu. Kapitalizmin, emperyalizmin en yalın tarifi sayılabilir, praksiyolojik bakımdan kapitalizmin/emperyalizmin yaptığı doğaya kattığından fazlasını alma ve toplumsal olarak ürettiğinden fazlasına el koymadır. Kapitalist veya emperyalist etkinlik, bir çalma etkinliğidir.
Kapitalizmin ulusalı ve emperyalisti aynı şey
Mecelle, hukukun temel ilkesidir: Bir şeyin azı veya çoğu nitelik olarak aynı şeydir (“Çoğu haram olanın azı da haramdır.”), miktar bakımından farklıdır. Yani önce amaç ve nitelik gelir, bunun niceliği veya tarafları ilinekseldir. Kapitalizm ulusal sınır tanımaz, ulusal sınırda olanı da daha yayılmak isteyen emperyalist eğilim olmaktan çıkmaz. Kapitalizmin ulusalı küreseli kapitalizmdir.
Ulusalı da küreseli de kapitalist olduğu halde, böyle bir durumda, teoriye/felsefeye/bilime ne düşer, eğitim nedir, kapitalist düzende eğitim mümkün müdür?
Teoriden fazlası siyasetin, ahlakın temel tanımı: 11.tez veya “Bir şey kötü ise düzeltmek gerekir”
Karl Marx ile Max Weber arasındaki fark, teori ile pratik arasındaki ilişkinin ne olması gerektiğine dairdir.
M.Weber, bilimin/teorinin siyasete/praksise dair olmadığı görüşündedir, bu durumda “hoca ile önder” karışacaktır, bunu en fazla dinler/teoloji yapmaktadır.
Marx bilimin teori olduğu, teorinin gerçeği saf bir şekilde açıklaması konusunda M. Weber ile aslında hemfikir sayılır.
Marx’ın Weber anlayışındakilerle hemfikir olmadığı kısım kişi olmakla, toplum olmakla, bizzat olmak, yaşıyor olmakla ilgilidir, felsefi, ahlaki, siyasidir.
Platon’la, Aristoteles ile Marx aynı görüştedir: Tüm bu çabalar daha iyi bir dünya, daha iyi bir siyaset/toplum içindir.
Sosyal bilimlerin hepsi daha konusu itibarıyla kişi ve toplum olan, siyasi bir varlıkla ilişkilidir. Tüm diğer bilimler de insanın (kişi ve toplumların) bilimleridir. Teorik dürüstlük, “entelektüel dürüstlük” şarttır ama salt teori ile sınırlı kalmak eksik bir dürüstlüktür, eğer bir şey, teorik olarak açıklamış veya tanımlamışsak, bunun doğada, kişide, toplumda bir karşılığı, praksisi bulunmaktadır. Daha geniş entelektüel dürüstlük aynı zamanda eylemdeki, kişi ve toplum oluştaki dürüstlüktür. Teori-eylem birbirinden somut bütünlüğünde ayrışamaz, bu aynı beden ile kafayı ayırma durumundaki gibi dikotomik düşünmeye, somut bütünü olmadık şekilde parçalamaya ve bir parçasında takılmaya denk düşer. Teori de pratik de ögeleriyle birlikte bir bütündür, etkinlik halinde olmayan bir evren yoktur. Weber anlayışındakiler farkında olmadan somut bütünün/gerçekliğin salt bir yanı ile sınırlı kalarak teorik olarak da eksiklik, hataya düşmektedirler.
Eğitim etkinliktir, siyasidir, ahlakidir
Kaldı ki birey veya toplumun bedensel olan kısmı zorla ayrıştırılsa ve doğa ile benzer sayılsa da kişi ve toplum oluşu bizzat etkinliktir, siyasidir, ahlaksaldır. Eğitim; olumlu amaçlar yönünde nesillere/kişilere/topluluklara “yeti” kazandırma etkinliğinin sürecinin adıdır, etkinliği kaldırırsak eğitim kalmaz, bu etkinliğin “yeti/kapasite” kazandırma kısmını kaldırırsak öğretim kalmaz, olumlu amaç/olumlu yetiler kısmını kaldırırsak eğitim kalmaz.
Praksiyolojik olarak, teori-praksis birlikteliği olarak siyaset, ahlak ve eğitim
Kapitalist öğretim, “kapital birikimine/zenginleşmeye” yöneliktir, özel mülkiyetçiliği, rekabetçiliği, yarışmayı, ayrışmayı temel alacak ve meşru sayacaktır. Teorisi de pratiği de daha fazlasına el koyma, Weber’in ifadesi ile diplomasının lahana pazarında daha fazla para etmesi, daha yüksek/üstün kariyer, böyle bir tarih, sosyal açıklama, ahlak, böyle bir amaca yönelik fizik, kimya, biyoloji, matematik, teknoloji isteyecektir.
Pratik amaçlarla iç içedir, kaynağını amaçlardan alır. Amaçlar da içinde bulunduğu pratik ile iç içedir, ancak pratiğin reel durumundan öte oluşturduğu toplam doğa, birey ve toplum olanakları ve olasılıkları, “olanaklarla/potansiyelerle” ilgilidir, amaçlar potansiyeller/olabilecekler arasından “yapılması gerekenleri”/olumlu olanları seçmektir, onları gerçekleştirmeyi amaçlamaktır.
Yani bile bile yanlışı tekrarlamak ne doğru düzgün teori ne de doğru düzgün praksistir. İyi doğru siyaset değildir. Ahlaki değildir. Bu yetileri kazandırma veya sessiz kalma da eğitim değildir. İyi siyaset de ahlak da eğitim de yanlışlar karşısında sessiz kalma değildir.
Kapitalist/metacı öğretim olur ama kapitalist/metacı eğitim olmaz
Kapitalist anlayış insan anlayışından başlanarak anlaşılabilir. Klasik liberal iktisat bakışına göre, insan, “homo economicus”tur, çıkarını maksimize etme peşinde olan canlıdır. Yani insan çıkarı peşindeki birey ve bireysel yatırımcı ve tüketicidir.
İnsan böyle tanımlanınca; neoliberal piyasacı anlayışa göre, öğretim veya okullar da öncelikle bireyin gelecekteki ekonomik getirisini artıran bir özel yatırım olarak tanımlanır. Bu mantıkla eğitim, tıpkı Weber’in yüzyıl öncesinden ifade ettiği gibi “ABD’de bilim pazarda lahana alınıp satıldığı gibi alınıp satılır bir şeydir”, diğer hizmetler gibi arz ve talep kurallarına göre işleyen bir piyasa içinde, alınıp satılabilen bir metadır. Eğitim sektörü bakımından artı değer kazanacağı kapitalist bir ticaret, girişim veya yatırım biçimidir, aile ve öğrenci de geleceğine yatırım yapan/talep eden/alıcı/tüketici konumundadır.
Liberallerin varsaydığı gibi, eğitimi meta/para kazanma yetisi kazandırma olarak kabul edersek, temel olan/töz olan doğa, birey/kişi ve toplum araç haline gelir, ilinek haline gelir, ortada eğitim kalmaz.
Bu durumda kapitalist eğitim olmaz, ancak kapitalist öğretim olmaz.
Kapitalizmi “insanın amacı” kabul edenler için “kapitalist eğitim” yanlış bir deyim olmaz ancak birey veya toplumların amacı, yaşamı yaşamanın amacı “Maddi birikim midir”, ana soru budur.
ABD, Hollanda, kupon örneği ve MESEM
Maddi birikime, kapitalizme yönelik en pür düşünürlerden biri Milton Friedman sayılabilir, bir diğeri Friedrich Hayek olabilir. Friedman’a göre devlet/kamu elindeki kaynakları hanelere kupon (voucher) olarak vermelidir, aileler de özel sektör okullarında istediğinden bu eğitim malını/hizmetini almalıdır, yani özel sektör arasında rekabet yaratılmalıdır, üstünü haneler ödemelidir, eğitim piyasa şartlarında işletilmelidir. Hayek de kamusal sosyal planlamalara karşı çıkmaktadır, düzenleyici eğitim okul piyasaları olmalıdır. James Tooley de öğretimin özel mal olduğunu, meta piyasası şartlarına bağlı olması gerektiğini, kamu bürokrasisi olmaksızın sadece yoksul kesimlere yönelik “yeterli eğitim” desteği ile piyasa şartlarında fırsat eşitliğinin sağlanabileceğini savunuyor. ABD, Hollanda, İngiltere gibi ülkeler daha çok piyasa düzenlemesi taraftarıdır ancak bu bir türlü başarılamamaktadır. O örneklerde bile kapitalist piyasacı model değil, çelişik olarak doğa, kişi, toplum olmaya yönelik olanlar insani sosyal bir katkı oluşturmaktadır. Bu ülkelerin sürekli beyin göçünü teşvik etmesi de kendi sistemlerinin eksikliğini göstermektedir.
Türkiye için MESEM kupon veya sektör anlayışına en yakın örnektir ama tümden adaletsizdir. Friedman kuponların tüm öğrencilere eşit şekilde dağıtılmasını öneriyor, MESEM örneğinde doğrudan sadece MESEM grubuna veriliyor. Bunu normal liselere de versek MESEM’e kaç kişi gider acaba?
Ancak her iki durumda da doğa, birey veya toplum meta değildir. Böyle bir eğitim anlayışı veya amacı olamaz. Eğitim konusu piyasada düzenlenecek bir konu değildir.
Eğitim nedir, ne yapmalı?
Doğa, birey/kişi ve toplumu bizzat kendi ÖZGÜRLÜĞÜ iradesini kullanma cesareti/YETİSİ ile bilme/teori ve OLUMLU olanı seçme/yapma/praksisi YETİLERİ ile yetiştirmek gerekmektedir, eğitim de budur. Her verilen yeti öğretimdir ancak her öğretim eğitim değildir. Kapitalist öğretim olur ama kapitalist eğitim olmaz.
Eğitim; doğa, birey/kişi, toplumu amaç/özne kabul eden, kendi olumlu potansiyellerini edinme ve geliştirme yetileri kazandırmayı amaç edinen, bu amaçlara yönelik yetiler edindirme etkinlikleridir. Eğitimde temel amaç; doğayı, kişiyi, topluma kendi kendini gerçekleştirecek geliştirecek olumlu yetiler edindirmedir, özgürleştirici dönüştürücü bu tür etkinlikler ve toplam süreç eğitimdir.
Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et