12 Mayıs 2026 00:15

Şirketlere vergi muafiyeti, köylüye ÖTV-KDV

YAZIYI SESLİ DİNLE
0:00 0:00

Hep aynı şey oluyor. Saray iktidarı bir torba açıyor. Sermayenin ve yandaşların talan ve tahsis için ihtiyaç duyduğu tüm düzenlemeleri bu torbaya dolduruyor. Sonra da torba yasayı oylatıp Meclisten geçiriyor. İşsizlik sigortasında devlet payı oranı belirleme yetkisinin Cumhurbaşkanına verilmesi ile serbest bölgelerde üretim yapan şirketlerden gelir vergisi alınmaması aynı torba yasada geçip gitti. Bedelli askerlik fiyat artışı ile BOTAŞ’ın vergi mahsuplaşması aynı torba yasada geçip gitti.

Geçtiğimiz günlerde de riskli yapıların ve alanların dönüştürülmesi, tapu, imar, çevre, kooperatifler, TOKİ, kadastro ve yapı denetimi başta olmak üzere çok sayıda düzenlemeyi kapsayan “Tapu Kanunu ile bazı kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi” Mecliste kabul edilerek geçip gitti.

Geçip gitti, gitmesine de torbaya ekledikleri maddeyle, 9-20 Kasım tarihleri arasındaki Antalya’da yapılacak olan COP31 (İklim Konferansı) ile ilgili geçici bir madde eklendi. Bu önergeye göre, İklim Değişikliği Başkanlığı veya başkanlıkça yetkilendirilen yüklenicilere (şirketlere) ithalat kolaylığı ve vergi muafiyeti getirildi. İklim konferansının organizasyonu ve katılımı için ihale alan şirketler, konferans organizasyonu için yapacağı her türlü mal ve hizmet alımı, konferansta kullanılacak tüm eşyalar (Bunun içinde, yüzlerce farklı kalem elektronik eşya ve malzeme vb. pek çok mal sayılabilir) gümrük vergisi, her türlü vergi, harç ve fonlardan muaf olacak.

Bir AKP klasiği olan, şirketlere vergi muafiyeti bitmiyor. Kurumlar vergisinin yani şirketlerin ödeyeceği verginin, imalattan ihracat yapan şirketlere yüzde 20’den yüzde 9’a, ihracat yapan şirketlere yüzde 14’e indirilmesi vb. gibi her türlü kolaylık için şirketlere vergi istisnası getiriyorlar.

COP 31’de şirketler her türlü vergiden muaf. Fakat 86 milyonluk ülkenin gıdasını üreten köylü; tarlayı sürerken, tohumu ekerken, gübreyi ilacı atarken, ürünü biçip, mahsulü taşırken harcadığı mazota ÖTV (özel tüketim vergisi) ödüyor.

Maden şirketleri, KDV Kanunu’nun 13/c maddesi kapsamında; altın, gümüş, platin arama, işletme, zenginleştirme ve rafinaj faaliyetlerinde kullanılan makine-teçhizat alımları için (katma değer vergisi) KDV’den muaf. Fakat köylü vergiye tabi. Tarımın olmazsa olmazı traktörü alırken yüzde 20 KDV ödüyor. İkinci elini alırken yüzde 8’e kadar KDV ödüyor.

Maden şirketleri KDV, gelir ve gümrük vergilerinden muaf. Fakat üretici köylüler tarla, bağ, bahçede tarımsal üretim için kullandığı mazota rafineri çıkışında eklenen ÖTV sonrası bir de KDV ödeyerek verginin vergisini ödüyor.

Yük ve yolcu taşıyan gemiler, ticari yatlar, römorkörler vb. dağıtıcı firmalardan sıfır ÖTV ile deniz yakıtı alabiliyor. Fakat köylü buğday, arpa, mercimek, ayçiçeği, mısır, elma, zeytin, üzüm vb. ürünleri üretirken traktörüne koyduğu mazot için hem ÖTV hem de KDV ödüyor.

Yurt dışında nereden, nasıl kazanıldığı belli olmayan parasını, dolarını, altınını vb. getirene vergi yok. Fakat borçla traktörüne mazot alan köylüye hem ÖTV hem de KDV var.

Yem şirketlerine istisna var. Fakat köylü hem yem katkıları (premiksler) hem de flake (ezme) yemler (arpa, mısır flake vb.) için yüzde 20 KDV ödüyor.

Güneş enerji santrali (GES) şirketleri gümrük vergisi, KDV ödemiyor. Vergi indirimi nedeniyle yüzde 70 vergi ödemiyor. Fakat köylü mazot, ilaç, gübre için vergi ödüyor.

Enerji, maden şirketlerine işveren sigorta prim desteği var. Fakat ülkeyi doyurmak üzere üretim yapan köylüye yok. Üstüne üstlük o ayki SGK bedelini öderse SGK’li, ödeyemezse SGK’li sayılmayan köylülere “SGK primi yatırmadıysan borçlusun, borçluysan kredi de çekemezsin” denilerek “Ödediği kadar sigortalı olduğu halde” borçlu kabul edilip ödemeye mecbur bırakılıyorlar.

Türkiye’de turistik tesis yatırımı yapacak firmalar, ithal veya yerli makine-teçhizat alımlarında KDV ve gümrük vergisinden muaf tutulabiliyor. Fakat köylü vergiye tabi. Pulluklar, hasat makineleri, ekim-dikim makineleri ve süt sağma makinelerine yüzde 8 KDV ödüyorlar.

Termik santrallere KDV ve gümrük vergisi istisnası var. Fakat köylü vergiye tabi. Milyonlarca ton tarım ürününü üretirken kullandığı tarım ilacına yüzde 18 KDV ödüyor.

Velhasıl patronlar vergiden muaf ama köylü tarım üretiminde kullandığı her türlü makine, ekipman, alet için vergiye tabi. Yetmiyor, tarım üretiminin girdilerine de vergi ödüyor. Milyonları, milyarları kazanan şirketlere neredeyse “Sen vergi verme” diyen AKP iktidarı söz konusu köylüler olunca mazottan traktöre, pulluktan süt sağma makinesine, tarım ilacından gübreye kadar pek çok kalem üzerinden vergi alıyor. Parayı üst üste dizene istisna, üretmek için borcu borca ekleyene vergi. AKP iktidarında zengin işini dağdan aşırırken, fakir düz yolda şaşırıyor.

14 Mayıs Perşembe günü Tüm Üretici Köylüler Sendikasının (TÜM KÖY SEN) yöneticileri, diğer tarım örgütleriyle birlikte Türkiye Büyük Millet Meclisinde bir yasa teklifi verecek. Muhalefet partilerinin hepsine çağrı yapan TÜM KÖY SEN “Köylünün kullandığı mazottan ÖTV ve KDV kaldırılsın” diyerek vermek istediği yasa teklifine milletvekillerinden destek bekliyor. Şu çok açık ki, patronların Mecliste destekçisi çok. Bakalım köylülerin destekçisi kimler olacak.

Evrensel 31 yaşında!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.

Evrensel'i Takip Et