20 Nisan 2026 00:14

İstiap haddi

YAZIYI SESLİ DİNLE
0:00 0:00

İstiap haddi (taşıma sınırı), bir aracın güvenli ve yasal olarak taşıyabileceği maksimum yük veya yolcu ağırlığını ifade eden teknik kapasite sınırı anlamına geliyor. Bu sınırın aşılması kazalara yol açabilir. 

Üretim araçlarının özel mülkiyetine dayalı kapitalist sistemin yol açtığı eşitsizlikler dünyasının emperyalizmin aşamasında yaşadığı istiap haddi sorunları dünyamızı kasıp kavuruyor. Kendisini ortaya çıkaran gövde olarak ABD’nin bile taşımakta zorlandığı Trump ve Ortadoğu’daki suç ortağı Netanyahu gibi bir ‘bakiye’ sorunumuz var. Sevgili Fehim Taştekin’in güzel ifadesiyle ‘Epstein koalisyonu’, bu iltihaplı vücudun acil cerrahi müdahaleye muhtaç yanlarından birini oluşturuyor.

Aras Coşkuntuncel, dün Evrensel’deki’ABD dördüncü Reich mi?’ başlıklı yazısında, bu bağlamda şu saptamayı yapıyordu: “Trump’ın da ABD rejiminin de faşizan yönleri var, ancak açık olan “tarihin en büyük sömürgeci savaşı”nı yürüten ve Sovyetlere kaybeden Üçüncü Reich kaldığı yerden başka formlarla da olsa ABD devam ediyor.”

Macaristan’daki seçimler, günümüz dünyasının ‘istiap haddi aşımı’ karşısında, kendisine yeni bir yol arama eğiliminin göstergelerinden biri oldu. Niteliksel bir kopuş olmasa da, düne göre daha fazla nefes alınabilecek bir yol.

Dersim’de 5 Ocak 2020’den itibaren kendisinden haber alınamayan Üniversite Öğrencisi Gülistan Doku’nun altı yıl sonra yürümeye başlayan soruşturmasında bu yazının yazıldığı saatlere kadar on kişi tutuklanmıştı. Gözaltına alınan Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in, oğlunu kurtarmak için devletin imkanlarını, kullanarak soruşturmayı saptırmak, karartmak ve örtmek için yaptıkları ifadelerle kamuoyuna yansırken, soruşturmayı cesaretle yürüten Tunceli Başsavcısı Ebru Cansu takdir topladı. Gülistan Doku cinayeti, Van’da 27 Eylül 2024’te kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni göl kıyısında bulunan Üniversite Öğrencisi Rojin Kabaiş’in ölümüne dair ortaya çıkan ciddi şüphelerle birlikte bir istiap haddi aşımına işaret ediyordu. Batman’da 2024’te cansız bedeni Hasankeyf Baraj Gölü’nde bulunan Rojwelat Kızmaz’ın ağabeyi Mehmet Kızmaz’ın, Rojwelat’ın Gülistan Doku ile yakın arkadaş olduklarını hatırlatarak “Rojwelat ile Gülistan’ın hayatta olmaması, birbirinden bağımsız değil” şeklindeki sözleri mutlaka duyulmalı ve gereği yapılmalı. Sosyal medyada Gülistan Doku ile Rojwelat Kızmaz’ın okul masrafları için pazarda aynı tezgahın üzerinde yan yana balık temizlerken görüldükleri bir fotoğraf da paylaşıldı. 

Gülistan Doku eylemine katılan Rojin Kabaiş’in babası, gerçeklerin örtbas edilmek istenmesine karşı mücadelen vazgeçmeyeceklerini vurguladı. Gülistan Doku örneğinde, ailesi ve örgütlü kadın mücadelesi başta olmak üzere, onu sürekli gündemde tutanların, soruşturmanın yıllar sonra bu aşamaya gelmesinde çok önemli bir katkısı olduğu açık. Çok sayıda kişi, Gülistan Doku soruşturmasının yıllar sonra aniden hareketlenmesinde bir iş olduğunu düşünerek, bunun iktidar ve devlet içindeki hesaplaşmaların bir sonucu olabileceği yorumunu yaptı. Yeni Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, CHP’ye yönelik operasyonların başsavcısı olarak gündem olarak bakan olmasıyla eleştirel biçimde mercek altına alınan konumunu, adalet bekleyen simgesel bir dosya üzerinden onarmak isteyebileceği bu yorumlardan biri. Ancak şu açık ki, uğruna verilen mücadele yanında tüm bunlar, yan unsurlar olabilir. Gülistan Doku dosyasında yıllar sonra alınan yol, Rojin Kabaiş, Rojwelat Kızmaz ve adalet bekleyen benzer örnekler konusunda cesaret verici olmalıdır.

Siverek ve Kahramanmaraş’taki okul saldırıları, ABD’den sonra Türkiye’de de okul saldırılarının sarsıcı bir gündem haline geldiğini ortaya koydu. Gençler üzerinde çalışan bilim insanları, “Okullara polis girsin”, “Sosyal medya kapatılsın”, “Şu oyunlar yasaklansın” türü önerilerin önleyici bir çözüm üretmediğine, meselenin sistem tarafından dışlandığı hissini yaşayan çocukların/gençlerin duydukları hınçla bağlantılı olduğunu, çözüme dönük adımların da bütünlüklü yaklaşımları zorunlu kıldığını dile getiriyorlar. İktidar ve ‘ana muhalefeti’ ile sermaye partileri, ‘güvenlik’ eksenli önlemlerde ortaklaşarak, sorunun sisteme dair kök nedenlerini ıskaladılar. 

Adalet Bakanı Gürlek’in “Gerekirse ailelerimizi de bu konuda denetim ve bakım yükümlülüğü ihmal etme anlamında çocukların işlediği bazı suçlardan, özellikle de şiddet içeren suçlar ve adam öldürme gibi suçların sorumluluğunu da gündeme getireceğiz” biçimindeki sözleri diğer sorunlu yaklaşımı ifade ediyor.

‘Üç çocuk yapın’ ve devletten bir şey beklemeden her birinin tüm sorumluluğunu üzerinize alın. Bu, devleti zor aygıtından ibaret görmeyi içselleştirip, kamusal görevlerine uzak olma duygusunun itirafıdır.

Evrensel'e Abone Ol

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.

Evrensel'i Takip Et