Somalı çocuklarla


06 Eylül 2014 00:06
Cropy

Resmi kaynakların ölü sayısını 301 olarak açıkladığı Soma  maden kazasının ilk günlerinden beri orada olmak, yaraların sarılmasına küçük de olsa katkıda bulunmak istedim hep. Karne döneminde kitaplarımı göndermenin yanı sıra, Çocuk ve Gençlik Yayınları Derneğinin SOMA’YA BİR KÖPRÜ projesiyle bu isteğimi gerçekleştirme olanağı bulabildim. Köprünün kurulması için en büyük emek ve çaba, Çocuk Gelişim ve Eğitim Uzmanı Sevgi Koşaner’e ait. Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumundan şube müdürü olarak emekli olan Sevgi Koşaner’in uzmanlığının yanı sıra güven veren kişiliği ve duyarlı yüreği bu projeye gönül rahatlığıyla katılmamı sağladı. Maden kazasının ardından yetkililer tarafından yapılan açıklamalar, bölgeye giden ilgili-ilgisiz kişilerin duyarsız tutumları, iyi niyetli olmasına karşın madenci yakınlarını inciten, üzen yardım ya da müdahalelerin yanında; ÇGYD çatısı altında Sevgi Koşaner’in titiz danışmanlığında gerçekleşen bu projeyi çok önemsiyorum. Dikili’deki 23. Uluslararası Gençlik Kampı’nın ardından gittiğim Soma’da yaşadıklarım bana yanılmadığımı gösterdi.
Soma’ya bir akşam üzeri ulaştım. Beni, Soma Ovası’na hakim bir tepenin eteğinde bulunan Bakım ve Rehabilitasyon Merkezinde konuk ettiler. (Sıcak karşılama ve konukseverlik için merkezdeki emekçilere bin teşekkür.) Merkezin ana kapısında “Herkesin Bir Öyküsü Var’ adlı etkinliğimin afişiyle karşılaşmak da çok güzeldi.
Ertesi sabah, İzmir’den Soma’ya gelen Sevgi Koşaner’le buluşup ilk etkinlik için Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneğinin Eğitimevi binasına gittik… Etkinliğe katılacak çocuklar fotoğraf atölyesi kapsamında çevrede fotoğraf çekimine çıkmışlardı. Bir süre sonra merkezi çocuk sesleri doldurdu. Heyecanlıydılar. Çocuklarla yüzlerce etkinliği paylaşan benim heyecanım da anlatılacak gibi değildi… Sokağa bakan uzun bir masanın başında toplandık. Atölye arkadaşlarım 301 Soma Zafer Spor’un kız sporcuları. 9-11 yaş arasında 13 çocukla öykü paylaşımı, sözcük ve cümlelerden ortak öykü üretme oyununu oynadık. Sonra sıra çocukların öykü yazmasına geldi. Ezgi’nin Hayatı, Kitap Okumayı Seven Melis, 301 Soma Zafer Spor, Meltem’in Kitabı, Elif Bebek, Duygularım, Yağmurlu Bir Gün, Geri Dönüşüm, Sinirli Bulut, Yağmur ve Selin, Simitçi Amca, Yavru Kedi, Muhterem Karga ile Tilki yazdıkları öykü ya da metinlerin adları.
Çocuklarla sımsıcak bir vedalaşmanın ardından ikinci etkinlik için Sosyal Hizmet Merkezine gittik. Orada, çalışmalara yardımcı olan Tefide Hanım’ın güler yüzüyle karşılaştık. Sandalyeler dizilmiş, yere halı serilmişti. Onca yağmura, fırtınaya karşın 301 Soma Zafer Spor’un erkek sporcularının da içinde olduğu kız erkek 13 çocuk katıldı etkinliğimize. Çocuklardan ikisi okul öncesi dönemden. O yüzden etkinliği onların da ilgi duyacağı biçimde gerçekleştirdim. Önce Küçük Uğurböceği adlı öykümü  paylaştım çocuklarla. Sonra insanların şans, uğur vb. beklentileri konusunda söyleştik. Çocuklar inanılmaz gerçekçi ve içtenler bu konuda… Yine benim bir cümleyle başlattığım birlikte öykü yazma oyununu oynadık. Hepimizin katıldığı oyun öyle sevildi ki iki turu tamamlamamıza karşın çocuklar oyunu sürdürmek istediler. Ama Herkesin Bir Öyküsü Var etkinliği bizi bekliyordu. Kağıtlar, kurşun kalemler dağıtıldı. Çocuklar birkaç dakika gözlerini kapatıp düşündüler ve sonra sözcükler kağıt üzerinde belirmeye başladı. Küçük Köpek, Ağaçtan Kağıda, Kaan Ege’nin Sakarlığı, Renkli Bağcıklar, Aslan ile Ceylan, Belediye Çalışması, Pinokyo ile Kurt, Futbol Hayali, Küçük Balık, Küçük Uğurböceği, Elif’in Düğmesi öğleden sonra buluştuğumuz çocukların yazdıkları öykü ve metinlerin adları… İki de resim öykümüz oldu bu atölyede...
Kazanın ilk gününden bölgeye gelip çalışmalar yürüten Türk Psikologlar Derneği üyelerinin, acıyla yüzleşme ve acıların sağaltılması konusundaki emekleri çok büyük. Psikologlar, maden kazasının mağdurlarının resmi olarak açıklanan 301’den çok daha fazla olduğunu belirtiyorlar. Babasız kalan 432 çocuk, eşlerini kaybetmiş kadınlar, çocuklarını kaybetmiş anne babalar, madende kurtarma çalışmalarına katılanlar veya diğer madenlerde çalışan madencilerle birlikte bu sayı 11 bini geçiyormuş. ÇYDD’nin alanda çalışan gönüllüleri, ÇGYD’nin Soma’ya Bir Köprü projesinde yer alıp travmalarla yüz yüze gelenler bu sayının dışında... Bizim onlarla buluşmamız, çocukların yaşadığı travmayı biraz olsun hafifletmek; yoksa yitirdiklerini geri getirmek olanaksız.
Somalı çocuklarla buluşmak benim için de öğretici oldu. Bu kazada babalarını yitirip yitirmediklerine bakılmaksızın eğitsel ve kültürel çalışmalarda yer alan çocuklar, inanılmaz yaratıcı ve umut dolular. Somalı çocuklarla gerçekleştirdiğim iki etkinliğin ardından çocuklarla ve Sosyal Hizmet Merkezindeki çalışanlarla sıcacık vedalaştık. Beni İstanbul’a, Sevgi Koşaner’i İzmir’e götürecek otobüslerimize binmek için Akhisar’a doğru yola çıkarken içimi ısıtan tek şey, çocukların verdiği bu buruk umut ve bir de örgütlü olarak gerçekleştirdiğimiz, gerçekleştireceğimiz etkinliklerdi…
 

www.evrensel.net

Yorum yapın

Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.