Hukuk ve demagoji
Pazar günü İstanbul Barosu seçimleri yapıldı. Ümit Kocasakal grubu kazandı. Geçen haftaki yazımda İbrahim Kaboğlu’nun kazanması kesin demiştim ama tahminim doğru çıkmadı. Değişim İçin Avukatların iki sene gibi bir süre içinde yaptıkları işlere baktığımda ve Önce İlke Grubunun üçe bölünmesini de hesaba katarak böyle demiştim. Bir de Önce İlke Grubunun önceki yıllarda yönetimde oldukları dönemlerde avukatların aidatları ile alınan iki gayrimenkulün avukatlara bir katkısı olmaması ve o dönemin yönetimlerinin bu konudaki hata ve tartışılan tutumları söz konusuydu.
Önce İlke Grubu üçe bölünmüş olsa da çoğunluğu Kocasakal’ın arkasında toplanmıştı ve onları cezbeden “Anayasa’nın ilk dört maddesine dokunanın eli yanar” söylemi oldu.
İbrahim Kaboğlu’nun sözleri Önce İlke Grubu adayları tarafından bilimsel, hukuki ahlaka aykırı ve bilinçli olarak çarpıtılarak seçim sürecinde kullanıldı. İbrahim Kaboğlu’nun sözlerine karşı çıkan bence hukukçu da sayılmaz, bilim insanı da. Hoca ne dedi? Anayasanın bazı maddeleri ve girişi çeşitli tarihlerde olumlu olarak değiştirildi. Örneğin girişinde ırkçı ve insan hak ve özgürlüklerine aykırı 12 Eylül cuntacılarının yazdığı bir metin vardı. 12 Eylül rejimine aykırı düşünceler için dahi “Anayasal ve yasal koruma altında değildir” gibi bir ifade vardı orada, bu değiştirildi. Bir maddesinde “insan haklarına saygılı” cümlesi “insan haklarına dayanan” olarak değiştirildi. “Böyle değişiklikler olabilir” gibi şeyler söyledi. Bu bakış açısı elbette doğrudur. 12 Eylül darbecilerinin yaptığı metni kutsal kitap gibi asla değiştirilemez sözleriyle savunmak bilimsel de değildir, hukuka da demokrasiye de uymaz. Bu görüşü savunan ve kendini sosyalist vb. sıfatlarla tanımlayanlar da samimi değildir. Çünkü sosyalist bir iktidar kuracaksanız Anayasa da değişecek, bırakın ilk dört maddesini hepsi değişecek. Orada “sosyal hukuk devleti” yazmayacak. “Sosyalist cumhuriyet” yazacak. “Halk iktidarı” yazacak.
Bunları bile bile avukatların içinde bir korku yaydılar. “Bunlar (Kaboğlu ve grubu) Cumhur İttifakı ile anlaşıp Anayasa’yı değiştirecek”, “İlk dört madde değiştirilecek”, “Türkçe resmi dil olmaktan çıkarılacak”, “Erdoğan’ı yeniden cumhurbaşkanı yaptıracaklar”, “Ülkeyi Kürtler ve Türkler diye bölecekler”, “Kürtlere özerklik verecekler” diye propaganda yaptılar.
Maalesef ülkemizde siyasette dinin istismar edilmesi ve bölünme gibi demagojik propaganda iş yapıyor. Evet demokrasi ve özgürlükler mücadelemizde işimiz zor. Ama kazanılmayacak kadar değil.
Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et