12 Ekim 2026 00:05

Fon vurgunu, tarım, çocuklara ücretsiz yemek

YAZIYI SESLİ DİNLE
0:00 0:00

Ne vurgun yapmışlar ama. Öyle az buz bir şey değil. Önce 2 milyar dolar diyorlardı, sonra 51 milyar dolar dediler. Şimdilerde ise fon vurgununun maliyeti 90 milyar dolar demeye başladılar. Bir çırpıda 90 milyar dolar diyoruz ama TL’ye çevirince yaklaşık 4 trilyon 500 milyar lira yapıyor.

DİSK’in açıklamasına göre, asgari ücret 8 ayda yaklaşık 7 bin lira değer kaybederek 4’te 1’i eridi. 28 bin lira asgari ücrete çalışan işçinin bırakalım kazanmayı, hayal bile edemeyeceği miktarlar konuşuluyor. Emeklinin hayali para, pul olmaktan çıkalı çok oldu. Onlar, belki maaşlarımız artar umuduyla AKP’nin iktidarda olmadığı bir ülke hayal ediyorlar. 13’e mal ettiği şeftaliyi 5’e meyve suyu fabrikasına satan, limonunu 5’e bile satamayıp dalında bekleten, mandalinası para etmeyip dalında kalan, satamadığı üzümünü bağa zarar vermesin diye toplayıp dereye döken, zeytini-zeytinyağını, geçen yılın yarı fiyatına satan çiftçilerin de hayalini kuramayacakları kadar büyük bir vurgun konuşuluyor. Onların da kurdukları tek hayal, bankalara ve tarım kredi kooperatifine ödenemez hale gelen çiftçi borçlarının silinmesi oluyor ama nafile.

Çiftçilerin bankalara olan borçları 1.5 trilyon lirayı geçti. Uzun zamandır çiftçinin borçlarının silinmesi talebini duymazdan gelen Saray iktidarı, fon vurgununda ortaya çıkan 4.5 trilyonluk faturayı ise halka kesmek üzere elinden geleni yapıyor. 15’e mal edip 5’e satan limon üreticisi başta olmak üzere, üretici köylülerin bankalar ve tarım krediye olan borçları için kılını kıpırdatmıyor. Fakat 255 liradan alıp 4 bin 482 liraya satarak, 1 lirasını 1657 lira yapan eski bakanından, bürokratına vurguncuların sebep olduğu faturayı da halkın üzerine yıkmaya çalışıyor. 25 yıldır feryat eden köylüyü duymuyor ama 25 haftada servetine servet katanların faturasını da halkın üzerine yıkmaya çalışıyor.

2026 bütçesinden tarım desteklerine ayrılan pay 168 milyar lira. Fon vurgununun toplam maliyeti olan 4.5 trilyon ülke tarımının desteklenmesi için milyonlarca çiftçiye verilen 168 milyar liranın yaklaşık 27 katı. Saray iktidarı hem tarımı çökertip çiftçiyi bitiriyor hem de çiftçiye vermediği desteğin katbekat fazlasını fon vurgununun faturası olarak bizim cebimizden karşılıyor.

Üretici köylü mandalinayı, şeftaliyi, üzümü, domatesi, fındığı, fıstığı satamıyor. İşçi emekçi aileleri ise alıp yiyemiyor. Dünya liderinin ülkesinde 15 yaş ve altı her 10 çocuktan 1’i günde en az bir kez taze meyve tüketemiyor. Saray fon vurgununun maliyeti olan parayla çocuklara meyve, kuru yemiş dağıtsa ülke köylüsünün ürünü dalında kalıp dereye dökülmez, çocuklar da taze meyve yerdi.

Gençlik Spor Bakanlığı KYK yurtlarında bir öğün yemek için şirketlere 190 lira ödüyormuş. Okullardaki 17.7 milyon çocuğa ücretsiz bir öğün yemek verilse, yıllık maliyeti 600 milyar lira demektir. Vurgunun maliyeti olan 4.5 trilyon lirayla çocuklara 7.5 yıl ücretsiz bir öğün sağlıklı yemek verilirdi.

Ülke köylüsü borç içinde yüzüp evine, tarlasına, bağına, bahçesine haciz gelirken birileri de bir yerlerde tarla, bağ, bahçe toplamış. Günlerdir Kırıkkale’nin Yahşihan Belediyesinde, 1630 tapuyu üzerine geçiren belediye başkan vekili, 236 tapuyu üzerine geçiren eski imar müdürü ve yakınları, aldıkları lüks araçlar konuşuluyor. Adamlar ilçeyi kendilerine tapulamışlar derken fon vurgununda adı en çok konuşulan AKP’li Eski Bakan Fatma Betül Sayan Kaya’nın da ailesi ile birlikte Tekirdağ’da arazi topladığı ortaya çıktı.

Çıkan haberlere göre, eski bakanın ailesi Tekirdağ’da çok hisseli arazilerin küçük hissesini satın alıyormuş. Kanundan yararlanarak ortaklığın giderilmesi davası açıp, mahkeme kararıyla arazilerin satışa çıkarılmasını sağlayıp, sonra da tamamını satın alıyorlarmış. Bilirkişi raporuna göre bu yöntemle alınan 42 dönümlük bir arazinin değerinin 160 milyon lira olduğu belirtiliyor. Haberlere yansıyan kısmıyla 8- 10 tarla böyle mülk edinilmiş. Onlarca yıldır başka ailelerin mülkiyetinde olan yüzlerce milyon liralık tarlalar, bir dava ile el değiştirip Sayan ailesinin malı oluyormuş. Yurdu desen yurdu değil, köyü desen köyü değil. Buğday ekmez, meyve dikmez. Bir aile Tekirdağ’ın o köyünden, bu köyünden neden tarlalar alır? Ya imar rantının ya da başka bir rantın hesabı vardır.

Evrensel'e Abone Ol

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.

Evrensel'i Takip Et