16 Eylül 2026 17:10

Sadece şirketler değil sistem ucuza alıp, pahalı satıyor

YAZIYI SESLİ DİNLE
0:00 0:00

Bursa’da 70 ton patates, soğan olan depoya operasyon, Polatlı’da 200 bin ton soğanın beklediği 21 depoya operasyon, 

8 ilde 31 kişiye kırmızı et operasyonu, 8 ilde 13 şirket 32 kişiye tavuk operasyonu, 22 ilde 41 dev şirket, 41 kişiye yaş meyve sebze operasyonu…

Saray iktidarı, ne zaman artan gıda fiyatlarına tepkiler yükselse hemen bir operasyon yapıyor. Bu hafta da yaş sebze meyvede 41 dev şirkete operasyon diye verilen haberlerde “ucuza almışlar pahalı satmışlar” başlıklarıyla saray iktidarı ve adalet bakanının bu vurguna müdahale ettiği haberleri yapılıyor. Adalet Bakanı Akın Gürlek, 1029 çiftçinin beyanına başvurularak yapılan incelemelerde yaş meyve ve sebze tedarikinde bazı büyük şirketlerin ürün arzını olduğundan düşük maliyetleri ise gerçeğinden yüksek gösterdiklerini, sahte müstahsil makbuzlarıyla gerçeğe aykırı maliyet oluşturdukları ve bu yöntemlerle fiyatları yukarı yönlü manipüle ederek haksız kazanç oluşturduklarını tespit ettiklerini söylüyor.

İyi de bu durum, bugün mü biliniyor. Yıllardır üretici köylünün elinde ucuz rafta reyonda pahalı haberleri yapılmıyor mu? Tarlada, bağda, bahçede haber yapan muhabirlere üretici köylüler “neden birileri ekmeden biçmeden benim üç-beş katımı kazanıyor”, “1 kg salatalığa bir bardak çay parası vermiyorlar”, “markette 200 liraya yediğiniz incirin hesabını bize değil, size bu fiyata yedirene sorun” diye isyan etmiyorlar mıydı? Başta TÜMKÖYSEN, Ziraat Odaları, Ziraat ve Gıda Mühendis Odaları tarladan tabağa tarım ürünlerinde fiyatlar katlanarak geliyor, ürünü üreten değil alıp, satan fiyatı belirliyor diyerek aracı, tüccar, ihracatçıların fiyat belirleyiciliği engellenmedikçe ucuz gıda ulaşmanın mümkün olmadığını söylemediler mi?

Velhasıl bugün yaşananlar yeni olmadığı gibi Adalet Bakanı Gürlek’in “ucuza alıp, pahalı gösterip, haksız kazanç sağlıyorlar” dediği durum da yeni değil. Basın eşliğinde 41 firmaya operasyon yapıldı, bundan sonra gıda fiyatları ucuzlar diye bir beklentiye girmek de doğru değil.

Bundan önce de tavuk, soğan, patates vs. pek çok üründe benzer operasyonlar yapıldı ama fiyatlar düşmedi. Geçtiğimiz aylarda tavuk şirketlerine de benzer şekilde operasyon yapıldı ama tavuk fiyatları ucuzlamadı. Okurlarımız hatırlayacaktır, 7 yıl önce soğan, patates depoları basıldı, meydanlara getirilen tanzim satış pikaplarından soğan patates satışları yapıldı ama yine soğan ve patates ucuzlamadı. Mart ayı sonunda et fiyatlarını manipüle ettikleri gerekçesiyle 8 ilde operasyon yapıldı ama et fiyatları ucuzlamadı. Geriye doğru geniş bir tarama yapsak 24 yıllık AKP-Erdoğan iktidarında daha pek çok gıda operasyonu görebiliriz. Bunca fiyat manipülasyonu yapan şirkete operasyon yapılmasına rağmen fiyatların düşmemesinin pek çok nedeni var ve AKP iktidarı en popülist olanını hem de halkın gözüne sokarcasına göstererek pahalılığın sorumlusu iktidar değil, birkaç spekülatör demeye getiriyor.

Oysaki sadece; aracı, tüccar, ihracatçı değil AKP iktidarı, pahalılığın sorumlusudur. Çünkü gıda ve tarım tekellerinin karına kar katan bu düzenin politikalarını belirleyen ve uygulayan AKP iktidarının tam da kendisidir.

Birincisi; bugüne kadar uyguladığı tarım politikaları nedeniyle sorumludur. Çünkü tarım üretiminde girdiler yüksek, destekler az. Üretici köylü artan girdi maliyetleri ve azalan destekler nedeniyle üretemez hale geldi. Azalan üretim ithalatla karşılanıyor ve her ithalat kararı yine tarım ürünü fiyatı üzerinde baskı oluşturuyor ve bu da üretimin azalmasına sebep oluyor. Erdoğan iktidarı iki yıl üst üste işlenmeyen tarım alanlarını tespit ederek kiraya vermeyi planlıyor ama tarım alanlarının iki yıl üst üste işlenmemesinin sebeplerini ortadan kaldırmıyor.

İkincisi; Erdoğan iktidarı uyguladığı IMF’siz IMF programı olan ekonomi uygulamasında ve her yıl ilan ettiği Orta Vadeli Programda, hedef enflasyonla fiyat istikrarı sağlayacaklarını belirtiyor. Bunun için de tarım ürünlerinde fiyatları baskılayarak enflasyonu düşürmeyi hedefliyor. Kimi zaman maliyetin bile altında açıklanan tarım ürünü fiyatları bu nedenledir. Yetmediğinde gümrük duvarları düşürülerek, hasat zamanı bile tarım ürünü ithalatı için kapılar sonuna kadar açılıyor. İthalat baskısı ve düşük fiyat dayatması ile üretici köylünün elindeki ürün ucuza alınıyor ama halk markette pazarda ucuza gıda alamıyor. Tam burada da almazlarsa enflasyon düşer denilerek, ücretlerin baskılanması devreye giriyor. İşçisi, emekçisi, emeklisi dahil bütün ücretler aşağıda eşitlenecek şekilde baskılanıyor. Asgari ücrete düşük zam yapılırken ek zam yapılmıyor. Ücret zamlarının hedef enflasyona göre belirleneceği ilan ediliyor. Grev yasakları, direnişlerin kırılması, sendikal bürokrasi işbirliğiyle toplu sözleşmeler en düşük seviyede bağıtlanıyor. Tüm bunların sonucunda üretici köylü ucuza satıyor, işçi emekçi halk ise pahalı tüketiyor.

Üçüncüsü; aynı OVP gelecek yıla da Tarım Bakanlığının bütçesini düşürdüğü gibi tarım desteklerinin içinde olduğu cari transferleri de (geçen hafta yazmıştık) yine 242 milyar lira belirleyerek tarım desteklerinin yerinde sayacağını ilan etti. Bu durumda desteksiz kalan üretici köylülerin artan maliyetler ve ödenemez hale gelen çiftçi borçları karşısında üretime devam edebilme olanakları olamayacaktır. Bu da üretime ve fiyatlara yansıyacaktır.

Dördüncüsü; meyveyi, sebzeyi, buğdayı, mısırı, ayçiçeğini dikip ekip, emek verip masraf ederek üreten köylüdür. İneği, danayı, koyunu kuzuyu emek verip masraf edip yetiştiren köylüdür. Fakat tüm bunların fiyatını belirleyen aracı, tüccar, ihracatçı ya da sanayici oluyor.

AKP iktidarı da uyguladığı alım fiyatı açıklama yöntemiyle bu vurguncuların işini daha da kolaylaştırıyor. Çay, fındık, mısır, kuru üzüm, nohut ve mercimek vs. ürünlerde alım fiyatı açıklanıyor ve TMO alım yapıyor. Hem alım fiyatları üreticinin isteğinin çok altında açıklanıyor hem de bunu fırsat bilen şirketler daha düşük fiyat dayatıyorlar. Özel çay şirketleri açıklanan 35 TL çay fiyatının çok altında fiyata çay alıyor. Fındık 250 TL açıklandı, şirketler 180 TL’ye fındık alıyor. Hangi tarım ürününe baksanız benzer durum yaşanıyor. Üretici köylünün ürettiği ürünün üzerinde tüccar, şirket hakimiyeti kalkmalı ve tarım ürünlerinde taban fiyat açıklanmalı, taban fiyatın altında fiyat dayatması yasaklanmalıdır.

Beşincisi; Kimisi de “küçük üreticiler deftere tabi olmadıkları için aldıkları sattıkları belli değil, bu kayıt dışılık nedeniyle şirketler sahte evrak tanzim ederek istediği fiyatı yazıyor” diyerek küçük üretici köylünün deftere bağlanmasını öneriyor. Zaten girdi maliyetleriyle başı belada olan köylüye bir de defter ve muhasebeci masrafı eklemenin de sorunu çözmeyeceği açıktır. Ayrıca üretici köylü sadece bankalara ve tarım kredi kooperatifine borçlanmıyor. Bir de ürün verdiği tüccara tohum, ilaç, gübreyi ya tüccardan alarak ya da bunların parası için tüccara borçlanarak üretim yapıyor. Tüccara borçlanarak üretim yapan köylünün tüccarın dayatmalarına karşı gelmesinin mümkün olmayacağı açıktır. Üretici köylünün tüccara borçlanmasına ve boyun eğmesine yol açan bu düzen değişmelidir.

Altıncısı; neredeyse köylere kadar açılan ve sayısı yüz bini geçen zincir marketlerin sözleşmeli üretim üzerinden ya da diğer ticari mekanizmalar üzerinden ürünü ucuza alarak, etiket belirleyiciliği üzerinden istedikleri fiyata satışının önüne geçilmelidir.

Yedincisi; Operasyonla, sahte arz eksikliği göstererek kimin sahte evrak düzenleyip haksız kazanç elde ettiğini bulabilirsiniz. Fakat asıl sorun ülke tarımsal üretiminin dalgalı yapısıdır. Ne ekeceğini, ne kadar ekeceğini, ne kazanacağını bilemeyen üretici köylünün her yıl fal açar gibi ürün ekme sorunu çözülmediği, üretimin desteklenerek teşvik edilmediği ve fiyatın belli olmayıp üretenin değil alıp-satanın fiyat belirlediği bir ülkede şirketler hep kazanacak, üretici köylü ve halk ise hep kaybedecektir. 

 

Evrensel 31 yaşında!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.

Evrensel'i Takip Et