2 Ekim 2026 14:50

Tavan neden işçinin üzerine çöktü?

YAZIYI SESLİ DİNLE
0:00 0:00

Soma’da İmbat Madencilik’e ait ocakta beş işçinin yaşamını yitirdiği göçüğün ardından yine aynı cümleyi duyacağız: “Kazanın nedeni araştırılıyor.” Elbette araştırılmalı. Ama yalnız göçüğün meydana geldiği yere değil, kömürün nasıl üretildiğine de bakılmalı. Çünkü yeraltında yaşanan bir göçüğü “tavan çöktü” diyerek açıklayamayız. Tavanın davranışı jeolojiyle, üretim yöntemiyle, açılan boşlukla, ilerleme hızıyla ve tahkimatla birlikte şekillenir. İşçinin hangi koşullarda ve hangi üretim temposunda çalışacağına ise şirket karar verir. 1 Ekim’deki göçükte beş işçi yaşamını yitirdi. İşçilerin ve Bağımsız Maden-İş’in aktardığına göre kaza yeni üretime alınan Doğu-5 panosunda meydana geldi. Henüz bilirkişi raporu yok. Dolayısıyla bugün “kaza şu nedenle oldu” demek için erken. Ama hangi soruların sorulması gerektiğini biliyoruz.

Arkada kalması gereken basınç öne mi taşındı?

İmbat’ın kendi verdiği bilgiye göre ocakta “geri dönümlü arkadan göçertmeli üç katlı tam mekanize uzun ayak” yöntemi kullanılıyor. Tahkimat sistemi tam mekanize hidrolik şilt tahkimat. Bu yöntemde göçertme üretimin bir parçası. Kömür alındıkça hidrolik şiltler ilerliyor, arkada bırakılan alan kontrollü biçimde göçertiliyor; işçinin bulunduğu alanın ise şiltlerin altında korunması gerekiyor. Doğu-5’e ilişkin ilk saha değerlendirmesi, arkadan oturtmanın yarattığı basıncın tavanı öne doğru itmiş olabileceği yönünde. Eğer öyleyse yanıtlanması gereken soru açık: Arkada kalması gereken göçme etkisi ve tavan yükü neden çalışma alanına taşındı? Bunu kazadan önceki kayıtlar gösterebilir: Ayağın günlük ilerlemesi, arkadan alınan kömür miktarı, hidrolik şiltlerin basınçları ve tavan hareketine ilişkin işçi ve nezaretçi bildirimleri.

Hız yalnız ton değildir

İmbat, kullandığı tam mekanize sistemin tercih nedenleri arasında rezervin tamamına yakınının alınmasını ve kömürün kendiliğinden yanmaya yatkınlığı nedeniyle “hızlı ilerleme zorunluluğunu” sayıyor. Bunun teknik bir gerekçesi var. Ancak tam da bu nedenle güvenli ilerleme hızının ne olduğu önem kazanıyor. Üretim hızı yalnız günde kaç ton kömür çıkarıldığı değildir. Göçük açısından ayağın vardiyada ve günde kaç metre ilerlediği de önemlidir. Kesim, şiltlerin ilerletilmesi, arkadan kömür alınması ve tavanın göçertilmesi aynı üretim çevriminin parçalarıdır. Doğu-5 için bu nedenle sorulması gerekenlerden biri basit: Planlanan ilerleme hızı neydi, gerçekleşen ne oldu?

5,5 milyondan 7 milyon tona

Üretimin ekonomi politiği burada başlıyor. 2014’te TBMM’de verilen bilgiye göre İmbat yılda 5,5 milyon ton kömür üretiyordu. Şirket yönetimi 2017’de üretimin 7 milyon tona ulaşacağını, 2028’e kadar kapasitenin 12 milyon tona çıkarılmasının hedeflendiğini açıklıyordu. Bugün şirket günlük ortalama üretimini 22 bin ton tüvenan olarak veriyor. Bu rakamlar kazanın nedeni değildir. Ama nasıl bir üretim organizasyonundan söz ettiğimizi gösteriyor: yüksek tonajlı, tam mekanize ve üretimin sürekliliğine dayanan büyük bir yeraltı kömür işletmesi. Bir adım geriye gidildiğinde ise rödövans sistemi var. İmbat, TKİ’ye ait sahada rödövans sözleşmesiyle üretim yapıyor. Böyle bir modelde çıkarılan ton yalnız teknik bir ölçü değil, aynı zamanda ekonomik değerdir. Bu nedenle bilirkişinin önündeki soru yalnız tahkimatın teknik özellikleri olmamalı: Üretim hedefi ile güvenli üretim temposu arasındaki ilişki nasıl kurulmuştu?

Dakikası hesaplanan işçi

Üretim temposunu yalnız makinenin kapasitesi üzerinden de okuyamayız. 2021’de İmbat’ta yaklaşık 1500 işçi iş bıraktı. İşçiler yemek ve tuvalet molalarının dakikalarla hesaplandığını, ocaktan birkaç dakika erken çıktıklarında yevmiyelerinden kesinti yapıldığını anlatıyordu. Bir madende işçinin tuvalette geçirdiği dakikanın bile üretim disiplininin konusu olması önemlidir. Çünkü iş güvenliği yalnız baret, sensör ve tahkimattan ibaret değildir. İşçinin zamanı üzerindeki baskı da üretimin nasıl örgütlendiğini gösterir.

Kök neden nerede başlar?

Bir iş cinayetinin kök nedeni aranırken çoğu zaman zincirin son halkasında kalınıyor:

“Tavan çöktü.”

Peki neden?

“Tahkimat dayanmadı.”

Peki neden?

İşte soruşturma burada bitmemeli.

Pano hangi jeolojik koşullarda açıldı? Tahkimat buna göre seçildi mi? Tavan hareketleri ve şilt basınçları izlendi mi? Doğu-5 hangi hızla ilerliyordu? Bu hızı kim ve neye göre belirledi? Zinciri geriye doğru izlediğinizde teknik neden üretimin örgütlenmesine; oradan rödövans sistemine ve tonaj hedeflerine ulaşır. Henüz Doğu-5’te göçüğün hangi teknik mekanizmayla meydana geldiğini bilmiyoruz. Bilirkişi raporunda yalnız kayanın cinsi ve tahkimat tipi değil; vardiya üretimi, metre/gün ilerleme, şilt basınçları ve göçertme düzeni de bulunmalı. Çünkü beş işçinin ölümünü açıklayacak soru “tavan nasıl çöktü?” ile bitmiyor. Tavan neden işçinin üzerine çöktü?

Evrensel'e Abone Ol

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.

Evrensel'i Takip Et