9 Eylül 2026 00:08

Barınma hakkının bıraktığı boşlukta cemaatler

YAZIYI SESLİ DİNLE
0:00 0:00

YKS sonuçları açıklandı. Şimdi yüz binlerce evde sevincin yanına hesap makinesi konuyor.

Kira ne kadar? Yurt çıkar mı? Yemek, yol ne tutar? Bir çocuğu başka şehirde okutmaya bu evin geliri yeter mi?

Üniversiteyi kazanmak, emekçi çocukları için artık sınavın sonu değil. Ailenin ikinci sınavı başlıyor: Bu çocuğu dört yıl nasıl geçindireceğiz?

Türkiye’de son YÖK verilerine göre örgün önlisans ve lisans programlarında 3 milyon 714 bin 449 öğrenci okuyor. Buna şimdi 2026 YKS’den gelen yeni öğrenciler eklenecek. Devlet üniversitelerinin kontenjanları neredeyse tamamen dolarken vakıf üniversitelerinde on binlerce koltuk boş kaldı. Kriz, üniversite tercihini de sınıfsallaştırıyor. Ama devlet üniversitesinin kapısını açmak, öğrencinin başını sokacağı kapıyı açmıyor.

225 bin yatağın içinde kimler var?

Gençlik ve Spor Bakanlığının 81 ildeki özel yükseköğrenim yurtları listesini taradık. Toplam kapasite 225 bin 118 yatak. Bakanlığın 2026 bütçe sunumunda ise GSB yurtlarının 880 yurtta 1 milyon 3 bin 259 yatak kapasitesine ulaştığı açıklandı. Böylece Bakanlığın kendi yurtları ile denetimindeki özel yükseköğrenim yurtları birlikte düşünüldüğünde Türkiye’de 1 milyon 228 bin 377 yataklık bir barınma kapasitesinden söz ediyoruz.

İlim Yayma Cemiyetinin 10 bin 861, Türkiye Diyanet Vakfının 8 bin 110, Ensar Vakfının 4 bin 978, TÜGVA’nın 2 bin 671, TÜRGEV’in 2 bin 498, İnsan Vakfının bin 860, İhlas Vakfının bin 436 yatağı var. Daha küçük dini vakıf ve derneklerle birlikte, yalnız tabelasından bağlantısı görülebilen kapasite 35 bin 7 yatağa ulaşıyor.

Ama tabela her şeyi anlatmıyor.

GSB’de başka adlarla kayıtlı olup kuruluşların kendi kayıtlarından bağlantısı kurulabilen Hüdayi çevresi ile Marifet/Hayrat yurtlarını da eklediğimizde sayı 38 bin 247 oluyor. Özel yurtlardaki her altı yataktan biri. Üstelik bu bir üst sınır değil, alt sınır. Çünkü bazı cemaatler yurtlarını kendi isimleriyle değil yerel eğitim, kültür ve öğrencilere yardım dernekleri üzerinden işletiyor. Yalnız “Süleymaniye” adını taşıyan ve ayrıca incelenmesi gereken 11 yurtta bin 221 yatak daha var.

Ama barınma yalnızca bir yatak sayısından ibaret değil. İnsanca barınma; temiz ve güvenli bir oda, kesintisiz sıcak su, yeterli ve sağlıklı yemek, çalışma alanı ve can güvenliği demek. Aydın’daki Güzelhisar Kız Öğrenci Yurdunda 2023’te Zeren Ertaş’ın asansörde yaşamını yitirmesi bunun en ağır hatırlatmalarından biriydi. Bilirkişi raporu, asansörün kontrolsüz hareketini engellemesi gereken güvenlik düzeneğinin devre dışı bırakıldığını ortaya koydu. Yurt politikasını yalnız kaç yatak açıldığıyla ölçmek, o yatağın hangi koşullarda sunulduğunu görünmez kılıyor.

Bir yatağın siyaseti

Tarikatların gücünü yalnız inançta ararsak son 25 yılı anlayamayız. Bir genç başka şehirde üniversite kazanıyor. KYK çıkmıyor. Ev kirasına ailesinin gücü yetmiyor. Önüne daha ucuz bir yatak, yemek, burs konuyor. Bir yatak, bir tabak yemek, bir burs… Kamusal hak olarak verilmeyen ne varsa başka bir ilişkinin bağı oluyor. Tarikat ve cemaatlerin toplumsal gücü yoksunluğun üzerine kuruluyor. Sonra devlet, dün alan açtığı yapılardan biriyle kavga ettiğinde karşımıza “tarikatlarla mücadele” görüntüsü çıkarıyor. Süleymancılara yönelik son operasyon bunun güncel örneği. Furkan Vakfı ve Alparslan Kuytul ise yıllardır operasyonların, gözaltıların ve yasakların hedefinde. İktidarın bugün kavga ettiği yapılar gökten inmedi.

Kim temizleniyor?

Devlet bir cemaatle çatışabilir, dün birlikte yürüdüğü ya da büyümesine alan açtığı bir yapıyı bugün devlet aygıtıyla tasfiye etmeye girişebilir. Ama öğrenciyi cemaat yurdunun kapısına götüren düzen değişmedikçe, bu çatışma tarikatlarla mücadele anlamına gelmez. Yurtlar yerinde. Şirketler yerinde. Vakıflarla kurulmuş ilişkiler, öğrencinin barınma sorununu piyasaya ve dini yapılara bırakan düzen yerinde. Bir yapı tasfiye edilirken aynı maddi zeminde başkaları büyümeye devam ediyor. Mesele yalnız kimin devlet içindeki nüfuzunu kaybettiği değil; gençlerin barınma hakkının neden hâlâ kamusal olarak güvence altına alınmadığıdır.

Hesap makinesi hâlâ masada

Bütün bu büyük kavganın öteki ucunda ise YKS sonucuna bakan bir genç var. Ailesi yurt fiyatlarını araştırıyor. KYK çıkar mı diye bekliyor. Çıkmazsa hangi yurda gücünün yeteceğini hesaplıyor. Siyaset bazen tam da o hesap makinesidir. Üstelik mesele yalnız nerede uyuyacağı da değil. Ipsos’un 2024 araştırmasında üniversite öğrencilerinin yüzde 28’i tam ya da yarı zamanlı çalıştığını söylüyor. Çalışan yükseköğretim öğrencileri üzerine yapılan araştırmalar, geçim için çalışmanın ders saatleriyle çakıştığını, öğrencilerin derslere yetişmekte zorlandığını ve sosyal faaliyetlere katılamadığını gösteriyor. Üniversite, emekçi çocukları için giderek yalnızca derse girip çıktıkları; kütüphaneye, öğrenci kulübüne, akademik ve sanatsal faaliyete ayıracak zamanın işte geçirilen saatlere yenildiği bir yere dönüşüyor.

Gençlerin barınması kamusal bir hak olmaktan çıkarılırsa boşluk boş kalmaz. Özel yurt şirketleri doldurur, vakıflar doldurur, cemaatler doldurur. Sonra bunlardan biriyle iktidarın arası bozulduğunda bize bir “temizlik” hikâyesi anlatılır. Oysa mesele bir cemaatin tasfiyesi değil, bir gencin yatağını kimin vereceğine karar veren düzen. Üniversiteyi kazanmış bir genç, ailesinin bütçesi nedeniyle bir cemaatin kapısını çalmak zorunda kalmamalı. Barınmak için sağlığından ve güvenliğinden, okuyabilmek için de gençliğinden vazgeçmek zorunda bırakılmamalı. Çünkü barınma lütuf değil, haktır; üniversite de yalnızca diploma alınan değil, gençlerin bilimle, sanatla ve toplumsal yaşamla buluşabildiği bir kamusal alan olmalıdır.

Evrensel'e Abone Ol

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.

Evrensel'i Takip Et