Serbest piyasada kan bağı ve garantili fon vurgunu
İki AKP Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan ve Nihat Zeybekçi’nin adlarının öne çıktığı fon skandalı ile ilgili malumat peyderpey ortaya döküldükçe oyuna dahil olan partililerin çokluğu dikkat çekiyor. Birinin oğlu, birinin eşi, ötekinin kayınçosu, yengesi, yeğeni, kardeşi, diğerinin kankası, filanca kurulun başkanı ve avanesi derken, bu son ponzi ağı vatandaştan alıp aileyi zenginleştirmek için oluşmuş görünüyor. Para akışlarını denetlemek için kurulmuş SPK’nin yönetim kurulunda adı görünen adalet bakanının eşi ile birlikte tablo tamamlanmış durumda.
Mevduatların, şirket kârlarının, kaynağı belirsiz birikimlerin, kara sermayenin, vatandaşın başını sokacak bir ev almak hayaliyle yıllarca istiflediği paranın katlanması hayaliyle yatırdığı ve sonuçta akın karayı, temizin kirliyi yıkadığı ponzi-fonzi saadet zinciri yeni bir olay değil. Özal dönemindeki EkoYatırım, Banker Kastelli gibi halktan yüksek fayda vaadiyle para toplayan finans kuruluşlarının fazla şişen balonunun hızla patladığı unutuldu. Hadi bunlar unutuldu, ama yakın zamanda genç yaşında kurduğu Çiftlikbank’ın vurgununa uğrayıp yüksek faiz vaadiyle kandırdığı insanların paralarıyla Uruguay’a kaçan, Tosuncuk lakaplı Bursalı Mehmet Aydın’ın yeni hikayesi de ders olmamış görünüyor.
Foncuların künyesinde görünen akraba ilişkileri, filanca üst düzey yetkiliyle çekilmiş fotoğraflarıyla iddia edilen ‘devlet güvencesi’ vatandaşın parasını da gönlünü de çelmiş olabilir, ama bu, Türkiye kapitalizminin yönetiminde şu veya bu mevkide bulunanların yatırdıkları paranın misliyle geri döneceğinden emin oldukları foncu ile ‘katılımcı’ arasındaki siyasal kan bağına duydukları güvenle ölçülemez. Ancak bu siyasal kan bağlılığı parti içindeki rekabeti, birinin diğerine çelme atma fırsatını kollar vaziyette olmasını engellemiyor. Sonuçta fon rezaletinin ayrıntıları ortama klik çatışmalarının bir çıktısı olarak döküldü. Süleymancılar tarikatında kuzeni kuzene kışkırtan iktidarın kendi içindeki kuzenler de birbirine bilenebiliyor ve bilgi sızdırarak kendi mücadelelerini veriyorlar. Uluslararası finans kuruluşlarının tekinsiz para hareketlerine ilişkin uyarıda bulunmasına rağmen balonu şişirmeye devam eden fon sistemi ve buna göz yuman siyasi iradeye iğneyi batıran da pusuda bekleyen rekabet tarafları oldu.
Vaktinde uyanan fon şirketlerinin piyasadan toplanan parayı ülke dışına çıkarmaya başlamaları ile paranın toplanmasına değil dışarı çıkarılmasına tahammül edemeyen siyasi iradenin alarm nedenidir. Bir de iktidarın en yakınındaki ‘altın kızın’ yani Fatma Betül Hanım’ın yatırdığı parayı 1’e 10 katlanmış haliyle fondan çektiğinin basında sansasyon yaratması üzerine epey zorda kalındığı da aşikar. Tera Portföy’e yatırdığı 250 milyon TL’si içeride kalan, Fatma Betül Sayan gibi erken uyandırılmayan Nihat bey (Zeybekçi) ise ‘Ben de 455 bin mağdurdan biriyim’ diyerek yolunu buluyor. Sanki bu sistemi yaratan düzeneğin bir parçası değilmiş gibi.
Ortalık fon skandalıyla sarsılırken böylesi arsız bir piyasa liberalizminin iplerini elinde tutan siyasi irade ne yaptı peki? Birkaç hamasi laf edildi ve bu işe karışanların ‘Aramızda yerinin olmayacağı’ söylendi. Devlet güvenceli yeni bir hesap açıldı ve mağdurlara 1 milyon lira ara ödeme yapılacağı duyuruldu. Bu 1 milyon liraya fona çook milyonlar yatıranların ihtiyacı yok ama zorlukla biriktirdiği tasarrufunu değerlendirmek için fona para kaptıran orta halli vatandaş için parası canın yongası. Bu orta halli emekçi fona kaç para yatırırsa yatırsın sadece 1 milyon alacak. Tahmin edilebileceği gibi mahkeme koridorlarında yıllar süren bekleyişlerle değeri düşen paradan iz bile kalmadan derdine yanmaya bırakılacak. Devlet garantisi bu kadar!
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ise tasfiye kapsamındaki yatırım fonlarında tasfiye kararından önce katılma payı satışlarından “fahiş kazanç” elde edenlerin bu kazançları gönüllü olarak geri ödeyebilmesi için özel hesap açıldığını duyurdu. Evet gönüllü olarak! Yani ‘Ben yatırdığım paradan kat kat fazlasını kazanmış bulunuyorum ama bunu geri vermek istiyorum’ diyen katılımcılar aranıyor. Fatma Betül Sayan’ın 2 milyar lirayı geri verdiği haberlerinden sonra bir yalanlama bir de yok hayır bu hesaba yatırdı bilgisi geçildi. Yatırdı yatırmadı, aslında 4 milyar yatırmalıydı vb. lakırdılarınln arasında bu para da arada kaynayıp gidebilir. Hanımefendi makamından olmakla kalabilir.
İkincisi fon mağdurlarına 1 milyon TL ara ödeme yapılacak. Diyelim, 3 milyonluk birikimini biraz daha artsın diye fona yatıranlar için diğer ‘ara ödeme’ tarihleri belli değil. Bu demektir ki adliye koridorlarında geçirilecek yıllar içinde tekil katılımcı, değeri giderek düşen parasının peşinde koşmaktan yorulacak, kamuoyu baskısı tokat gibi çarpan başka haberler karşısında sönümlenecek, toplanan muazzam büyüklükte paradan eşin dostun derdine deva olunduktan sonra zaten borç sarmalındaki Türkiye ekonomisinin çar çur havuzuna aktarılacak… olursa kimse şaşırmayacak. Zaten o sırada başka sansasyonlarla uğraşılır olacağından Fatma Betül Sayan da unutulacak. Birkaç fon yöneticisi kamuoyunun ve muhalefetin gözüne fazla battıkları için soruşturmaya çekildiler. Yakında fon krizinin tetiklediği başka krizler tetiklendikçe onlar da unutulur. Çünkü olguları tarihsizleştiren bir medyası var bu ülkenin.
Bütün bunlar olurken T24 sitesine erişim engeli getirildi. Gerekçesi LGBT’yi desteklemek. Ulusal güvenlik sorunu haline getirilen LGBT varken halkın parasını türlü vaatlerle, yalan dolan ve devlet güvencesi paketiyle çalıp çırpan, kirli parayı aklayan, fakirden aldığıyla zengini ve partiliyi gönendiren fonculuk ise serbest piyasanın doğal alametlerinden biriymiş gibi davranılıyor. O halde ‘Ne yapalım hanım abla ev alacağım diye 3-5 kuruşunu kendi özgür iradenle yatırmasaydın sen de… kumarda kaybeden ağlamaz!’
Serbest piyasanın devlet kontrolünde, desteğinde veya gölgesinde işlemesi bir çelişki değil bir gerekliliktir. Foncular bu yüzden rahatlıkla ‘devlet garantisi’ teminatı verebildiler. Sade vatandaşın hafıza problemine oynadıkları gibi, kör inançlarına da oynadılar. Tarih bu yüzden tekerrür eder.
Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et