26 Eylül 2026 00:10

Futbolun zamanı kimin?

YAZIYI SESLİ DİNLE
0:00 0:00

Avrupa’da kulüp futbolu daha yeni hızlanmıştı. Ligler birkaç haftayı geride bırakmış, Avrupa kupaları başlamış, takımların nasıl bir sezon geçireceğine dair ilk fikirler oluşmuştu. Ardından kulüp maçları bir anda durdu. 21 Eylül ile 6 Ekim arasındaki FIFA penceresi millî takımlara ayrıldı; UEFA da Uluslar Ligi’nin ilk dört maç gününü bu döneme yerleştirdi. Birçok taraftar için bunun anlamı, kendi takımını yaklaşık üç hafta boyunca izleyememek.

Bu duruma verilen ilk tepki anlaşılır: Sezonun başında neden bu kadar uzun bir ara var?

FIFA’nın 2026’dan itibaren yaptığı değişiklik, daha önce eylül ve ekim aylarında ayrı ayrı kullanılan iki uluslararası pencereyi 16 günlük tek bir dönemde birleştirmek oldu. Dört millî maçın sayısı değişmedi; iki ayrı kesinti yerine tek ve uzun bir blok ortaya çıktı. FIFA bunu daha az seyahat ve sezon içinde daha az bölünme gerekçeleriyle savunuyor.

Kâğıt üzerinde anlaşılır görünen bu düzenleme, sahaya ve kulüp sezonunun ritmine bakıldığındaysa başka sonuçlar doğuruyor.

Fikstür bir güç meselesi

Günümüz futboldaki maç yoğunluğunu teknik bir planlama sorunu gibi ele almak artık mümkün değil. Hangi organizasyonun sezondan kaç hafta aldığı, hangi kurumun hangi döneme hükmettiği ve futbolcuların yıl içinde kimin adına ne kadar süre oynadığı doğrudan ekonomik güçle ilişkili.

FIFA millî takım organizasyonlarını büyütmek istiyor. UEFA kendi turnuvalarının değerini koruyor. Avrupa ligleri yayın gelirlerinin dayandığı hafta sonlarını savunuyor. Büyük kulüpler ise astronomik bedellerle yatırım yaptıkları futbolcuları mümkün olduğunca kendi kontrol alanlarında tutmaya çalışıyor.

Bu çıkarların kesiştiği yerde oyuncular bulunuyor.

Uluslararası Profesyonel Futbolcular Sendikaları Federasyonu'nun (FIFPRO) 2024’te Avrupa Komisyonu’na yaptığı başvurunun asıl önemi de burada. İtiraz, maç sayısının fazlalığının ötesine geçiyordu. FIFA dünya futbolunun düzenleyicisi olduğu gibi büyük turnuvaların organizatörü ve ticarî haklarının sahibi. Başvuruyu yapan kuruluşlara göre kurum, kendi ekonomik çıkarlarını doğrudan etkileyen maç programı üzerinde çok geniş bir yetkiye sahipken oyuncuların ve yerel liglerin karar süreçlerindeki ağırlığı oldukça sınırlı.

Bu yapı, üç haftalık millî arayı küçük bir sezon planlaması tartışmasının dışına çıkarıyor. Mesele, futbolun zamanına kimin hükmedeceğiyle ilgili.

Futbolcunun zamanı

“Oyuncu sağlığı”, futbol yöneticilerinin neredeyse her yoğunluk tartışmasında başvurduğu bir gerekçeye dönüştü. Kavramın bu kadar sık kullanılması, arkasındaki somut çalışma koşullarını bazen görünmez hâle getiriyor.

Millî takım dönemleri özellikle başka kıtalarda oynayan futbolcular açısından uzun uçuşlar, saat farkları ve farklı antrenman düzenleri demek. Dört maçın aynı pencereye toplanması bazı yolculukları azaltabilir; buna karşılık oyuncuların kulüplerinden uzun süre uzak kalmasına ve yükün kısa bir dönemde yoğunlaşmasına yol açıyor. Dönüşteyse lig ve Avrupa kupaları yeniden başlıyor.

FIFPRO’nun yıllardır üzerinde durduğu nokta basit: Futbolcuların çalışma süresi maçın başlama düdüğüyle başlayıp son düdükle bitmiyor. Seyahat, toparlanma ve sezonlar arasındaki dinlenme dönemi de mesleğin parçası.

Yüksek maaşlar bu gerçeği değiştirmiyor. Bir futbolcunun çok para kazanması, bedeninin yıl boyunca mümkün olan en fazla maça dağıtılmasını doğal hâle getirmiyor.

Büyük kulüplerin itirazı

FIFA’ya yöneltilen eleştiriler haklı gerekçelere dayanıyor. Ancak kulüplerin bu tartışmadaki konumu da fazla romantikleştirilmemeli.

Barcelona Başkanı Joan Laporta, üç haftalık aranın takımının ritmini bozduğunu, dört millî maçın fazla olduğunu ve organizasyon sayısının giderek arttığını söylüyor. Büyük kulüplerin benzer şikâyetlerini son yıllarda sıkça duyuyoruz.

Fakat aynı kulüpler genişleyen Şampiyonlar Ligi’nde daha fazla maç oynuyor, yaz aylarında ticarî turnelere çıkıyor ve Avrupa dışındaki pazarlarda büyümek için sezon öncesini bile ekonomik bir ürüne çeviriyor. Kulüp futbolunun dev ekonomisi, maç sayısındaki artışın dışında duran masum bir taraf değil.

Bu nedenle FIFA ile Avrupa’nın büyük kulüpleri arasındaki mücadeleyi “fazla maç isteyenler” ile “futbolcuyu korumak isteyenler” şeklinde okumak ikna edici değil. Çatışmanın önemli bir bölümü, sınırlı sayıdaki haftaların hangi organizasyona ayrılacağı üzerinden yaşanıyor.

Üç haftalık boşluk neden bu kadar rahatsız ediyor?

Burada taraftarların rahatsızlığını küçümsemeye gerek yok. İnsanlar doğal olarak kendi takımını izlemek istiyor; özellikle sezon yeni başlamışken ritmin kesilmesi can sıkıcı. Fakat bu huzursuzluk, elit kulüp futbolunun son yirmi yılda seyir alışkanlıklarımızı ne kadar dönüştürdüğünü de gösteriyor.

Bir zamanlar hafta sonuna sıkışan futbol artık salıdan pazara kadar devam eden bir yayın akışına sahip. Şampiyonlar Ligi genişledi, yerel ligler küresel ürünlere dönüştü, yaz ayları bile boş bırakılmadı. Üç haftalık ara bize FIFA’nın gücü kadar, kulüp futbolunun günlük hayat içinde kapladığı alanı da hatırlatıyor.

Kararı kim veriyor?

FIFA üzerine son dönemde yürütülen yönetişim tartışmaları bu sorunun neden önemli olduğunu açıklıyor. Uluslararası spor kurumları bir yandan ticarî faaliyetlerini yönetirken diğer yandan kendilerini denetleyen yapılar oluşturmuş durumda. Dolayısıyla dışarıdan güçlü bir denetim bulunmadığında alınan kararların kimin çıkarını gözettiğini sorgulamak kaçınılmaz.

Üç haftalık millî ara da işte böyle bir düzenin içinden çıkıyor.

FIFA kendi organizasyonlarını koruyor, UEFA kendi alanını genişletiyor, ligler yayın ürünlerini savunuyor, kulüpler yatırımlarını kolluyor. Futbolcuların ve taraftarların söz hakkıysa bu büyük ekonomik aktörlerin sahip olduğu güçle aynı ölçekte değil.

Evrensel seninle güçlü!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.

Evrensel'i Takip Et