Bolşeviklere vedanın marşı
Ekim Devrimi’nin önderi Vladimir Lenin hayatını kaybettiğinde cenaze töreni Kızıl Meydan’da yapılır. Bolşevik lider, omuzlarda son yolculuğuna uğurlanırken Kremlin’deki Spasskaya Çan Kulesi, Ekim Devrimi’nden de eski bir devrimci marşın notalarını vuruyordu: Siz Kurban Düştünüz isimli bu marşa bugün pek aşina değiliz. Fakat Çarlık döneminden Sovyetler’in ilk yıllarına kadar bu dizeler yoldaşlarına veda eden devrimcilerce defalarca söylenir.
Ölümün ağırlığını hissettiren sözleriyle 1905 Devrimi’nde hayatını kaybedenler bu marşla uğurlanır. Kayıtları gizlice ülkeye sokulur. Bazen yüksek sesle, bazen gizlice seslendirilir. Çar’ın sürdüğü devrimciler de zorlu Sibirya koşullarında aynı dizeleri mırıldanırlar.
https://www.youtube.com/watch?v=qWU1j3NDt7g
‘Hakikat balyozdan daha güçlüdür’
Marşın sözleri Anton Amosov’un 1886’da yazdığı oldukça etkileyici iki şiire dayanıyor.
“Halkınıza duyduğunuz özverili sevdanın ölümcül kavgasında kurban düştünüz. / Bazı zaman nemli zindanlarda sindiniz, / yargıçlar ve cellatlar hüküm giydirdi cesaretinize. / Ve ayaklarınızda prangalarla, istemeye istemeye yürüdünüz. / Bitkin düşmüş yürüyorsunuz, prangalarınız şıkırdıyor, elleriniz ayaklarınız bağlı. / Sessizce ama hüzünle dikiyorsunuz gözlerinizi ileriye, ıssız yola. Zincirler kızgın, kavurucu ışınlarla yanıyor. / Yılanlar gibi sarılmış etinize ve sıcak kanınız sızıyor toprağa. / Ama sessizce taşıyorsunuz prangalarınızı, sevda uğruna acı çekiyorsunuz. / Çünkü kardeşinizin sefalet içinde ölmesini kayıtsızca izleyemiyorsunuz. / Ruhunuzda kutsal inancı taşıyorsunuz. / Hakikat, balyozdan daha güçlüdür. / Zamanı gelecek ve kardeşiniz için döktüğünüz bu kanın kıymeti bilinecek. / Ve zorba, görkemli saraylarda şölen çekiyor. / Acısını şarapta boğuyor ama o ölümcül el, duvara tehditkâr yazılar yazıyor. / Zulüm yıkılacak ve halk ayaklanacak / O büyük, güçlü ve özgür halk. / Elveda kardeşlerimiz! / Onurla yürüdünüz, yiğitlik ve hakikat yolunuzu. / Genç askerlerin safları izliyor ayak izlerinizi, / Ölmeye ve yüce işler başarmaya hazır. / Elveda kardeşlerimiz! Onurla yürüdünüz, / yiğitlik ve hakikat yolunuzu.”
Daha sonra bu dizeler kırpılarak müziğe uygun bir şekilde uyarlanır. Bestenin kime ait olduğu konusunda çeşitli isimlerin adı geçse de net bir bilgi yok. Yine de Çarlık rejimine karşı başlayan, yenilgiyle sonuçlansa da ‘sovyet’ iktidarını tanıtan 1905 Devrimi’nde ölen pek çok kişi, bu marşla uğurlanır. Bugün ismi Moskova’daki Baumanskaya Metro İstasyonunda yaşayan genç Bolşevik Nikolay Bauman gibi. 1905’in sıcak günlerinde yeni bir Bastille yaratmak için Moskova’daki Taganka Hapishanesi’ne yürüyen kitleye öncülük eden Bauman, Çarlık yanlısı milliyetçi güçlerce öldürülür. Ardından işçilerin ve öğrencilerin aldığı güvenlikle düzenlenen cenazede Bauman son kez Moskova sokaklarına çıkar. On binlerce kişinin katıldığı törende konservatuvarın önünden geçerken bir grup öğrenci Siz Kurban Düştünüz’ü tekrar tekrar çalmaya başlar.
Resmi marş haline gelir

Yıllar sonra ünlü besteci Dimitri Şostakoviç, 1905 Devrimi’ni işlediği 11. Senfonisi’nde Siz Kurban Düştünüz’e yer verecektir. Fakat marşın ‘yasaklandığı’ süreçte kaydın orijinaline ait gramofon plakları yurtdışına çıkarılır ve Çarlık Rusya’sına kaçak olarak sokulur. Sadece Bolşeviklerce değil, Sosyalist-Devrimciler, Menşevikler ve anarşistler tarafından da benimsenir. Yıllarca yeraltında söylenen eser, Çar II. Nikolay'ın tahttan çekildiği Şubat 1917 Devrimi'nde hayatını kaybedenler için düzenlenen törende ilk kez resmi bir marş olarak seslendirilir.
Ekim Devrimi’nden sonra da bir Bolşevik öldüğünde Spasskaya Kulesi’nden uzun bir süre aynı melodi yükselir. Fakat devrimci süreç yerini inşaya bırakırken zaman içerisinde ömrünü tamamlar. İşin ilginç yanı, ileriki yıllarda farklı bir coğrafyada öne çıkmasıdır. 1930’larda marş Almanya ve Fransızcaya çevrilir. Ama asıl Yugoslavya’da ‘Proleterin Cenaze Marşı’ ya da ‘Lenin’in Marşı’ olarak anılan versiyonuyla popülerlik kazanır. İkinci Paylaşım Savaşı’nda ölen partizan cenazelerinde sık sık işitilir. Hatta sosyalist Yugoslavya’nın kurucusu Josip Broz Tito öldüğünde mezarı başında yine aynı marş çalınır.
https://www.youtube.com/watch?v=4i372zuGmB8
Yugoslavya’daki versiyonda sözler de biraz değişir: “Sizi hüzünle uğurluyoruz soğuk mezara, / çünkü her biriniz isyankâr bir köleydiniz. / Kurban düştünüz ve her şeyinizi verdiniz, / kan, can, gençlik — hepsi özgürlük uğruna. / O zalim celladın karanlık zindanında / ve barikatlarda omuz omuza. / Bu yüzden huzurla yatın o mezarda, / kızıl sancak altında hepimiz savaşa gireceğiz. / O kanlı gücü, köleliği ezip geçtiğimizde, / dudaklarımızda şarkıyla hepinize geleceğiz. / Ve o zaman bütün yoldaşlar şarkı söyleyecek, / siz ne başlattıysanız biz onu tamamladık.”
Genç Bolşevik Bauman da bu marşla uğurlandı
Genç Bolşevik önder Bauaman tabuta sarıldığında Moskova sokaklarından gelen sesler bu yüzden tekrar tekrar çalınır. Karanlıkta tuttukları kızıl bayrakları meşalelerin aydınlattığı bir kortej içerisinde kalabalık, marşın hüzünlü sözlerinin eşliğinde askeri bir disiplinle ilerler… Büyük kayıplar verilen 1905 Devrimi’nin ardından yenilgi yıllarının pusu devrimci mücadelenin üzerine çökecektir. Yine de mırıltılar geleceğin habercisidir.
Bir devrimci marşta ‘karanlık’ sözler sanılanın aksine kararlı bir iradenin ürünü olan umudun önünü kapatmaz. Bedel ödeyenlerin yürüdükleri yolların zorlukları, ne uğurda bu kavganın verildiğini işaret ederek aşılır. Siz Kurban Düştünüz marşı işte bu yüzden insanın içine işleyen sözlere ve besteye sahip: Ne karanlığın varlığını inkâr edip naif bir iyimserliğe sürüklüyor, ne de zalimin düzenini kaçınılmaz kılan bir nihilizme teslim ediyor.
Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et