İşçi şairdir: Çin’de kurye edebiyatı
“Kullanmayacaksan o bilgiye ihtiyacın da yok. Ben bilgiye inanırım, kendimi geliştirmeye çalışırım. Ama diyelim ki kepçe operatörü olacaksa adam, yani bu herife integral öğretmeye gerek yok. O başka bir şey yapsın hatta meslek lisesine gitsin orada becerilerini geliştirsin. Bu herifin Rus klasiklerini okumaya da ihtiyacı yok.”
Teoman’ın birkaç yıl önce sarf ettiği bu sözler, geçtiğimiz günlerde yeniden dolaşıma girdi. Normal şartlarda eskimiş sayılacak bu ifadeleri tekrar konuşmaya gerek yok. Ancak Teoman’ın sözleri bir kez daha ekranlarımızda dönüp dururken Çin’de ilginç bir gelişme yaşandı. Kurye olarak çalışan 56 yaşındaki Wang Jibing, kırmızı ışıklarda beklerken karaladığı dizeleri bir kitapta topladı ve ülkesinin en prestijli şiir ödülüne layık görüldü. Yani bir işçi edebiyatı tüketmekle kalmadı; bizzat ‘ödüllü’ yaratıcısı oldu!
Temmuz ayında Lu Xun Ödülü’nü (1) kazanan Jibing’in düşüncelerini aktarma telaşı, gücünü mesaisinden alıyor. Şangay’ın sıkışık trafiğine takıldığında, asansörde katları çıkarken, restoranda yemek paketini beklerken ya da molalarında cebinden çıkarttığı telefona düşüncelerini sesli not düşüyor. Yorucu bir günün ardından eve geldiğinde bu kayıtları temize çekiyor.
Jibing, hayatın günlük akışında edindiği izlenimlerle yazdığı şiirlerini Alçak Uçuş adlı eserde bir araya getirdi. “Kanatlarınızı açmanın yüksekten uçmak anlamına geldiğini kim söylüyor? Alçaktan uçmak da uçmaktır” dizeleriyle başlayan şiir kitabı ödüle layık görüldü.
Köylü bir ailede dünyaya gelen Jibing, duvar ustası, çöp toplayıcısı, hurda metal satıcılığı gibi birçok işte çalıştı. 2019’dan bu yana motosikletli kurye olarak çalışıyor. Ancak Jibing, uzun yıllardır şiir yazıyor. Gençliğinde yerel yayınlarda kısa öyküler yazarak edebiyatla ilgilenen Jibing, bugüne kadar 6 binden fazla şiir yazdığını dile getiriyor. Kendisi 60 yaşına gelene kadar kuryelik mesleğini yapmaya devam edecek.
Montaj hattının dizeleri
Jibing’e verilen ödül, kimilerine tekil bir örnek olarak görülebilir. Belki ‘Başarı hikayesi yaratmak için öne çıkartıldığını’ da düşünenler çıkabilir. Ancak Çin’de işçi-şairlik yeni görülen bir şey değil. Iphone, Playstation gibi markaların üretildiği Foxconn Fabrikasında çalışmış genç Xu Lizhi bu şair-işçilerden bir diğeri. Üstelik hikayesi Jibing’den oldukça farklı.
Tam 3 yıl boyunca montaj hattında zorlu koşullarda çalışan Lizhi, sanat, edebiyat ve şiire meraklıdır. Yazdığı şiirler fabrikanın gazetesinde yayımlanır. Dizelerinde montaj hattının ve emek sömürüsünün izleri vardır. Lizhi, henüz 24 yaşındayken intihar ederek hayatına son verir. Ölümünden sonra arkadaşları Lizhi’nin şiirlerini yayımlar.
“Gözlerimin önündeki kağıt sararıp soluyor / Çelik bir kalemle ona tekinsiz bir siyahı kazıyorum / İşleyen sözcüklerle dolduruyorum / Atelye, montaj hattı, makine, çalışma kartı, fazla mesai, ücretler… / Beni uysal olmam için eğittiler / Bilmiyorum nasıl haykırılacağını veya isyan edileceğini / Nasıl şikayet veya muhalefet edileceğini / Biliyorum yalnızca sessizce tükenmenin acısını çekmeyi (…)”
Bunlar Lizhi’nin miras bıraktığı dizelerden bazıları.
‘Kütükten kafaları yontmak’
Bugün güncel bir olaydan yola çıkarak yakın dönemde Çin’de karşımıza çıkan bir ekolü ele aldık. Ancak her çağda ve her sanat formunda örneklerin sayısını dilediğimiz kadar çoğaltabiliriz. O sebeple ‘Kimin ne okuması gerektiğini’ söyleyen kibirli seslere fazla kulak asmamak lazım. Zira işçiler her devirde sanatın sadece tüketicisi değil, bizzat icracısıdır.
Mayakovski en ünlü şiirlerinden birinde, bugünkü konumuzun aynadaki ters yansıması gibi “Şair İşçidir” diyordu:
“Bağırırlar şaire: / ‘Bir de torna tezgâhı başında göreydik seni’. / Şiir de ne? / Boş iş. / Çalışmak, harcınız değil demek ki...’ / Doğrusu / bizler için de / en yüce değerdir çalışmak. / Ve kendimi / bir fabrika saymaktayım ben de. / Ve eğer / bacam yoksa / İşim daha zor demektir bu. / Bilirim / hoşlanmazsınız boş lâftan / kütük yontarsınız kan ter içinde, / Fakat / bizim işimiz farklı mı sanırsınız bundan: / Kütükten kafaları yontarız biz de (…).”
“İşçinin edebiyatla ne işi olur?” diyenlere karşı Jibing ve Linzi gibiler hem kütük yontuyor hem de kütükten kafaları hizaya çekiyorlar.
(1) Ödülün isminde geçen Lu Xun (1881-1936), modern Çin edebiyatının öncü isimlerindendir. Eserlerinde gündelik yaşamdan beslenen Xun, özellikle hiciv yönü güçlü öykü ve denemeleriyle Çin’in kültürel ve siyasi dönüşümüne damga vurmuştur. Mao Zedung’u da etkileyen yazarın Türkçeye çevrilmiş kitapları bulunuyor.
Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et